|
|
|
| Radikal-online Okur Forumu |
| Siyasetçi - İşadamı - Çete üçgeninde kalan Türkiye, bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? Kimler suçlu, kimler sorumlu? Sizin bu konudaki fikirleriniz ve önerileriniz nedir? TIKLAYIN |
Türkiye gündemi fırtına gibiANKARA - Türkiye, son dönemde tanık olduğu gelişmelerle birlikte adeta 'gündem canavarı' bir ülkeye dönüştü. Her gün gazete manşetlerindeki yeni bir haberle sarsılan Türk kamuoyu, bu haberlerin getirdiği heyecanı günü gününe tüketirken, yarın ne olacağı konusunda da tahmin yürütemez hale geldi. İşte Türk kamuoyunun, son
15 günlük gündem macerası:
- Cumhuriyet'in 75. yılı kutlamalarının yarattığı coşku, 29 Ekim gecesi THY'nin Adana-Ankara seferini yapan Ayvalık uçağının kaçırılmasıyla gölgelendi. Uçak korsanı Erdal Aksu öldürüldü.
- 2 Kasım'da Türkiye, şeriatçı teröristlerin Anıtkabir'e yönelik uçaklı saldırı planı hazırlığı içinde olduğu yönündeki haberle sarsıldı. Anıtkabir'deki Cumhuriyet Bayramı törenleri sırasında intihar saldırısı için uçak kiralayan Kaplancı teröristlerin, bunu başaramayınca 10 Kasım'a yöneldikleri haberi Türkiye'yi adeta 'ayağa kaldırdı'. Emniyet güçlerinin takibiyle saldırıyı düzenleyecek teröristler kısa sürede yakalandı.
- 3 Kasım'da, Susurluk kazasının ikinci yıldönümü yaşandı. 1996'da meydana gelen trafik kazası sonrasında aynı arabadan çıkanlar mafya-polis- siyasetçi birlikteliğini ortaya koymuştu. Kazanın ikinci yıldönümünde gazeteler 'Arpa boyu yol gittik' manşetleriyle kamuoyuna 'üzücü' bir anımsatma yapıyordu.
Yiğit'in kaset bombası
- 10 Kasım'da Atatürk'ü yurt genelindeki törenlerle 'olaysız' bir şekilde anan Türkiye, aynı akşam medya ve iş dünyasında 'fırtına' gibi esen bir işadamının video kasete alınmış açıklamalarıyla çalkalandı. Bu işadamı; Türkbank ihalesini 600 milyon dolarlık bir teklifle kazanan, hemen ardından medyada 'dev alışverişlere' imza atan Korkmaz Yiğit'ti. Ülkücü mafya babası Alaattin Çakıcı'nın desteğini alarak ihale kazandığı haberiyle ise hem kendine hem Türkiye'ye, hem de hükümete büyük bir 'darbe' vuruyordu.
Korkmaz Yiğit, yayımlattığı video kasetinde kendini savunurken, Türkbank ihalesine başta Başbakan Mesut Yılmaz olmak üzere hükümet üyelerinin 'fesat karıştırdığını' itiraf ediyor, hükümeti 'çökme' noktasına getiriyordu.
- Yiğit'in açıklamalarından sonra Türkiye 12 Kasım'a tam bir 'ülke bunalımı'yla girdi. CHP'nin desteğiyle ayakta duran ANAP ve DSP koalisyonu, Yiğit'in açıklamalarıyla düşüşe geçti. CHP, hükümetten desteğini çekmekle kalmayıp, gensoruyla hükümeti düşürmeye çalışırken, Başbakan Yılmaz istifa etmeyeceğini açıklayıp ülkedeki 'hükümet bunalımı'nın uzun süreceği sinyallerini verdi.
- Türkiye 13 Kasım'da Ankara'daki siyasi krizi konuşuyordu. Hükümet, 'Hükümete devam' diyordu. Ancak başkent kulislerinde hükümet modelleri tartışılmaya çoktan başlanmıştı. Yeni başbakan adayları bile boy göstermeye başladı. Bunlardan ilki 'temiz siyaset' kampanyasıyla adından çok söz ettiren Sanayi Bakanı Yalım Erez'di. Tüm gözler Türk cumhuriyetlerindeki Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e çevrilmişti. Demirel, hükümetin güvenoyu almadan ayakta duramayacağını söylerken, yeni hükümet arayışlarını da hızlandırıyordu.
...Ve Apo yakalandı
- Bu yoğun siyasi trafiğe, eli kanlı terör örgütü lideri PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İtalya'nın başkenti Roma'da yakalandığı haberleri bomba gibi düştü. Apo da 13 Kasım'da yakalandı. Gündemde ne Korkmaz Yiğit, ne hükümet tartışmaları... Sadece Apo var şimdi. Peki önümüzdeki hafta ne olacak Türkiye gündeminde? Apo mu, hükümet krizi mi, yoksa çeteler mi?..
Olayları dakika dakika izleyen gazeteciler, siyasetçiler, işadamları, vatandaş, kısaca hiç kimse bu sorulara yanıt veremiyor. (Radikal)
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|