|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Bunlarla... tarhanerd@superonline.com Olayımız 'hükûmet kurmak'tan çıkıp, ahlak bunalımı gösterisine dönüştü.
Hikâyeyi özetleyelim:
Tansu Hanım pazartesi günü, "DSP Azınlık Hükûmeti'ne tam destek vermeyi uygun bulduklarını" açıkladı.
Bu öneriyi dinledikten sonra, "Benim kendi önerime karşı çıkmam beklenemez'' diye konuşan Ecevit, Çiller'in bu önerisini şükranla karşıladığını bildirerek, "İş işten geçmiş değil'' dedi.
DYP, DSP ve ANAP'lıların liderlerinin talimatları uyarınca, cumartesi gününden beri pazarlıklarla, Çiller'in önerisini oluşturmalarının ayrıntıları dünkü gazetelerde yayımlandı.
Başbakan Yılmaz da, Erez görevi iade etmeden önce yaptığı dünkü basın toplantısında, "Uzlaşma sağlanan model, Sayın Ecevit'in başkanlığında, dışardan desteklenen azınlık hükûmetidir" diyerek gizli görüşmeleri ve bunların sonuçlarını açıkladı.
Yılmaz ve Ecevit'in Cumhurbaşkanı'na Erez'i görevlendir tavsiyesinde bulundukları biliniyor. Görevlendirmeden sonra ANAP ve DSP, Erez'i sonuna kadar destekleyeceklerini açıkladılar.
Şimdi durum apaçık ortada; ANAP ve DSP liderleri, Cumhurbaşkanı'na 'görevlendir' tavsiyesinde bulundukları ve destek verdiklerini açıkladıkları bir başbakan adayıyla görüşmelerini sürdürürlerken, arkadaşları da 'bir başka model' oluşturma çabası içindeymişler.
ANAP ve DSP liderleri başbakan adayına ikinci buluşma randevusu verdikleri saatlerde, ANAP ve DSP liderlerinin has adamları da DYP'lilerle buluşmuş, azınlık hükümeti pazarlığını yapmışlardır.
Bu pazarlıklar sonucu, salı günü durumun nasıl olduğunu soran bir arkadaşına Çiller 'Gayet iyi... Bu iş olacak' müjdesini vermiştir.
Artık herkes, ANAP lideri Yılmaz ile DSP lideri Ecevit'in, desteklediklerini söyledikleri bir başbakan adayına haber vermeden bir başka modeli oluşturduklarını biliyor.
Kendinize 'Bu iki siyaset adamı ne yapamaz?' diye sorun ve 'Her şeyi' dışında bir cevap bulabilirseniz, 'Güveneceğim bir parti lideri var' diye sevinin ve her gördüğünüze bunu söyleyin!
Olayın bir başka yanı da, Çiller'in azınlık hükümetini destekleyeceğiz sözünün, bir siyaset adamı sözü olarak ciddiye alınmasıdır.
Çiller'in kapısını çaldıkları, hükûmet işi konuşulabilir, sözüne güvenilir bulmasalardı, siyaset hayatımız Çiller'den kurtulacak, siyaset adamlarımız güven kazanacaklardı. Bu fırsat kullanılmamış, tam tersine Çiller'in siyaset hayatımızın doğal bir unsuru kabul edilmesine yardımcı olunmuştur.
Bence Çiller'i, 'Gerçek dışı konuşur, beytül male el uzatır, başka devletin hizmetini kabul eder' iddiaları tanımlamaz. Bu iddiaların doğruluğu Çiller'in anlatımını tamamlamadığı gibi, yaptığınız ithamların yanlışlığı tanımımızı eksik bırakmaz. O 'nevi şahsına mahsus' bir kişidir, O'nu yalnız kendi ismi anlatabilir, O Çiller'dir.
Kendisine gelen Çiller'e 'Başbakan adayımız var, onun başarısı için çalışıyoruz' diyemeyen Ecevit; arkadaşlarına 'DYP'lilerle Ecevit pazarlığı yapmayın' emri veremeyen Yılmaz, siyaset hayatımızı doğal olmayan bir unsurundan kurtaramamışlardır.
Çiller siyaset hayatının dışına itilememiş, Yılmaz ve Ecevit, Çiller'den uzaklaşmamışlar, O'na yaklaşmışlardır.
|
|
MERHABA '99
1998 yılını acısı ve tatlısıyla geride bırakıyoruz. Ancak yeniyılın heyecanı ile geçmişi hafızalardan silmemiz gerekmiyor. 1998'de neler vaadedildi, neler oldu, nele üzdü, neler sevindirdi? Neler olmalıydı, neler olmamalıydı? Görüşlerinizi bekliyoruz... TIKLAYIN
ANKET
Bitirmekte olduğumuz yıl içerisinde hem Türkiye'de hem de dünyada birçok gelişmeler yaşandı. Belki hepsi önemli ancak, sizin 1998 yılını ne ile hatırlayacağınızı öğrenmek istiyoruz. Anketimize katılmak çok kolay. Seçiminizi yapın ve yollayın... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|