'Mumcu'da ilk rauntUğur Mumcu suikastından altı yıl sonra açılan dava birçok soru işaretiyle başlıyor. Ruh sağlığı şüpheli sanığın ifadesinde, Ersever'den Yeşil'e kadar birçok isim var, ancak ne failler belli ne amaçADNAN KESKİN
ANKARA - Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993'te bombalı suikastle öldürülmesine katıldığı ve bu amaçla oluşturulan çetenin üyesi olduğu gerekçesiyle Abdullah Argun Çetin hakkında geçen hafta açılan dava tam bir çelişkiler yumağı. Yanıt bekleyen soruların fazlalığının yanı sıra, sanığın hangi ifadesinde doğruları söylediği de tartışmalı. Ruh sağlığı konusunda ciddi kuşkular bulunan sanığın, benzer anlatımlarını daha önce yinelediği halde bugüne kadar neden serbestçe dolaşmasına izin verildiği de net olarak yanıt bulamıyor.
Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Hamza Keleş tarafından sanık Çetin hakkında idam istemiyle açılan davanın ilk duruşması bugün 1 Nolu DGM'de yapılacak. Duruşmada, savcının beş sayfalık iddianamesi okunduktan sonra, sanığın ifadesi alınacak ve ardından varsa sanık avukatlarının görüşleri sorulacak.Çete var ama Sanık Çetin'in Emniyet ve savcılık ifadelerinde çok sayıda ünlü ismin geçmesi dikkat çekti. Çetin'in soruşturma dosyasındaki ifadelerinde, faili meçhul bir cinayete kuban giden JİTEM kurucusu Cem Ersever, Abdullah Çatlı, Alaattin Çakıcı'nın yanı sıra adı DYP lideri Çiller'e petrol işleriyle ilgili rüşvet önerdiği ileri sürülen ABD'li Roger Tamraz, Mumcu'nun yazılarında da ismi geçen Avusturyalı silah kaçakçısı Horst Grillmayer'in de isimleri geçiyor. DGM Savcısı'nın, öncelikle sanığın Yeşil ile bağlantılı olduğu görüşünü ciddiye alması ve sanığın anlatımlarını dayanak göstererek, bu kişinin halen yaşıyor olduğu tezine destek vermesi de dikkat çekiyor. Bomba uzmanı sıfatıyla daha önce de bilirkişi olarak görev yapan Cengiz Özdemir'in, sanığın bir bomba uzmanı tarafından sorgulanması isteminin yer aldığı raporuna karşın, Abdullah Argun Çetin hakkında bu istem yerine getirilmeden dava açılması da bir başka dikkat çekici nokta. Ruhsal tedavi görüyor Anlatımları soruşturmanın önceki aşamalarında da kuşkuyla karşılanan sanık Çetin, savcılık ve Emniyet ifadelerinde ruh sağlığının yerinde olduğunu savunmasına karşılık, dava dosyasında, kendisinin 1981 yılından bu yana özel doktor Kemal Aydınalp tarafından tedavi edildiğine ve kendisine 'Sosyopatik kişilik bozukluğu' tanısı konulduğuna dair belgeler yer alıyor. Çetin ayrıca bir ifadesinde TED Koleji mezunu olduğunu belirtirken, bir başka ifadesinde ortaokulu Ankara Tevfik Fikret Lisesi, liseyi ise Tokat'ta okuduğunu anlatıyor. Ayrıca sanığın, ağır ceza öngören suça katıldığı kabul edildiğinde, neden bu cezadan çekinmediği, aksine adeta 'ne olur beni yargılayın' der gibi kapı kapı dolaştığı dikkat çekti Hem savcı hem yargıç Uğur Mumcu'nun öldürülmesiyle ilgili soruşturmada yaşanan skandallar, dava boyutuna da yansıdı. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na (CMUK) göre, bir olayda savcı olarak görev yapan bir kişinin aynı olayda hâkimlik yapmaması gerekirken, Mumcu suikastının ilk savcısı Hâkim Albay Ülkü Coşkun, Abdullah Argun Çetin'in tutuklandığı 15 Kasım 1998'deki duruşmanın hâkimiydi.
Mumcu suikastını savcı sıfatıyla yaklaşık iki yıl soruşturan Ülkü Coşkun, daha sonra hâkim oldu. Coşkun hâkimlik görevini sürdürürken, suikasta katıldığı iddiasıyla ortaya çıkan ve hakkında idam cezası istemiyle dava açılan Çetin'i tutuklanmasına ilişkin karara imza attı.
Mumcu suikastının soruşturma aşamasında da, İstanbul'da yakalanan İslami Hareket Örgütü militanlarının tutanaklarında tahrifat yapılması ve tanık Ayhan Aydın'ın sanık durumuna getirilmesi gibi skandallar yaşanmıştı.
|