Radikal-online   Türkiye 15 Kasım 1998
Reklam

SON DAKİKA HABERLERİ


Konular

Ana Sayfa
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu


Sanal Meydan... Sizin Sayfalarınız...


Radikal-online Okur Forumu
Siyasetçi - İşadamı - Çete üçgeninde kalan Türkiye, bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? Kimler suçlu, kimler sorumlu? Sizin bu konudaki fikirleriniz ve önerileriniz nedir? TIKLAYIN

Her fidanda bir insan

İNCİ DÖNDAŞ
ADIYAMAN - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Fakültesi önünde binlerce öğrenci... Hepsinin 20 günlük kamp yaşamı için hazırlıkları tamam. Kimi otobüslerle kimi ise uçaklarla kurak tepeleri yeşile boyamak üzere Adıyaman'ın yolunu tutacak. Otobüslere binenler, yaklaşık 20 saat sonra Adıyaman'da. Bazıları Bolu'nun ötesine gitmemiş ve yeni gördüğü toprakların heyecanını saklamıyor.
Şarkılar ve türküler eşliğinde Adıyaman'a girildiğinde, valiliğin önünde kendilerini davullu zurnalı bir karşılama bekliyor.
Adıyaman halkı ise olan biteni anlamaya çalışırken içlerinden birisi, "Adıyaman'da insan mı yoktu da fidan dikmek için İstanbul'dan getirdiler?" diyor.
Daha sonra da 20 gün konaklayacakları 'Yeşil Öncü Kış Kampı'nın yolu tutuluyor. Daha önce hazırlanan çadırlara yerleşen gençler kuramadıkları canpetler için askerlerden yardım istiyor. Bu da asker-öğrenci dayanışmasının başlangıcı oluyor.
Ertesi sabah saat 07.00'de anons edilerek
uyandırılan gençler, sabah kahvaltısı kumanyalarını alarak hemen yola çıkıyor. Toprağa ilk can verilecek yer, Çelikhan'ın Pamukçay havzası. Dikim yapılacak yere gelindiğinde, öğrenciler ve askerler, ellerindeki kazma ve fidanlarla 1360 metre yüksekliğe tırmanıyor. Yol boyu dinlenenlerle dolu. Tepeye ulaşıldığında ise yeryüzü bir anda renkleniyor. İki kişilik gruplar halinde çalışan öğrenciler hayli heyecanlı. Büyük bir özenle kazdıkları topraklara fidanları incitmeden yerleştiriyorlar ve onlara bir isim veriyorlar. İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisi Sevgi Kaptan da onlardan biri. Arkadaşı Bülent Çuhaoğlu ile toprağa can vermenin sevincini yaşarken diktiği fidana şair Ahmet Arif'in adını veriyor. Cenk Hordem ise "Ben ilk diktiğim fidana annemin adını vereceğim" diyerek, kâğıda 'Vesile' yazarak fidanın başına bırakıyor.
'Umarız korurlar'
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nden Müjde Polat, "Biz burada büyük emek vererek bu fidanları özenle dikiyoruz. Umarım bölgedeki halk da bunu korur" diyor. Fidan dikiminde yalnızca öğrenciler çalışmıyor. Türk Petrolleri'nde eksper olarak çalışan Mithat Hoşhanlı da fidan diken gençler arasında. Adıyaman'ın tarihinde böyle bir olay görmediğini belirten Hoşhanlı, "23 yıldır Adıyaman'dayım. İlk defa fidan diktim" diyor.
1800 yumurta kırdı
Akşam saat 17.00'yi gösterdiğinde öğrenciler otobüslere binerek yine kampın yolunu tutuyor. Gençleri akşamları ise hoş süprizler bekliyor. İlk konseri veren Haluk Levent ile anfi tiyatroda coşan gençler, ertesi gün yine görevlerinin başında. Onlar fidan dikim yerlerine gittiklerinde geride kalan askerler ise yemek yapma görevini üstleniyor. Bazıları makarna yapmayı bile bilmediğini itiraf ederken, menemen yapılması için bir tencere etrafında 1800 yumurtayı kırmaktan kurtulamıyor. Kampta postadan kuaföre kadar her türlü hizmet veriliyor. En çok postaneye akın eden gençler, Adıyaman ve kamp yaşamı hakkında aileleri ve arkadaşlarına her ayrıntısına kadar bilgi veriyor.
Yemeklerin ardından, tabldotları öğrenciler yıkıyor. İTÜ Kimya Metalurji Fakültesi'nden İdil Avunduk, evinde hiç bulaşık yıkamadığını belirtirken, "Bu kampta hizaya giriyoruz" diyor. Gençlerin köylülerle ilişkileri ise hayli sıcak. Göl kenarında tuttuğu balığı bir gence vermek isteyen köylü, gencin "Borcum ne kadar?" sorusu
üzerine ciddileşerek, "Burası İstanbul değil. İnsanlık ölmedi" diye yanıtlıyor.
5 milyon fidanın dikildiği projede tarihler
10 Kasım'ı gösterdiğinde
ise tepelerin yüzü bir anda gençlerle doluyor ve bulundukları en yüksek tepeye 'Atam' yazıyorlar. Saygı duruşunun ardından İstiklal ve 10. Yıl Marşı'nı söyleyen gençler, törenin ardından tepelere yeşil elbise giydirmeyi sürdürüyor. İstanbul, İstanbul Teknik, Gaziantep, Fırat, Marmara, Mimar Sinan, Yıldız Teknik, Boğaziçi, Galatasaray üniversitelerinden yaklaşık 4 bin öğrencinin katıldığı proje sonunda dolaylı olarak 8 bin hektar alan kurtarılacak. Yeşil seferberliğine katılan gençler, kurak tepelere can vermeyi sürdürmek istediklerini söylüyor. Hepsinin ortak dileği ise şu:
'Nice Adıyamanlar...'

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ----------------->
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->

[Ana Sayfa]  [İnsan]  [Yaşam]  [Türkiye]  [Politika] 
[Yorum]  [Dış Haberler]  [Ekonomi]  [Borsa/Finans] 
[Spor]  [Kültür/Sanat]  [Arka Sayfa]  [Yazarlar]


Abonelik Formu
Radikal-online'a ücretsiz olarak abone olup, yeniliklerden anında haberdar olmak istiyorsanız, lütfen aşağıya e-mail adresinizi yazınız




Yukarı Yukarı Çık
Geri Geri Dön

Radikal-online'ın
tüm hizmetlerinin listesi için tıklayınız


Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız

Radikal-online Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. İzin almadan kullanılması durumunda kanunuların elverdiği en yüksek ceza geçerli olacaktır. Tasarım ve uygulamalar: M. Serdar Kuzuloğlu.