|
|
|
| Radikal-online Okur Forumu |
| Siyasetçi - İşadamı - Çete üçgeninde kalan Türkiye, bu çıkmazdan nasıl kurtulacak? Kimler suçlu, kimler sorumlu? Sizin bu konudaki fikirleriniz ve önerileriniz nedir? TIKLAYIN |
ZAPÇININ SEYİR DEFTERİ zapci@radikal.com.tr Mutfakta nohutu suya koymakla meşgulken salondan 'Görevimiz Tehlike'nin müziğini işittim. Televizyonun siyah beyaz olduğu zamanlarda, büyük bir hayranlıkla takip ettiğim bir diziydi 'Görevimiz Tehlike.' Büyük bir hasretle ve tekrar başlıyor zannıyla, nohutu öylece bırakıp ellerimi pijamanın kenarlarına kurulaya kurulaya salona koştum. Anneannem, telaşımı görünce, 'Hayırdır?' gibisinden suratıma baktı. "Görevimiz Tehlike," dedim heyecanla, "Yeniden başlıyor galiba. Baksana jeneriği girdi." Anneannem, bendenizde evvelden beri muazzam bir hayranlık uyandıran o mutad sükûnetiyle, "Telaşlanma," diye mukabele etti. "Başlayan o değil; Magazin Forever." Bir an sükûtu hayale kapılır gibi olduysam da, kendimi çok kısa bir zaman zarfında toparlayarak, "Olsun," dedim, "O da çok güzel." Sonra nereden aklıma geldi bilmiyorum, "Anneanne," dedim, "Neden Görevimiz Tehlike'nin müziği istimal edilmiş olabilir sence?" "Bir bildikleri vardır mutlaka," diye mukabele etti anneannem, "Şimdi bu programın ismi esasında 'Ebediyen Magazin' ya. İlanihaye bu tarz mevzularla alakadar olmak insanın sıhhati için risk arz ediyor herhalde." Böyle bir ihtimali daha evvel hiç aklıma getirmemiş olduğum için anneannemin cevabını tatminkâr bulduğumu ifade etmek arzusundayım. Bu malumatla seyredince, Magazin Forever'ın, ekibi için ciddi bir risk faktörü ihtiva eden bir program olarak ziyadesiyle muvaffak bir prodüksiyon olduğunu düşündüm. Bilhassa iki takdimci hanımefendinin o son derece sıcak, cana yakın ve samimi halleri sanki zerre kadar risk altında değillermiş gibi hakikiydi. Tebriklerimin kabulünü istirham ediyorum naçizane. Hele, bir hanımefendinin arkada durup takdim sırası kendine geldiği sırada öne, diğer hanımefendinin yanına doğru yürümesi ve bu yürüyüş esnasında söz ile vücut arasında husule gelen o namütenahi ahenk, benim diyen takdimcinin altından kalkabileceği bir iş değildi. Bendeniz, bir programda takdim koreografisi diye bir nosyonun mevzubahis olabileceğini ilk defa 'Magazin Forever' sayesinde idrak edebildim. Müteşekkirim.
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|