|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Şu benim resim 'meselem' Mehmet Y. Yılmaz yine bir genelge yayınladı: 'Aşk meşk yazmazsanız da, pazar günleri incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler yazın. Müşteriyi pazar pazar sıkıp bunaltmayın', diye.
Hani hocalar kompozisyon konuları verirler, çocuklar da ona göre döktürürler. Bizim ne yazacağımız da, böyle genelgelerle belirleniyor. Ben de tam tüketimin 98'deki beklentileriyle gerçeklerin nasıl da çakıştığından dem vurup Sn. Güneş Taner ve Sn. Zekeriya Temizel'i kutlayan bir ekonomi-müjde-politik yazısı yazacaktım. Ama yazıyı çaresiz ilerdeki ciddi günlere sarkıtıyoruz. (Buradaki 'çoğul' bana ve alter ego'ma tekabül ediyor.)
Ya evet, fotoğrafımı değiştirdim. Bu değişikliği yaparken Çağla'ya tatlı bir sürpriz yapıp birkaç gün 'yanlışlıkla' onun fotoğrafını yayınlatacak; böylece tipinin de tanınmasını sağlayacaktım. Çağla, benim yazılarıma girdiği zamanı bir milat olarak kabul ediyor. O günlerinden 'Ben, Zeki Müren kadar meşhur olmadan önce' diye istihza ve hasretle (yanık yanık) söz ediyor. Zira Çağla'nın ne yiyip ne içtiği, hangi sergi ve filmler konusunda ne dediği, mutfağındaki fayansta ne renk bir kertenkele olduğu biliyorsunuz ki, biliniyor. Bir tek tipi tanınmıyor. Açıkçası bu tatlı sürprize cüret edemedim. Zira boylu posludur. Eli de ağırdır.
Gülçin Telci özellikle takmıştı resmime. "Şu resmi değiştirsene," diye diye bir haller oldu. Evet, resim 3-4 yıl önce çekilmişti. Evet, bana biraz benziyordu. Biraz da Sezen Aksu'nun annesine. Annemin değerli arkadaşlarından Cengiz Tünay: "Yeter artık. Yeni fotoğraflarını çekeyim," deyince, karşı koyamadım. İçlerinden bir tanesini Yeşim Denizel'e teslim ettim.
A! sonra baktım başımın yanındaki elim, kadraj yüzünden acayip duruyor. Sanki Melek gelip elini şakağıma dayamış. Ayrıca gülüşüm de biraz fazla olmuş. Hani bu halimle bir taksi durağının önünden geçsem: "Abla, söyle de biz de gülelim" dedirtecek cinsten. Taksi durağından atılan laflara çok önem veririz. Ben de. Arkadaşlarım da. Lale Müldür bir keresinde saçının turuncusunu fazla kaçırdı diye, taksi durağındakiler hemen yapıtırmışlardı: "Abla uzaydan mı geldin."
Neyse ne, 2000 yılına kadar bu resimlesiniz. 2000 yılında doğacak milyon bin bebek de, gözlerini bu resme açacaklar. (Zira Sağlık Bakanlığı'ndan Aile Planması posteri yapılmam için ciddi bir teklif geldi.) Teklif dediniz de, yani dedim de, aklıma geldi. Bana niye habire orda burda konuşma yapmam teklif ediliyor, kesinlikle anlamış değilim. Bir kere kalabalığım yok. Cuma akşamı Mimarlar Odası'nın konuğuydum. Gökkafes üstüne 'konuşmacı' olarak. Salonun yarısı Mustafa Süzer ve Ortakları'nın maaşlı elemanlarından oluşmaktaydı. Patronları yollamasa onları, boş sıralara baka örselene konuşacağım. Adamdan Allah razı olsun. Hem İstanbul'umuza, 134 metrelik bir kazulet kazandırdı; hem benim konuşmalarımı merakla izliyor; Kent televizyonuna (o kanal onun zira) çektiriyor. Akşamları ailecek izlerler artık kaseti. 'Vudu' bebeğimi hazırlatmak için bir kopyasını da Jamaika'ya yollamış. Var benim de kendime göre istihbarat kaynaklarım.
Bu arada Yargıtay, Gökkafes'le ilgili yeni bir karar alıp hâkimin görevsizlik kararını kanuna aykırı buldu: Tapudaki şerhin Medeni Kanun'un hükümlerine AYKIRI olarak silindiğini, görevin mahkemenin olduğunu karara bağladı. Gökkafes cephe cephe, habire kanunsuzluğu ispatlana ispatlana ispatlana tamamlanıyor. Bu ucubeyi 12 Eylül'den miras Turizmi Teşvik Yasası'na borçlu olduğumuza göre açılış kurdelesini, böyle şaibeli yapıların kurdelesini kesmeye alabildiğine düşkün Sn. Cumhurbaşkanımız'la birlikte, Sn. Marmarisli Ressam da kesmeli bence. Aralarına etliye sütlüye bulaşmamayı şiar edinerek varolmaya çabalayan sayın sosyal demokratların temsilcisi olarak Artist (kadar yakışıklı) Sn. Baykal ya da Hikmet Çetin'i de alabilirler tabii. (Oylarımızı da nah alırlar!)
Oy deyince aklıma geldi: Çok reca ederim, milletvekili adaylığım konusunda yaptığınız ısrarları sürdürmeyiniz. Burda yediden yetmişe tüm partilere sesleniyorum. Henüz politikaya hazır değilim.
Ayrıca Sn. Mehmet Y. Yılmaz bir genelgeyle milletvekili adaylarını aynen kapı önüne koyacağını duyurdu. Gazeteciliği şu aşamada tercih ediyorum yani. Ama Çağla tekliflere açık. Milletvekili adayımız olarak İstanbul sokaklarını onun resimleriyle donatsak fena mı olur yani?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|