|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Tilkiler ve Avrupa Birliği Geçen hafta cumartesi akşamı bir televizyon kanalında siyanürle yüzlerce tilkiyi öldürerek kürklerini beşer yüz bin liradan satmayı planlayan kişiler ile tilki ölülerinin gösterildiği vahşet görüntüleri vardı. İnsanın asıl kanını donduran, bu vahşeti yapanların komik bir para cezasıyla kurtulacak olmalarıydı. Hep bir yerlerden tilkileri öldürenlere daha ciddi cezalar verilmesi için bir çıkış bekledim. Toplumun hiçbir kesiminden ciddi bir tepki duymadım. Hatta tam tersine Fatih ormanlarında ağaçların kesildiğine ilişkin bir başka haberin ardından başka yerlerde de tilki katliamı olduğuna ilişkin haberler yayınlanmaya başladı. Bir de gazetelerde ilk haberdeki tilkileri öldürenlere üç yüz bin lira para cezası verildiğini okudum.
Yüzlerce tilkiyi kürklerini satmak için öldürenlere üç yüz bin lira para cezası ver. Köpeklerin kuyruğuna teneke bağlayan ya da kedilere tekme atan çocuklara gülüp geç. Arazi açmak ya da gecekondu yapmak amacıyla ormanları yakanlara af kanunu çıkar. Çevreyle ilgili dernekler kur, ama bu olaylara sesini çıkarma. Cezalar az diyenlere kanunların eski olduğunu söyle, ama kanunları yenilemek için çaba gösterme. Çocukluğundan başlayarak herkesi kendine düşman ilan et, kendinden başka düşmanın olmadığı halde "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" diyerek kendin avut. Zayıf aldığın zaman matematikçinin sana taktığına aileni inandır. Futbolda her yenilgiden sonra hakemler hep karşı tarafı tutuyor diye bas bas bağır. "Bu yağmur sadece bizim tarafı mı yağıyor?" diye sormasını bilmeyen taraftarlarını, "Yağmur yağmasaydı tur atlardık" diye kandır. İki yılda bir seçim yapmayı demokrasi diye yutturmaya çalış. Ondan sonra her sabah, "Türküm, doğruyum, çalışkanım..." diye tekrarlatarak çocuklarını kandır. Nefret ve intikam yüklü şarkıları sonuna kadar açtığın teyplerde çaldığın halde sesinin duyulmadığını zannet ve başla bağırmaya 'Avrupa Avrupa duy sesimizi.'
Aslında Avrupa bizim sesimizi duymamış olsa belki Avrupa Birliği'ne girmemiz mümkün olurdu. Ama ne yazık ki Avrupa yıllardır sesimizi duyuyor ve her duyduğunda, tilkilerini kurtarmak için midir, yoksa bizim müzik sandığımız saçma sapan gürültülerden uzak durmak için midir bilinmez, yeni yeni engeller çıkarıyor.
Diyelim ki Avrupa Birliği'ne girmişiz ve tilki düşmanları Londra'ya, Brüksel'e ya da Paris'e yerleşmişler. Hyde Park'ta kürkleri için günde 300 sincap öldürüyorlar. Brüksel'de bütün komşularının köpeklerinin kuyruğuna teneke kutu bağlıyorlar. Berlin'de kedilere tekme atıyorlar. Paris'te Boulougne ormanlarında gecekondu yapmak için ağaçları yakıyor ya da kesiyorlar.
Yüzlerce tilkiyi katledenleri, ormanları yakanları ciddi şekilde cezalandıracak kanunları çıkarmadan Avrupalı olmaya imkân yok. Bütün bekleyen ekonomik uyum kanunlarını çıkarsak ve Avrupa Birliği'ne girsek bile Avrupalı olmak konusunda düşünsel uyumu sağlayabilecek yetenekte görünmüyoruz.
'Avrupa Avrupa duyma sesimizi.' Yoksa biz üçüncü bin yıl boyunca Avrupa Birliği'ne giremeyeceğiz.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|