Genelkurmay: Türkiye hedefteANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İtalya'ya gidişi sonrasında Avrupa Parlamentosu'nun 'Uluslararası Kürt Konferansı' toplanması önerisi üzerine Batı'yı sert bir dille uyardı. Türkiye'nin dolaylı bir saldırı ağının hedefi haline geldiği değerlendirmesini yapan Genelkurmay, kararlılığını "Bu çerçevede, Türkiye ülke bütünlüğü, ulusal birliği ve siyasal bağımsızlığını savunmaya yönelik her türlü önlemi alma hakkına sahiptir" açıklaması ile duyurdu.
Genelkurmay başkanlığı dün akşam saatlerinde 'PKK Terörizmi' başlığı altında 'tasnif dışı' bir rapor yayımladı. PKK'nın 14 yıldan bu yana Türkiye'de yaptığı eylemlerin dökümünün yapıldığı ve 11 binin üzerindeki sivil vatandaşın katledildiğinin vurgulandığı raporda, Abdullah Öcalan'ın silahlı bir çetenin başı olarak vahşetten birinci derecede sorumlu olduğunu belirtti.
Örgütün Avrupa'ya ilticayı organize ve teşvik etmek amacıyla tüm yandaşlarını Avrupa'nın çeşitli ülkelerine yaydığı belirtilen raporda, "Bazı Batılı ülkeler terör örgütü PKK'nın bu faaliyetlerini göz ardı etmekte, ya da propaganda faaliyetlerine müsamaha göstermektedir" denildi.'İşbirlikçi kesim' Teröristlerin 'buzdağının görünen kısmı' olarak nitelendiği raporda, görünmeyen ve örgüte en büyük katkıyı sağlayan kesimin 'propaganda, örgüte adam kazandırma, mali destek, istihbarat, lojistik destek faaliyetlerinde bulunan 'işbirlikçi kesim' olduğu belirtildi. Bu faaliyetlere karışanların sorumluluğu açısından en fazla yanıltıcı durumu oluşturduğu belirtilirken, bunun demokrasi ve insan hakları kavramının yanlış algılanmasının bir sonucu olduğu ifade edildi. Raporda, "Bu kişiler gazeteci, yazar, aktör, avukat ve hatta milletvekili gibi etkileyici unvanına sahiptirler" denildi.
'Kürtçe eğitim pratikte imkânsız'
Kürt kökenli vatandaşlara kendi dillerini konuşma ve isim koyma gibi kültürel içerikli konularda kısıtlama getirilmediğine işaret edilen raporda, eğitim konusunda şu değerlendirmeye yer verildi:
"Kürt dili ile eğitim ve televizyon yayınlarının uygulama alanına konulması pratikte mümkün değildir. Bu zorluk beş lehçe ve çok miktarda ağız farklılığından ileri gelmektedir. Ayrıca Türkiye'de 'Türk' kimliği ile bütünleşmiş değişik kökenler aleyhine Kürt kökenli vatandaşlara ayrıcalık tanınması Anayasa'nın eşitlik ilkesi ve 'eğitim birliği' ile bağdaşmaz." (Radikal)
|