|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Skor levhası Yazın bir ara, Sn. Çakıcı ve kasetleri gündemi işgal etmeden önce,
bir kara lensliler-pembe gözlüklüler tartışması vardı. Ne oldu o? Kim kazandı? Tartışma devam ediyor ve bana sorarsanız (iflah olmaz bir pembe gözlük taşıyıcısı olduğumu da bu arada gözden çıkartmayarak), durum bol gollü bir beraberlik. Biz Türkiye batmaz dedik, haklı çıktık. Kara lensliler, 'Bu işin sonu durgunluk' dediler, haklı çıktılar. Onlar, 'İhracat duracak' dediler, haklı çıktılar. Biz, 'İthalat daha çabuk daralır' dedik, eşitliği sağladık. Hatta, kara gözlüklüler pozisyon avantajıyla öndeler bile denebilir. Çünkü, eğer bu reel faizler üç vakit daha devam ederse, hep beraber cenaze namazına buyuracağız. Bu olasılık zaten hep senaryolarda vardı. Faizlerin düşmesi için Türkiye'ye yabancı sermaye girmesi lazım. Pembe gözlüklülere sorarsanız, Türkiye'deki akıl almaz reel faizler, sıcak parayı hızla geri getirecek. Kara lenslilere göre ise Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durgunluk ve politik belirsizlik içinde, sisteme zırnık para girmez.
Aslında, bahis ocak ayının ilk haftası sonuçlanıyor gibiydi. Zaferi koklamıştım. İlk hafta Türkiye'ye 2 milyar dolardan fazla döviz girdi. Bir iki hafta daha, iki üç milyar dolar daha, faizler tırak diye düşecek, tüketim canlanacak, ekonomi az enflasyonlu tarafından köşeyi dönecekti. Tabii, o kadar şansımız olsaydı AT vatandaşı doğardık. Brezilya, ümitleri dinamitledi. Şimdi, sıcak para gerçekten dönecek mi, eğer dönmezse ne olur sorusunu yeniden sormak lazım. Cevaplar hâlâ müphem. Brezilya, portföy yatırımcısının gelişmekte olan piyasa riski alma şevkini ne boyutta kıracak, buna cevap aramak lazım ki, bu dünyanın en zor sorusu. 1997'den bu yana yatırımcı psikolojisi patalojik semptomlar göstermeye başladı, her an değişiyor. Bir yanda, gelişmekte olan ülkelerde yükselen getirilerin dayanılmaz cazibesi, öte yanda, bir morotaryumda tüm parayı kaybetme riski...
Bence, sıcak para hâlâ gelebilir. S&P'nin son raporunun tersine, Türkiye'nin riski düşüyor. Cari denge fazla veriyor, bütçe açığı ve enflasyon düşüyor, TCMB rezervleri hâlâ 21 milyar dolar düzeyinde. Asya ülkeleri bu şartlar altında yabancı sermaye cezbetmeye başladılar bile. Bakınız: Kore. Sn. S&P, bizim mabadımıza bir tekme daha oturturken, Kore'yi triple B, yani kurumsal yatırıma şayan statüsüne sokuyor. Birçok Uzakdoğu Asya ülkesinde, yerel para birimleri dolara karşı değer kazanmaya başladı. Faizleri aşağı çekiyor merkez bankaları. Yani, para hâlâ gelişmekte olan ülkelere geliyor. Doğru, bizim riskimiz bu sözü geçen ülkelerden fazla. Enflasyon geri dönebilir. Etrafımızda savaşlar oluyor, politika biraz limoni. Ama, bu riskleri telafi edecek boyutta da reel getiri var bu piyasada. Alın Ekim 1999 vadeli bonoları, dolar bazında en az yüzde 40 getiriyi cebinize koyun. Yaz ayları yaklaşıp, devalüsyon riski iyice düştükçe, bu getiriler ağız sulandırmaya başlayacak.
Bu kadarı iyi hoş. Hatta, belki aranızdan bazılarını ikna ettim bile. Milyarlarınızı İsviçre'den çekip Türkiye'ye getireceksiniz. Ama, maalesef tüm yabancı yatırımcılara ulaşma şansım az. Farz edin ki, bu finans şaheseri yazımı okuma şansı bulamadılar ve gelmediler. O zaman ne olacak? Heh heh, o zaman bayağı eğleneceğiz. İyice içinizi karatmak için pazar günü sıcak para gelmezse ne olur sorusuna cevap arayacağım. Başlığı şimdiden vereyim. 'NÜKLEER KIŞ'.....
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|