|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
ZAPÇININ SEYİR DEFTERİ zapci@radikal.com.tr 'Turnike' ve 'Çarkıfelek' programlarındaki mükafat miktarlarının artmasıyla beraber telefon trafiğindeki sıkışıklık, tahmin ediyorum hepinizin malumu. Bendeniz mütemadiyen telefonun başında telefon çevirmekle meşgulüm, lakin kanalları düşürememem bir tarafa, anneannem normal mükâleme teşebbüslerinin bile akim kaldığını ifade ediyor. Bendeniz naçizane, her iki programımızı da kanallar arasında zaplamaktan bir nevi başım dönerek ve büyük bir hayranlıkla seyrediyorum. Her ikisi için de üstadlar üstadı diyebileceğim, büyük takdimciler Sayın Güner Ümit ile Sayın Mehmet Ali Erbil'in bu hayranlığımda muazzam payları mevcut. Geçen akşam, Sayın Erbil, programa Çorum'dan iştirak eden bir misafirle aynı şiveden konuşmaya başlayınca hem gülmekten karnıma ağrılar girdiğini, hem de Mehmet Bey'in kalenderliği, gönül indirmekteki ustalığı karşısında gözlerimin yaşardığını ifade etmeden geçemeyeceğim. Naçiz kanaatimce, bazı misafirlerin de gayret edip Sayın Erbil'in şivesiyle konuşmayı öğrenmeleri icap ediyor. Belki hoş bir sürpriz olur Sayın Erbil için. Takdimcilerimizin müspet hususiyetleri esasında anlatılmakla bitecek gibi değil. Mesela, 'Turnike' programında da Sayın Ümit ile ekibinin hatırşinaslığı bendenizi muazzam bir tesir altında bırakıyor. Son seyrettiğim müsabakada, suallerden biri Uğur Mumcu'nun doğum tarihi olarak tespit edilmişti. Suale geçmeden evvel, Mumcu'nun resimleri, cenazesindeki kalabalık, paramparça olmuş arabasının görüntüleri bol bol gösterildi ve stüdyo misafirleri de, eksik olmasınlar, bir işaret almış gibi aynı anda ayağa fırlayıp uzun uzun alkışladılar. Sonra, ne güzel, güle oynaya müsabakaya devam edildi. Hatta sualin hemen arkasından beyefendi müsabıklardan birinin, 'Turnike'nin o emsalsiz melodisiyle bir dans edişi vardı ki görmelere sezavardı. Bu müstesna hatırşinaslığın da sebep olduğu dolu dolu bir atmosferde cereyan eden programın nihayetine doğru, büyük mükâfat için telefon eden bir iştirakçi Sayın Ümit'ten yardım istediler. Güner Bey de haklı olarak, "Biraz çığlık atın da reytingimiz yükselsin," diye mukabele ettiler. Lakin tahmin ediyorum, iştirakçi hanımefendinin çıkardıkları ses pek tatminkâr bulunmadı ki Güner Bey, "Böyle çığlık olmaz, insanlar lavaboda kustuğunuzu falan zannedecekler" diye ikaz etmek mecburiyetini hissettiler. Zaten arzu edilen çığlık da ikazı müteakiben hemen vuku buldu. Çığlıklar dindikten ve mükâfatlar yerini bulduktan epey sonra anneanneme, "Uğur Mumcu nasıl yazılar yazardı?" diye sual ettiğimi hatırlıyorum. "Üzerinden çok zaman geçti evladım," diye mukabele etti anneannem kederle, "Tek tek hatırlamıyorum. Ama insanlar çığlık atmak mecburiyetinde kalmasın istiyordu galiba."
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|