|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
İstisnanın istisnası Yaklaşık bir buçuk aydır parlamentonun düşürdüğü bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Ya da daha doğru bir ifadeyle yönetilmiyoruz. Bu süre içinde önce bir parti genel başkanı hükümet kurmayı denedi, olmadı. Ardından bağımsız bir milletvekili aynı işi denedi, tam kuruluyor gibiyken başka faktörler devreye girdi ve o da olmadı. Şimdi ilk denemeyi yapan parti genel başkanı yeniden denemeye başlayacak.
Bir buçuk aydır herhangi bir siyasal karar alınamadığı için bu noktada kritik bir soru akla geliyor: Hükümetin olduğu bir durum ile olmadığı bir durum fark ediyor mu? Bu soruyu cevaplamak için bir soru daha sorup önce onu cevaplamamız gerek: Bir ülkede hükümet niçin vardır? Adaleti dağıtmak, emniyeti sağlamak, savunmayı güçlendirmek, dış politikayı yönlendirmek, trafiğin kurallara uygun yürütülmesini kollamak ve bu işleri gerçekleştirecek finansman kaynağını, yani vergiyi toplamak. Türkiye'de son yıllarda bu sayılan işleri yapmış kaç hükümet gördük?
Gelmek istediğim nokta şu: Aslında birkaç ay daha dayanabilsek belki de bir hükümete ihtiyacımız olmadığını keşfedeceğiz. Zaten iyi kötü bunu anlar gibi olduk ama tam olarak şekillendirmedik. Siyasetçilerimiz de belki bütün çabalarıyla bize, kendilerine ihtiyacımız olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Sonuçta bir hükümet kurulsa ne olacak? İki ay sonra hep birlikte 'siyasal istikrar gerekli' diye yeni arayışları seslendirmeye başlamayacak mıyız?
Türkiye müthiş bir ülke. Yıllardır her yerde ve her zeminde Türkiye'nin dinamizmini anlatıp dururuz da, bu dinamizmin nereden geldiğini fazla kurcalamayız. Ben galiba sonunda dinamizmin kaynağını buldum. Türkiye bir istisnalar ülkesi. Dinamizm dediğimiz şey de bu istisna zenginliğinden ya da aynı anlama gelen kuralsızlıktan doğuyor. Gelişmiş demokrasilerde kurallar ve bu kuralların yüzde biri oranında istisnalar vardır. Dolayısıyla o ülkelerde 'istisnalar kuralları bozmaz.' Oysa Türkiye'de istisnalar ve bu istisnaların yüzde biri oranında kurallar var. Dolayısıyla Türkiye'de 'istisnalar kuralı bozuyor.' İşte bizim sırrımız burada. O nedenle gelişmiş ülke iktisatçıları otuz yıldır iki haneli enflasyonu sürdürülebilir hale nasıl getirdiğimizi ya da bu büyüklükte bir iç borç servisiyle nasıl olup da krize girmediğimizi anlayamıyorlar.
Bugünlerde bir istisnayı daha kural haline getirmek için elimizden geleni yapıyoruz: 'Hükümetsiz devlet yönetimi.' Aslında bu yeni istisna eski istisna olan 'yönetimsiz hükümet' yaklaşımının yerini alacak.
Türkiye'de kurallara uygun birkaç şeyden birisi 'liyakatli bürokrasi.' Örneğin her şeyin istisna haline geldiği böyle bir ortamda Hazine, hâlâ koyduğu kurallara uygun bir iç borçlanma programı yürütüyor. Dünkü iç borçlanma ihalesi hem miktar, hem vadenin uzatılması, hem de faizin düşürülmesi açısından büyük bir başarıydı. Bir yıldan uzun süredir koyduğu kurallara önce kendisi uyan bir Hazinemiz var. Bu da herhalde 'istisnanın istisnası.'
|
|
MERHABA '99
1998 yılını acısı ve tatlısıyla geride bırakıyoruz. Ancak yeniyılın heyecanı ile geçmişi hafızalardan silmemiz gerekmiyor. 1998'de neler vaadedildi, neler oldu, nele üzdü, neler sevindirdi? Neler olmalıydı, neler olmamalıydı? Görüşlerinizi bekliyoruz... TIKLAYIN
ANKET
Bitirmekte olduğumuz yıl içerisinde hem Türkiye'de hem de dünyada birçok gelişmeler yaşandı. Belki hepsi önemli ancak, sizin 1998 yılını ne ile hatırlayacağınızı öğrenmek istiyoruz. Anketimize katılmak çok kolay. Seçiminizi yapın ve yollayın... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|