|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Hız tutkunu bir yönetmen 1968 yılında 'Erotissimo' adlı ilk filmi ile dikkatleri üzerine çeken yönetmen Gerard Pires 1980 yılında ağır bir motosiklet kazası geçirene kadar yedi filme imza attı. Kaza sonrasında reklam sektörüne geçen Pires, 400 kadar reklam filmi çekti. Bunlar arasında 'Taksi'yi görenlerin pek şaşırmayacağı gibi Peugeot'nun reklam filmleri
ağırlıktaymış. Yönetmenin uzun metrajlı filmlere dönüşü 'Taksi'yle oldu. Ancak bu kez bir attan düşerek kolunu kıran Pires, çekimin ilk üç haftasını başka bir yönetmenin yardımıyla hasta yatağından yönetmiş.
Pires'le yapılmış bir söyleyişiyi aktarıyoruz.Neden 'Taksi'? Hikâyesi çok güzel olduğundan. Luc Besson'la o daha ilk filmini çevirmeden tanışmış, birlikte bir öğleden sonra geçirip sinema hakkındaki fikirlerimizin ne kadar uyuştuğunu görmüştük. Ancak ben o zaman ona yardımcı olamadım ve iki yıl öncesine kadar da görüşme fırsatımız olmadı. Bir gün beni arayıp "Senin için bir senaryo yazdım" dedi. 'Beşinci Güç'ün hazırlıklarının tam ortasında yazdığı
bu senaryo beni çok heyecanlandırdı ve hemen kabul
etim. 'Taksi' aksiyon ile komediyi birleştiren bir film. Bu yüzden benim en çok yapmak istediğim şeyi, komedi oyuncularıyla muazzam şeyler çekmemi sağlayan bir film.
Besson sizin hız tutkunuzu biliyor muydu?
Hız, bizim ortak tutkumuz. Her ikimiz de filmlerin hızlı olmasında, hızın da film olması konusunda hemfikiriz.
Biz de madem ortak bir günahımız var, öyleyse her şey gerçekçi olsun istedik. Filmin gerçekçi olması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığınız görünüyor. Evet, bir sahne için 10 araba gerekiyorsa keseyi açıp 10 araba aldık. Hiçbiri maket değildi. Böylesine Fransız sinemasında pek rastlanmıyor. Ya özel efektler? Yeni tekniklerin bu filme uyum sağlamayacağını düşünüyorum. Trafiğin ortasında son sürat ilerleyen bir taksiyi çekmek için 50 kadar dublör ve profesyonel sürücüye ihtiyacımız vardı. Tabii bir de her şeyin en son ayrıntısına kadar hesaplanıp kusursuz bir koreografiyi tamamlaması gerekiyordu. Bu yüzden klasik tekniklere başvurduk.
|
|
MERHABA '99
1998 yılını acısı ve tatlısıyla geride bırakıyoruz. Ancak yeniyılın heyecanı ile geçmişi hafızalardan silmemiz gerekmiyor. 1998'de neler vaadedildi, neler oldu, nele üzdü, neler sevindirdi? Neler olmalıydı, neler olmamalıydı? Görüşlerinizi bekliyoruz... TIKLAYIN
ANKET
Bitirmekte olduğumuz yıl içerisinde hem Türkiye'de hem de dünyada birçok gelişmeler yaşandı. Belki hepsi önemli ancak, sizin 1998 yılını ne ile hatırlayacağınızı öğrenmek istiyoruz. Anketimize katılmak çok kolay. Seçiminizi yapın ve yollayın... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|