Radikal-online   Dış Haberler 15 Kasım 1998
Reklam

SON DAKİKA HABERLERİ


Konular

Ana Sayfa
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu


Sanal Meydan... Sizin Sayfalarınız...


Radikal-online Okur Forumu
Siyasetçi - İşadamı - Çete üçgeninde kalan Türkiye, bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? Kimler suçlu, kimler sorumlu? Sizin bu konudaki fikirleriniz ve önerileriniz nedir? TIKLAYIN

Barış için birliktelik

Ortadoğu barış sürecinde yine aynı tehlikeli yola giriliyor: Militanlar barışa bu kadar yaklaşılmışken yine şiddetin dozunu artırdı. Militanlar, Wye Anlaşması sonrası 10 gün içinde iki intihar saldırısıyla seslerini yükselttiler. Bu gibi eylemler daha önce de gerçekleşmişti. 81'de Camp David görüşmeleri sırasında Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat öldürüldü. 1995'te İzak Rabin, Oslo Anlaşması'nın gerçekleştiğini göremeden öldürüldü. Sertlik yanlısı gruplar barış görüşmelerini engellemekte bir ölçüde başarılı oldu. Ancak barış sürecinin ilerlemesi için her iki taraf da kararlı olmalı. Rabin'in, bir intihar saldırısı sonrası "Ölenler için bir hafta yas tutarız, ancak sekizinci gün görüşme masasına otururuz" diyerek barış konusundaki kararlılığını belirtmişti. Wye Anlaşması sonrası Netanyahu'nun kendisini barış sürecinde Arafat'ın ortağı ilan etmesi önemli bir dönüm noktası. İsrailli ve Filistinli yetkililer, barış gemisinde birlikte olduklarının farkına varmalı ve bunu kendi halklarına da anlatmalı. Her iki halk da, ya birlikte barış kıyılarına ulaşacak ya da birlikte batacak. Bu anlayış içinde artık güvenlik konularına farklı yaklaşımlar sergilenmeli. Netanyahu, artık her intihar saldırısından sonra Filistin Yönetimi'ni suçlamaya devam edemez. İsrailli sivillerin öldürülmesi Netanyahu'yu ne kadar zor durumda bırakıyorsa, yerleşimcilerin Filistinlileri öldürmesi de Arafat'ı o kadar zor durumda bırakıyor. İnsanlarınız ölürken barış sürecini savunmak zordur. Savaşta olduğu kadar barış sürecinde de kararlılık ve cesaret önemlidir. Tek bir farkla. Savaşta insanlar birbirlerine düşmanken, barış isteği insanları bir araya getirir. İki lider kendi aralarında barış yaptıklarında, bu kararlarından dönmeyeceklerini kesin bir dille belirtmeliydi. Filistinlilere ya da İsraillilere karşı düzenlenecek herhangi bir şiddet eylemine karşı birlikte bir tepki verilmeli. Arafat ve Netahyahu, bundan sonra gerçekleşebilecek bir şiddet eylemine karşı birlikte karşı çıkmalı ve kamuoyu önünde her iki halkın barış ve güvenlik içinde yaşamaları için verdikleri sözü yinelemeli. Böyle bir birliktelik elbette şiddeti bir anda bitirmeyecektir. Fakat İsrailli ve Filistinli yetkililer kısa vadedeki eleştirilere dayanır ve barış sürecinde birlikte çalışırlarsa, gelecekte barışın sağlanacağına dair hiçbir kuşku kalmaz.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ----------------->
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->

[Ana Sayfa]  [İnsan]  [Yaşam]  [Türkiye]  [Politika] 
[Yorum]  [Dış Haberler]  [Ekonomi]  [Borsa/Finans] 
[Spor]  [Kültür/Sanat]  [Arka Sayfa]  [Yazarlar]


Abonelik Formu
Radikal-online'a ücretsiz olarak abone olup, yeniliklerden anında haberdar olmak istiyorsanız, lütfen aşağıya e-mail adresinizi yazınız




Yukarı Yukarı Çık
Geri Geri Dön

Radikal-online'ın
tüm hizmetlerinin listesi için tıklayınız


Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız

Radikal-online Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. İzin almadan kullanılması durumunda kanunuların elverdiği en yüksek ceza geçerli olacaktır. Tasarım ve uygulamalar: M. Serdar Kuzuloğlu.