Dede Alaton'dan toruna öğütler Leyla Alaton ile Mehmet Günyeli'nin geçen hafta nurtopu gibi bir oğulları oldu. 4 kilo ağırlığında doğan bebek nurtopu unvanını fazlasıyla hak ediyor. Alaton ve Günyeli aileleri mutluluklarını kendi içlerinde yaşamayı tercih ediyorlar. Görmeye çok sık rastladığımız gibi bebeklerinin coşkusunu şaşaalı, bol sıfırlı törenlerle yaşamıyorlar. İlk ismi Efe, ikincisi aşk meleği Eros olan bebek ile ilk torununa kavuşan İshak Alaton'un keyfine diyecek yok. İşadamlığından çok ülke meselelerine kafa yoran İshak Alaton, torununa öğütler hazırlamış. Dede Alaton, torununa "Merdivenleri yavaş yavaş çıkacaksın, hazmederek ve hazzını yaşayarak" diye sesleniyor ve ekliyor: "Hiçbir zaman ülkenden umudunu kesme. Sen büyüdüğünde Türkiye daha ışıklı, daha saygın günler yaşayacak." Ben de küçük Eros için bir dilekte bulunuyorum: "Önce dedenin, sonra annenin ömrünü geçirdiği siyasi liderler, umarım sen büyüdüğünde emekliye ayrılmış olur."Yeltsin Laleli'yi kurtaracak Soyadı nadir rastlanan Pelister, ama Tansu Hanım'ın sağ kolu Suna Pelister ile hiçbir akrabalık bağı yok. Şirketinin ismi Derisa, ancak Sakıp Sabancı'nın 'Sa' zincirlerine dahil değil. Özden Pelister, yine bir tesadüf ile geçen ay Rusya Devlet Başkanı Yeltsin'in vekili oldu. Bugünlerde Türkiye'de, Rusya Federasyonu adına resmi görüşmeleri yürütüyor.
10 milyar dolar hacimli bavul ticaretinin merkezi Laleli'deki kriz üzerine Rusya bir çıkış yolu aramaya başladı. Elbette Rusların sıkıntısı, bavul ticaretinden geçinen 7 milyona yakın ailenin mağduriyeti. Çevre ülkelerle karşılaştırıldığında en kolay bavul ticaretini Türkiye ile yapabilen Ruslar, Laleli seçeneğinin yok olmasına izin vermek istemiyorlar. Rusya Federasyonu Geliştirme Fonu adlı resmi fon artık Rusların Laleli ile yeniden ticaret yapmasına hizmet edecek. Fonun başkanlığını bir Rus bürokrat yürütürken, Özden Pelister de Türkiye temsilciliği görevine getirildi. Pelister hafta içinde Tuzla'daki dericiler ile bir araya geldi. İkinci toplantısı İzmirli dericilerle. Deri sanayicilerinin başkanı Turgut Koşar ise, Pelister'in Dış Ticaret Müsteşarlığı bürokratları ile bir araya gelmesi için devreye girdi.
Ruslar, Moskova'da bir Rus-Türk Evi'nin kurulmasını öneriyorlar. Nataşa diye hor görülen Rus tüccarların gönlünün alınmasına ve kalitesiz Türk derilerine dair imajın silinmesine bu tanıtım evinin yardımcı olacağını düşünüyorlar. Özden Pelister önümüzdeki günlerde Rusya'ya dönecek. Ve Moskova'da yolu gözlenen Laleli'yi kurtarma projesine yönelik öneri dosyasını teslim edecek. Siirt Jetpa'cıya kurban gitti Günlerdir gazetelerdeki boy boy ilanlar dikkatinizi çekmiştir. 'Doğu hayat bulacak. Türkiye kalkınacak' sloganıyla Siirtlilerin elbirliği yaptığı duyuruluyor. Önceki akşam Türkiye Siirtliler Grubu'nun toplantısına katıldım. Meğerse amaç, en fakir illerden Siirt'in makus talihini yıkmak değil, Jetpa'nın sahibi Fadıl Akgündüz'ün zehir saçan konuşma yapmasının ortamını hazırlamakmış. Birkaç ay önce de Siirt'te bir devlet binasında Cumhurbaşkanı Demirel'e ağzına geleni saymış, mafya babası Alaattin Çakıcı ile Cumhurbaşkanı Demirel'i aynı kefeye koymaya kalkmıştı. Bunun üzerine de gözaltına alınmıştı. Geçen gece toplantıda önce Siirt Valisi'ne dil uzattı. "Az daha faili meçhul bir cinayete kurban gidecektim" diyerek, kendisini haklı çıkarmaya kalktı. Toplantı boyunca ikide birde sözü, satışını yaptığı Proton otomobillerine getirmesi bir yana, yüzlerce işadamının bir araya gelerek kurduğu, Doğu'da bir dizi yatırımı devreye sokan Doğu Holding'den "Kamuoyunu uyutuyorlar" diye bahsetti. Çevresindeki Siirtliler anlatıyor, etrafta 'Parayı bastırdıktan sonra hangi partiye gitsem işim kolay. 50-60 milletvekilliği alacağım' vaadinde bulunarak, hemşerilerinden destek istiyormuş. Dört gözle Siirt Valisi Osman Acar'ın konuşmasını bekliyorum.
|