Yılmaz'ın umut tablosuHükümetinin izlediği ekonomi politikalarının Türkiye'yi çok iyi bir noktaya taşıdığını belirten Başbakan Yılmaz, bu politikanın sürdürülmesi halinde 1999'da sorunların aşılacağını söyledi ANKARA - Başbakan Mesut Yılmaz, hükümetinin izlediği ekonomi polikikalarının Türkiye'yi iyi bir konuma getirdiğini belirterek, yeni gelecek hükümetin bu politikaları sürdürmesi halinde, beklenenin aksine 1999'daki gelişmelerin her kesim için daha iyi olacağını söyledi. 55. hükümetin izlediği politikalarıyla ilgili basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, 1999 için çizdiği ekonomik tablonun gerçekleşmesi için gereken tek şartın siyasi krizin çözümlenmesinde düğümlendiğini vurguladı. Yılmaz, "Ekonomiyi siyasete feda etmeden, geleceği tehlikeye atmadan siyasi krizi sona erdirmeliyiz" dedi. Başbakan Yılmaz, Türk ekonomisinin bir devalüasyona ihtiyacı bulunmadığını, devalüasyonun ekonomiye sağlayacağı bir faydanın da olmadığını bildirdi. Yılmaz, konuyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, ''Herhalde şu anda hiç devalüasyonu düşünmemesi gereken dünyada birkaç ülke varsa, bir tanesi de Türkiye'dir'' dedi.
Hükümetin 14 Aralık'ta bir dizi önlem aldığına işaret eden Yılmaz, bono faizlerinin düşmeye başladığını, borsadaki yabancı yatırımcı payının yüzde 39'lardan tekrar yüzde 50'lere çıktığını söyledi.
'Olumlu seyir sürecek'
Ekonomideki olumlu tepkilerin artarak süreceğini vurgulayan Yılmaz, 'mafya ve terör kadar tehlikeli' olarak tanımladığı enflasyon konusunda da büyük başarı sağlandığını vurguladı. Yılmaz, toptan eşyada 36.7, tüketici fiyatlarında 29.4 puanlık düşüş yaşandığını belirterek, "Bu 1990'dan bu yana en düşük enflasyon oranıdır. Bu düşüş, uyguladığımız ciddi ve kararlı ekonomi yönetimi anlayışının bir ürünüdür" şeklinde konuştu. Krize rağmen, 19.6 milyar dolara gerileyen Merkez Bankası döviz rezervinin 5 Ocak'ta yeniden 20.2 milyar dolara çıktığına dikkati çeken Yılmaz, "Türkiye bu durumdan avantajlı çıkarak sorunlarını kısa sürede aşma imkânına sahiptir" dedi. Yılmaz, krizin avantaja dönüştürülmesinin temel şartının güven ortamını sağlayacak, belirsizliği giderecek yapısal reformları içeren bir ekonomik program ve yılın tamamını kapsayacak bütçe olduğunu söyledi. Yeni kurulacak hükümetin 55. pükümetin ekonomi politikalarını sürdürerek ve temel yapısal değişiklikleri Meclis'ten çıkararak, IMF ile kaynak desteği sağlayacak bir anlaşma için fırsat yakalayabileceğini kaydedenYılmaz, "Yeni hükümet, tedbirleri devam ettirmek suretiyle seçime giderse, 1999 her fert için iyi bir yıl olacak" diye konuştu.
Başbakan Mesut Yılmaz'ın, 1999 yılına ilişkin çizdiği iyimser tablo ise şöyle:
"Faizler düşmeye devam edecek, Merkez Bankası döviz rezervlerindeki yükseliş sürecek. Gelişmekte olan ülkelerden kaçan 400 milyar dolar paranın, ekonomik tedbirler almış ülkelere öncelikle döneceği kesindir. Ekonomide büyüme öngörülenden daha yüksek olacak, ihracat artacak ve dış ticaret dengemiz daha da sağlamlaşacak"
Başbakan Yılmaz, kamu bankalarının rehabilite edilmeden özelleştirilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Yılmaz, Türkbank ihalesiyle ilgili başbakanlık teftiş incelemesinin de sonuç aşamasına geldiğini kaydetti.Anlaşma zemini yakalandı Türkiye'nin IMF ile kaynak desteği içeren yeni bir anlaşma zemini yakaladığını vurgulayan Yılmaz, desteğin henüz resmi olarak ifade edilmediğini kaydetti. Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, sosyal güvenliğin yanı sıra bankalar yasası ve yerel yönetimler reformunun siyasi istikrarı sağlayacak üstyapı kurumları olduğunu vurgularken, Devlet Bakanı Işın Çelebi, gümrük, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi ve Türkiye Akreditasyon Konseyi kurulmasına dair yasaların çıkartılması gerektiğini kaydetti. 1998 yılı nasıl geçti? Başbakan Yılmaz'ın, 55. hükümetin icraatlarının ve ekonomi politikalarının uygulama sonuçlarını şöyle özetledi:
- Dış borçlanma: 2.7 milyar dolar dış borçlanma yapıldı. Dünya Bankası'ndan 1 milyar 239 milyon dolar uzun vadeli kaynak temin edildi. Hazine, uzun vadeli kredileri müzakere edecek güce ulaştı.
- Borsa: 1997 Temmuz'unda 1857 puan olan endeks, 1998 Temmuz'unda 4 bin 322'ye yükseldi. Daha sonra uluslarası krize paralel olarak düşen borsa yeniden yükselişe geçti. Yabancıların borsadaki payı yüzde 39'lardan yüzde 50'ya çıktı.
- Bütçe: 10.8 katrilyon lira olarak öngörülen gelirler 11.7 katrilyon, 14.7 katrilyon lira olarak öngörülen giderler 15.5 katrilyon lira olarak gerçekleşti. 1.9 milyar dolarlık faiz dışı fazla hedefi 2.7 katrilyona çıktı.
- Enflasyon: 1997'de yüzde 91 olan TEFE artışı, 1998'de yüzde 54.3'e geriledi. TÜFE yüzde 69.7'ye düştü.
- Maaşlar: 1997'de memura enflasyonun 8, 1998'de ise 8.3 puan üzerinde artış verildi.
- Dış ticaret: Asya ülkelerine ihracat yüzde 46.2, Rusya'ya ihracat yüzde 31.8 geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 54'ten yüzde 56'ya yükseldi.
- Rezervler: Merkez Bankası rezervleri 16 milyar dolardan 26.4 milyar dolara yükseldi. Krizle birlikte 19.6 milyar dolara inen rezervler yeniden 20.2 milyar dolara çıktı.
- Yatırımlar: Beş yılda devreye girecek 7 bin 827 megavatlık santralların temelleri atıldı. Otoyol ağı 1726 km'ye çıkartıldı. 900 km yeni otoyol ihale edildi. Altı yeni havalanı açıldı.
|