|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Suskunluk sarmalı ve sonuçları Seçimlere üç aydan az bir zaman kala kararsız seçmen oranının hâlâ yüzde 30'larda dolaşması çok önemli. Bu büyük kararsız kitlenin vereceği karar Türkiye'yi içinde bulunduğu siyasal bunalımdan çıkarıp huzura kavuşturabilir. Ya da, tam tersine, sonu bilinmeyen bir maceraya sürükleyebilir. Zaten önümüzdeki seçimlerin halka sunduğu temel seçenek bu iki kelimeyle özetleniyor: Huzur ya da macera.
Bu arada partiler ve ilgililer harıl harıl anketler yaparak kamuoyunun nabzını tutmaya çalışıyorlar. Herkes büyük yarışın çıkış noktasındaki yerini saptamaya çalışıyor. Araştırmalardan gelen verilere göre tutum ve taktik belirliyor.
Kısacası, şu sıralar Türkiye'nin dört bir yanından gelmekte olan araştırma bulgularına büyük önem veriliyor. Peki, acaba bu anketler kamuoyunun eğilimlerini doğru olarak ölçebiliyorlar mı? Yoksa bazı olguları yanlış yansıtarak birilerinin kendilerini kandırmalarına mı neden oluyorlar?
Şöyle de sorabiliriz: Acaba toplumsal bilimcilerin 'Suskunluk Sarmalı' adını verdikleri şey etkisini göstererek bulguları saptırıyor mu?
* * *
'Suskunluk Sarmalı' Alman kamuoyu bilimcisi Elisabeth Noelle-Neumann'ın bulduğu bir olgu. (Bu konudaki kitabı dilimize çevrildi.) Noelle-Neumann insanların toplumsal onaya ve kabule çok önem verdikleri, yalnız kalmaktan, çevrelerince dışlanmaktan korktukları psikolojik gerçeğinden yola çıkıyor ve diyor ki: Eğer bir fikir toplum içinde rağbet görmeye başlıyor, bir başkası ise rağbetten düşüyorsa, ilginç şeyler olur. Yükselen fikri savunanlar daha yüksek sesle ve cesaretle konuşurlar. Buna karşılık gerileyen fikrin savunucuları seslerini kısıp susmak zorunda kalırlar. Cesaretlerini kaybederler. Konuşurlarsa toplumun tepkisini çekmekten, dışlanmaktan çekinirler... Sonunda, geri çekilmekte olan fikrin gerçekte olduğundan daha az taraftarı varmış gibi görünebilir. Çünkü onlar suskunluk sarmalına kapılıp susmayı yeğ tutar duruma düşmüşlerdir.
Noelle-Neumann'a göre, kamuoyu araştırmaları suskunluk sarmalı nedeniyle bazı siyasi görüşlerin gerçek gücünü ölçemez, onları olduğundan zayıf yansıtır. Buna karşılık, moda ya da rağbette olan bazı görüşlerin anketlerdeki yansıması gerçekten fazla olur. Çünkü bazı insanlar, doğru olmadığı halde, bu görüşe inanıyorlarmış gibi görünmeyi tercih edebilirler.
İşin aslı seçim sandığında ortaya çıkar.
Şimdi geliyoruz kritik sorulara: Acaba şu anda Türkiye'de 'Suskunluk Sarmalı' yürürlükte midir? Yani, insanlar bazı görüşleri yansıtmaya çekindikleri, toplumsal olarak dışlanmaya uğramak istemedikleri için anketçilere çarpıtılmış cevaplar veriyorlar mı? Veriyorlarsa kimin oyları aslında olduğundan düşük görünüyor olabilir? Fazilet Partisi'nin mi? Hangi fikirler yükseliş halinde? Kimin oyları olduğundan yüksek görünebilir?
Tabii, madalyonun bir de öbür yanı var: Suskunluk Sarmalı bazı insanların gerçek fikirlerini saklamaları sonucunu doğurabiliyor, doğru. Ancak, dile getirilmeyen fikirler ve uzayıp giden suskunluk, bir süre sonra insanların fikir değiştirmeleri sonucunu da doğurabiliyor. Kimileri kaybedecekler arasında olmaktansa, son anda da olsa kazanacakların yanına geçmeyi seçebiliyorlar.
Kazananın yanında olma içgüdüsüne İngilizce, 'Bandwagon' etkisi deniliyor. Türkçeye 'mızıkanın peşine takılma etkisi' diye çevirebiliriz. Partilerin ve liderlerinin hangi havalardan çalacakları şu aşamada onun için önemli.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|