|
|
|
| Radikal-online Okur Forumu |
| Siyasetçi - İşadamı - Çete üçgeninde kalan Türkiye, bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? Kimler suçlu, kimler sorumlu? Sizin bu konudaki fikirleriniz ve önerileriniz nedir? TIKLAYIN |
Başka türlü yaşamak ALİ TOPUZ
İSTANBUL - Türkçede hiç okunmamış kitaplara dair tartışmalardan, geç de olsa kurtulma şansı yakalıyoruz. Metis Yayınları'nın geçen ay Türkçesini yayımladığı Theodor W. Adorno'nun 'Minima Moralia'sıyla birlikte, kitaplığımızdaki Frankfurt Okulu rafı bir cildine daha kavuştu. Eleştirel düşüncenin bu klasiğinin çevirisi işin ehli isimlerin, Orhan Koçak ve Ahmet Doğukan'ın imzasını taşıyor.
Marksizmin önemli dönemeçlerinden sayılan ve
20. yüzyılın hemen tüm düşünsel eğilimlerini etkilemiş bulunan Frankfurt Okulu'nun temel metinleri arasındaki Minima Moralia, Türkiye'de yürütülmeye çalışılan tartışmalar için ufuk açıcı bir deneme. Adorno, 'daha farklı bir yaşamın mümkün olup olmadığı' sorusu ekseninde, birbiriyle çatışan toplumsal değişim projelerinden, bireyi kavramaya yönelik kuramsal ve ampirik çalışmalara, oradan yaşadığımız dünyanın ekonomik, kültürel ve sanatsal oluşumlarına kadar geniş bir alanda kuruyor kitabını.
Novalis'in "Henüz olgunlaşmamış, genç düşünceyi aktarabilmenin en iyi yolu" olarak tanımladığı 'fragman' (bir ya da birkaç cümlelik yazı), Minima Moralia'nın temel yazı birimi. Adorno'nun merkezsiz ve bütünlük kaygısını dışlayan fragmanları, II. Dünya Savaşı'nın yaraladığı zihnin direnişine aracılık ediyor.
Ancak Adorno'nun algıladığı dehşet sadece bu yüzyıla değil, insanlık tarihine özgüdür. Adorno'nun üslubunun,
'bir iyileşme çabası' peşinde şekillendiği belirtilir; bu
yüzden de Minima Moralia'da fragman, Novalis'teki gibi 'olgunlaşmamış gençliğin' değil, yıkım karşısında aniden insanlık tarihi kadar yaşlanmış düşünürün anlatım kalıbıdır. Kitabın alt başlığı bu noktada açıklayıcı: Sakatlanmış Düşünceden Yansımalar. Çalışmasını 'göçmen
aydının özel alanı'na konumlandıran Adorno da, Frankfurt Okulu'nun diğer düşünürleri gibi, Nazi Almanya'sının önce bu ülkeye, ardından dünyaya yaşattığı dehşetin hem kavranması hem de yatıştırılmasının yazarlarından biri.
Çevirinin 47 yıl gecikmesine yakınmak (ilk yayın
tarihi 1951!) faydasız; Adorno'nun dediği gibi: Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|