Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
Radikal-online... Radikal-online  - Kültür-Sanat 20 Ocak 1999
Detayları için lütfen tıklayınız...
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Radikal Cumartesi
Abone Olun (e-mail)    

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan


Bir filmi kurcalamak

İyi film, en kaba anlamıyla, salondan çıktıktan sonra peşinizi bırakmayan, uzun süre beyninizin içinde yankılanıp duran filmdir. Bu yankılanma ise iki türlü olabilir: Kimisi sizde aşırı bir yorumlama, üzerinde fikir yürütme isteği uyandırır. Tarkovski'nin örneğin bir 'Ayna'sını izledikten sonra, insan oturup üzerine kitap yazma gücünü bile bulabilir. Kimi filmlerse tersine, kendini ele vermekten pek hazzetmez, düz yorumlara prim vermez. Bu tür iyi filmler 'iyi'liğini içindeki gizlere borçludur çünkü.
'I Want You' gibi bir filmin, yoruma gelmeyen, 'neyse o' diyebileceğimiz bu ikinci tür filmlerden sayılması ve yorumdan bir ölçüde korunması gerektiğini düşünüyorum.
John Berger, çok sevdiği yazar Marquez'in 'Kırmızı Pazartesi'si üzerine şöyle bir fikir yürütür: Marquez kitapta bize yalın bir öykü anlatmaktadır ve bu öykü, bir sabah erken saatlerde bir kasabanın orta yerinde olup bitenlerden -genç bir adamın onur meselesi yüzünden bıçaklanması- ibarettir. Buna karşılık yazar, bir su/gerilim hikâyesi anlatma ya da ruhsal bir çözümlemeye girişme kaygısı gütmez. Çünkü Berger'e göre yazar, "Orada neler olmuş olduğunu kavramamızı sağlarsa, o zaman öyküdeki kişilerin yazgıları gözümüzün önünde bütün giziyle yerine oturabilir. Dedektif öyküleri birtakım gizleri çözmeye çalışır. 'Kırmızı Pazartesi' ise bir gizi giz olarak saklamayı amaçlıyor."
'I Want You'nun güzelliği de, son derece canlı varlıklar olarak çizilen kahramanlarını tüm insani gizleriyle birlikte sunması. Bu, onların çalakalem çizilmiş karakterler olduğu anlamına asla gelmiyor. Yalnızca şu: Üç beş tane ipucuyla haklarında kestirmeden yargılara varamayacağımız kadar karmaşık bir dünyası var hepsinin. Tıpkı gerçek hayattaki her insan gibi... Oysa, net sonuçlara ulaşmaya çalışan bir dedektifin pozitivist yaklaşımıyla bakıldığında, bu karakterleri teşhis bekleyen birer vaka gibi görmek hiç de zor değil: Öyle ya, ortada karanlık bir cinayetin çevresinde, ruhsal çözümlemeye müsait bir kadın, şiddete eğilimli bir delikanlı (ki aslında her mahallede böylesinden bir adet bulunur ve ona teşhis koymak kimsenin aklına gelmez), kendini sesli röntgenciliğe adamış sessiz bir ufaklık, yalnızlığını bir gecelik aşklara havale eden tatminsiz bir başka kadın... Ve üstelik David Lynch'in küçük Amerikan kasabalarını akla getiren kasvetli bir mekân.
Filmi illa da bir anlam kümesine indirgemek gerekiyorsa, birkaç cümlelik bir 'kıssadan hisse' yerine, işte elimizde Elvis Costello'nun filme adını veren şarkısı var. Ruhunu filmine bu denli sindirmiş az şarkı, şarkısıyla böylesine özdeşleşebilen de az film vardır herhalde. (Arabeskçilerimizin eski şarkılı filmleri hariç tabii.) Düzenli aralıklarla çalan şarkının onlarca kez tekrarlanan nakaratı ('I want you') filmdeki 'takıntılı aşk'ın ifadesi gibi. Öyküyü müzikle iç içe düşünmemizi gerektiren şeyler, sadece bu parçayla sınırlı değil. Honda'nın sesleri beyninde görüntüye dönüştürmesine benzer biçimde, şarkı sözleri de anlatıcı bir dış sese dönüşüyor bazen. Örneğin, ortalıkta tekinsizce dolaşan Martin bardan içeriye girerken, Smokey'in şarkısı ('Killer') hikâyenin kartlarından birini açar: 'There is a killer inside of me' (İçimde bir katil var). Finalde de tekrarlanır bu mısra...
En nihayet filme, Helen'in birkaç sahnede evindeki balıklara baktığı açıdan bakmak da mümkün. Kahramanlarımızın yaşadığı sahil kasabası, tüm o filtreli görüntüleriyle sizce de dev bir akvaryuma benzemiyor mu? Nitekim böyledir; kimi zaman bir akvaryum gibidir memleket...

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön Bu konuya ait haber listesi
TARTIŞMA

Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN

ANKET

İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN



Ziyaret emek için lütfen tıklayın
Radikal-online... Milli Piyango ve Loto Sonuçları | Borsa Özel | Seri İlanlar | Adres Bankası | ICQ Kulübü |
Anket Sonuçları | Sohbet Odası | Elektronik Kartpostallar | Yardım Sayfası | VE DİĞERLERİ...

Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye