Faiz kavgası mahkemelikMaliye'nin faize ek vergi yükü getiren son tebliği, bir önceki yıl aynı uygulama yapılmadığı için 'devlet trilyonlarca lira zarara uğratıldı' tartışmasını başlattı. İlgililerin savcılığa verilmesi istendiİSTANBUL - Repo ve faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde bir tebliğle yapılan yöntem değişikliği büyük tartışma yarattı. Vergi uzmanları son yayımlanan tebliğin kanuna uygun olmadığı görüşünü savundu. "Eğer 22 Ocak tarihli tebliğ kanuna uygunsa 1997 yılında böyle bir tebliğ yoktu ve vergi idesi yapılmıştı. Bu durumda yapılan iade ile Hazine trilyonlarca lira zarara uğratılmıştır" şeklinde görüş belirten uzmanlar, "Devlet geçen yıl faiz geliri beyan eden en az 130 bin kişiden hem iadeleri geri istemek hem de ceza faizi almak zorundadır" dedi.
Bileşik olarak ceza faizinin yüzde 160'lara ulaşacağını hesap eden uzmanlar, yasa yerine tebliğlerle vergi yönetiminin hem devlet hem de vatandaşlar açısından sakıncalı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.Nasıl düzelir? Vergi uzmanı Profesör Şükrü Kızılot, Maliye Bakanlığı'nın düzenlemesiyle geçen yıl mevduat ve repo faiz gelirini beyan eden herkese üste vergi iadesi yapmak zorunda kalacağı uyarısını daha önce defalarca yaptıklarını hatırlattı. Gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını istemiş olduklarını hatırlatarak bu noktadan sonra neler yapılabileceğini şöyle açıkladı:
"Vergi iadesi yapılmasın. Ancak yeni bir yasayla 1998 yılı beyanlarıyla ilgili uygulamanın 1999 yılından itibaren başlaması hükme bağlansın. 22 Ocak tarihli tebliğ yayımlanıncaya kadar hesabını kitabını eski uygulamaya göre yapanların büyük zararlara uğramaları söz konusu oldu. Bu nedenle konunun yasal düzenlemeyle 1999 yılından itibaren uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde hukuki birçok sorun çıkabilir." 'Savcılığa verilsin' Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK) Başkanı Selami Şengül, eğer son tebliğ doğru ise daha önce vergi iadesi yapıp Hazine'yi zarara uğrattıkları için ilgililer hakkında soruşturma açılması gerektiğini savunarak şunları söyledi:
w Geçici 39'uncu madde (GVK) 1997 ve 1998'de yürürlüktedir. 1997'de böyle bir tebliğ olmadığı için vergi iadesi yapılmıştır. Eğer, son tebliğ kanuna uygunsa, önceki yıl haksız iade yapılmıştır. Kanunu uygulamakta olan Maliye Bakanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğü ve diğer ilgili kurumlar, yapılan iadeyle Hazine'yi zarara uğratmışlardır. İade tutarı Hazine zararına eşit olduğuna göre, aynı hükmün varlığına rağmen, ilgililer, bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Siyasi partiler hakkında soruşturma açılmalı ve savcılıklar takibata geçmelidir. Burada ihracata haksız vergi iadesi verilmesinden farklı bir durum söz konusu değildir.
Konunun ikinci yönü ise tebliğin yanlışlığıdır. Çıkarılan tebliğ ya da Maliye Bakanlığı'nca yapılacak hiçbir düzenleme, vergileme veya vergi dışı bırakma sonucunu veremez. Maliye Bakanlığı'nın söz konusu kanunu yorumlama yetkisi yoktur. Vergi kanunla konur veya kaldırılır. Eğer, tebliğde söz edildiği gibi arındırma oranına tekabül eden kısım vergiden müstesna ise, Geçici 39'uncu maddede de aynı ifade var. Gelir Vergisi Kanunu madde 94'te müstesna kazançlardan ne oranda tevkifat yapılacağı gösterilmiştir. Madde 94'te böyle bir oran ve konu mevcut değildir. Öyleyse, haksız vergileme söz konusudur.
w Bu durumda, kanunla verilmemiş bir yetkiyi kullanan Maliye tebliği iptal edilmelidir.
w İptal edildiğinde de, kanuna aykırı tebliğ nedeniyle bakan başta olmak üzere ilgililer görevi kötüye kullanmak, yetki tecavüzünde bulunmak nedeniyle yine soruşturulmalı, haklarında dava yoluna gidilmelidir. (Radikal)
|