|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Bir kalender meşrepABD'de cenazeler dahil pek çok yerde resital veren arpist Şirin Pancaroğlu, Türkiye'de güzelliğiyle ilgi çekti. Sanatçı, 'Ajda Pekkan Devlet Sanatçılığı'nı çoktan hak etti, onu eleştirmek yanlış' diyor YEŞİM ERGİN
İSTANBUL - Arpist Şirin Pancaroğlu. İki ülkede ikamet ediyor... Hem Türkiye'de hem de Amerika'da yaşıyor. Çeşitli orkestralarda arp çalıyor. Alışılagelmiş klasik müzik sanatçılarına pek benzemiyor. Açık sözlü, konuşkan bir insan, hatta samimi. Türkiye'deki sanat dünyasını yakından takip ediyor. Özellikle pop müzik kliplerini severek izlediğini söylüyor. Amerika'da sahne çalışmalarının dışında da müzik yapıyor. Süpermarketlerde, kiliselerde, ama en önemlisi cenazelerde sanatını icra ediyor.
Şirin Pancaroğlu Türkiye'ye konser vermek üzere geldi. Bugün Akbank Oda Orkestrası'nda çalacak olan müzisyen, Avrupa ve Amerika'da müzik çevrelerince takdir ediliyor. Türkiye'de ise yeteneği kadar güzelliğiyle de tanınıyor.
Arp gerçekten çok gösterişli bir enstrüman. Siz de güzel bir kadınsınız. Sahnede aranızda bir rekabet yaşanıyor mu?
Bir gün bir konsere altın arple çıkmıştım. Bu enstrümanların altın olanları çok değerli kabul edilir. Sahnedeyken seyircilerin enstrüman karşısında hayretler içinde enstrümana baktıklarını gördüm. Benim için çok zor bir konser oldu. Bir daha o enstrümanı kullanmadım. Çünkü bana yakışmıyordu. Daha sonra kendime uygun başka bir enstrüman buldum ve onu bıraktım.
Anlaşılan seyirci sizi dinlemek kadar seyretmeyi de seviyor...
Evet, bazen göze mi kulağa mı hitap ettiğimi şaşırıyorum.
18 yıldan beri yurtdışındasınız. ABD'de içinde bulunduğunuz ortam şüphesiz Türkiye'den farklıdır. Burada şimdi Devlet Sanatçılığı tartışmaları var örneğin...
Türkiye'deki müzik tartışmaları izlenmeyecek gibi değil. Internet'ten
her gün yeni bir haber çıkmış mı acaba diye bakıyorum. Devlet sanatçısı,
gerçek sanatçı, gerçek olmayan sanatçı, bir krizidir gidiyor. Bunlar çok komik.
Gerçek sanatçı olduğunu iddia eden
bazı kişiler çıkıyor ve diyor ki, 'Ajda Pekkan bu unvanı hak etmedi'. Ben buna katılmıyorum. Bir kere Ajda Pekkan çok çalışmış bir kadın. Türkiye'de pek çok insan onun plaklarıyla pop müziği sevdi. Devlet ona ödül verir vermez, bunu tartışmak bize düşmez, ama Ajda Pekkan sanatçıdır. Bu galiba müzik ahlakımızın yeterince oturmamasından kaynaklanıyor. Türkiye'de insanları 'sanatçı mı' 'değil mi' diye eleştirenlerin psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum.
Siz devlet sanatçısı olmak ister miydiniz?
Devlet Sanatçılığı kavramına karşıyım ama bu devletin bileceği bir şey... Devletin kanatları altında olmak, müzisyenlere yarar sağlamaz. Yıllarca orkestralarda çalarsınız ama o kadar. Devlet klasik müziğe bugüne kadar çok güzel şeyler yaptı. Konservatuvarlar açtı. Ama Van'a opera açmanın manası yok. Çünkü Van'daki insanların operaya ihtiyacı
yok, eminim arzu da etmiyorlardır. Olsa olsa bir müzik kulübü kurulabilir.
Haklısınız, peki siz arp çalmayı ne zaman arzulamıştınız?
Aslında pek arzulamamaştım. Bu
bir zorunluluktu. İlkokuldan sonra konservatuvara girdim. Bana 'Arp çalacaksın' dediler. Kendi tercihim değildi. Arpla aramda organik bir bağ yoktu. Seslere kafayı takmıştım. Zaten zurna da deselerdi çalardım.
Bir çocuğa göre hayli büyük bir enstrüman. Ona hâkim olmak zor olmadı mı?
Tabii. Arp diğer enstrümanlara benzemez. Onu çalarken bütün vücudunuz titreşim halindedir. Arpı bacaklarınızın arasına alır, tüm bedeninizle sararsınız. Tırnaklarınız, parmaklarınız tellere dokunurken, ayaklarınız pedallardadır. Bu çok garip bir duygu. Her tarafım ayrı titriyor. Arpın sesi o kadar kuvvetli değil, yakından çalana bile öyle gelmiyor.
Ama heybetli bir enstrüman.
O heybetli enstrümanla Amerika'da iyi para kazanılıyor mu?
Amerika'da her konuda olduğu gibi müzikte de rekabet var. Orada komplekslere yer yok. Onu çalmam,
bunu yapmam, diye bir şey yok. Çat çat pazarlık yapıp, orkestralarda yer alıyorum. 'Ben konser sanatçısıyım' diye hayıflanmıyorum. Süpermarketlerde bile çalıyorum. Çünkü para kazanmaya mecburum. Türkiye'de bunları yapsam muazzam küçümsenirim.
Arp daha çok dini bir enstrüman olarak bilinir. Amerika'da ölüm döşeğindeki hastalar için arpist çağrılıyor. Sizin hiç böyle deneyiminiz oldu mu?
Evet, bir kez yaptım bunu. Ölmek üzere olan biri için değil, küçük bir çocuğun cenazesinde arp çaldım. Amerika'da bu bir endüstri. Örneğin
200 arpisti olan bir şirket var. Ölümcül hastalara hizmet veren bu tür şirketleri hastaneler destekliyor. Çünkü arpın
tınısı insanları rahatlatıyor. Tedavi edici etkisi biliniyor ve bu konuda bilimsel araştırmalar yapılıyor.
Cenaze deneyiminizi anlatır mısınız? Bir ölünün arkasından çalmak nasıl bir duygu?
Ölen çocuğu tanımıyordum. Yine de çok etkilendim. 400 kişi bir araya gelmişti. Kilisedeydim. Ellerim
buz kesti, vücudumdan terler boşandı. Ağlayan insanlar da cabası. Performansımda bir aksaklık yoktu,
gayet güzel çalıyordum ama içim içimi yiyordu. Bir de ölünün yakınlarından
biri 'Keşke gömülürken de çalsaydınız' deyince düşüp bayılacaktım. Bir yıl sonra ölen çocuğun halasının, babamın çok yakın bir arkadaşı olduğunu öğrendim. Dünya ne kadar da küçüktü...
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|