Baykam'ın saydamları M. SALİM AKTUĞ
ANKARA - İlk sergisini 1963 yılında Ankara Sanat Sevenler Derneği'nde açan Bedri Baykam, 68. kişisel sergisi ile kasım ayı boyunca Ankara Galeri Nev'de izleyicisiyle buluşuyor.
Baykam, Fransa'da iktisat okuduktan sonra, Amerika'da resim ve sinema eğitimi aldı. Bir süre orada çalışıp 1987'de yurda döndü. Dönüşünde, bir zamanların 'harika çocuğu' olarak adlandırılan ressam büyümüş, toplumsal sorumluluklarını bilen tepkici ve eylemci bir sanatçı olmuştu. Ayağının tozuyla sanat üzerindeki tabuları yıkmak, ipotekleri kaldırmak için yapıtlarında ele aldığı konularla, yazılarıyla, bildirileriyle, yayımladığı kitaplarla bir savaşım vermeye başladı. 12 Eylül döneminin getirdiklerini, götürdüklerini tartışmaya açtı. Entelektüel bir insan olarak sansüre karşı çıktı. İzleyen yıllarda dinci eğilimlerin güçlenmesi ve bunun sonucu, onların toplumsal yaşantımıza ve sanatımıza getireceği olumsuzluklara dikkat çekti. CHP Parti Meclisi Üyesi olarak siyasi arenada yerini aldı.
Ressam, film sanatçısı, yazar, politikacı kimliğiyle çok
yönlü bir portre sergileyen Baykam, sanat mutfağındaki faaliyetlerini kesintisiz sürdürüyor.
Kimi zaman tuvalin başında ve yeterince popüler olarak.
Yeni dışavurumcu-özgür anlatımcı tarzda resimler yapan Baykam'ı son çalışmalarında daha bir soyut anlatıma yönelmiş görmekteyiz. Gerçi sanatçı az sayıda da olsa, daha önceki dönemlerde soyut kompozisyonlar gerçekleştirmişti. Soyut-figür ikileminde taraf olmadan
özgürce ve istediği gibi işlerini üretti. Sanat tamamen kişinin kendisiyle olan iç hesaplaşmasının
ürünüdür. Toplumsal edinimler, yaşantılar ve onların dış
yansıması, sanatçının özgür seçimine bağlıdır. Buna karşı çıkmak sanatın doğasına da ters düşer zaten.
Çağın hızını yakalıyor Sanatçının resimlerinde risk almaktan korkmayan, hızla sonuca gitmeyi amaçlayan bir yol izlediğine tanık olmaktayız. Çağın hızını yakalamak, radikal çözümler üretmek, çağdaş dünyada diğer çağdaşlarla koşut yol almanın gereğidir. Yaşama, yeni değişimler, tatlar getirmek ve yeni ışıklar tutmak durumundadır sanatçı. Baykam, resimlerini oluştururken iç sezilerinden hareketle bir yapılanmaya gitmektedir. Konulu çalışmaktan yana tavırlıdır. Seksenli yıllardan bu yana sürekli konulu çalışıp, konulu sergiler gerçekleştirmektedir. Bu onun toplumsal belleğimize sürekli göndermeler yapmak istemesindendir kuşkusuz. Örneklemek gerekirse; 555K, 27 Mayıs 1960, 68'li yıllar, Kuvay-ı Milliye sergileri, ilk akla gelenlerdir.
Baykam, 'Saydam Katmanlar' diye adlandırılan yeni resimlerini
97-98 yıllarında oluşturmuş. Bu resimlerde üst üste yığılan saydam boya katmanlarıyla gerçekleştirilen bir derinlik ve resimsel yapı arayışlarına tanık olmaktayız. Ayrıca dikkat çeken bir başka özellik de Baykam'ın çocukluk dönemi çizimlerinden bazılarını yeni çalışmalarının üzerine taşımasıdır. 'Zaman Atlamaları-I', 'Manitu ve Füze' adlı çalışmalarındaki zamanla yolculuk ile verilen net mesajlar, bizi postmodern bir söyleme doğru çekmektedir denilebilir.
Bu resim dizisini Baykam, üst üste değişik zaman aralıklarıyla çalışarak tamamladı. Bazen plastizite konunun önüne geçer görünmekle birlikte o, irdelemek istediği konulardan hiçbir zaman uzaklaşmaz. 'Dünya Manzaraları', 'Yoğunluk', 'Kendi İçinde Bir Dünya', 'Sevgi' adlı resimleriyle bu düşüncemizi doğrulamaktadır.
Baykam'ın bu dizi resimlerinin İstanbul'da Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde Mart 1999'da izlenime sunulacağını da hatırlatmak isteriz.
|