Eşi bulunmaz bir eş Tam da skandallar kulvarında İşçi Partisi'nin ardında ataklarla Muhafazakâr Parti'ye nal toplattığını düşünmeye başlamıştık ki, muhalefetteki 'Tory'lerin Avrupa Parlamentosu temsilcilerinden Tom Spencer partisinin kötü şöhretini yitirmeye asla niyeti olmadığını en mükemmel şekilde kanıtlayıverdi. 35 yıldır siyasetle iştigal eden
50 yaşındaki üç çocuklu aile babası Spencer, önceki salı Strasbourg dönüşü Heathrow Havalimanı'nda bir karışıklığa maruz kaldığı için gümrüğe takılan bavulunda eşcinsel porno video ve dergileri, az miktarda haşhaş ve kokain, bir de neyin nesi olduğu özenle gizli tutulan 'zevk aleti' bulununca adeta baltasını taşa indirdi. Gerisi, çorap söküğü. Britanya'nın şeffaf ve örnek politikacı kisvesiyle tanıdığı Spencer'in eşcinsel olduğunu ilan ve partisinden istifa etmesi, dahası çantasından çıkan porno kasetlerde başrol oynayan Cole Tucker adlı pehlivanın hem altı aylık yatak arkadaşı, hem de HIV virüsü taşıyıcısı olduğunun öğrenilmesi. Ama çorabın söküğü sonunda öyle bir noktaya dayandı ki, skandalın diğer tüm detayları, gün ışığına çıkan o gerçek yanında gölgede kaldı. Spencer'ın 19 yıllık eşi Liz, kızgın bir boşanma açıklaması beklenirken "Ortada büyütülecek bir şey yok, ben kocamın cinsel tercihlerini taa evlenmeden önce biliyordum. Onu erkeklerden kıskanmıyorum, iyi günlerinde olduğu gibi bu kötü gününde de yanındayım" diyor, hatta ara sıra kendinin bile kaçamaklar yaptığını, ama kocasının aksine ve sıkıcı gözükme pahasına 'hetero' takıldığını itiraf ediyordu. İşte böyle. Onda dokuzu kızlarına damızlık gözüyle bakan aristokrat ailelerden yetişme 'Tory' eşleri, sürdükleri gösterişli hayatları ve 'mebus karısı' sıfatlarını korumak uğruna her tür skandalda, özellikle de metresli seks skandallarında sadakatle kocalarının yanında durmasıyla tanınır. Anlaşılacağı üzere, Bayan Spencer de köklü geleneği bozmadı. Üstelik, artık türünün en ilginç örneği olarak anılma pahasına. Alan ve satan bu kadar razıyken, Heathrow'daki gümrük memurları son derece mutlu bir çiftin huzurunu bozdukları için vicdan azabı çekiyor mudur acaba?Patatesin dört günü Birkaç yıl önce İngiliz mizah dergisi 'Viz!'de bizim mesir macunu şenliklerini 'ti'ye alan bir yazıya rastlamıştım. Kaleme alan, basmaya değer bulan ve okuyup kahkaha atanlar, şimdi açıp da bir taraflarına gülsün. Bugün, İngiltere'de Ulusal Patates Günleri başlıyor. Taa pazartesi akşamına kadar da sürecek. Warwickshire Dukalığı'ndaki Ryton Organic Gardens'da yapılacak kutlamaların programında yok yok. Patates konulu konferans ve yarışmalar, milenyum öncesi yepyeni patates mönülerinin tanıtılacağı mutfak seansları, hatta yüz küsur cins patatesin yer alacağı bir sergi! Kim gidecek demeyin, elime ulaşan basın bülteni geçen yılki kutlamalara 2000'i aşkın 'patates meraklısı'nın akın ettiğini, bu yıl en iyimser tahminle 3000 ziyaretçi beklendiğini yazıyor. Mizah yazarlarımıza önemle duyurulur. Domuzlar uçmaya başlarsa... Yanlış anlaşılmasın, buraların başbakanı Blair asla basın özgürlüğüne karşı değil. Bilakis, her fırsatta Fleet Street'in en büyük destekçisi ve hamisi olmak istediğini tekrarlıyor. Yakın çevresine sorarsanız, söz konusu sevgi karşılığında basından beklediği de hiç öyle atla deve değil. Yani, mümkünse fazlasıyla, bütün gazetelerin yalnızca iktidarını yüceltip kabinesini işe yarar gösterecek şeylerden bahsetmesi! Vakti zamanlarında Churchill ve Thatcher'a bile boyun eğmemiş Fleet Sreet'in sırf canı öyle istedi diye Blair'in papağanına dönüşmeyeceğini eklemekse, bilmem gerekli mi? Ama demokrasiyle monarşinin kucaklaştığı topraklarda en azından başbakanın çareleri tükenmiş görünmüyor. Çarelerin kesinlikle 'son' sayılmayacak sonuncusu, Blair'in akıl hocalarıyla kafa kafaya vererek Downing Street 10 Numara bünyesinde oluşturduğu Stratejik İletişim Ünitesi. Blair, kabinesindekilere gazetecilerin tuzak dolu sorularını nasıl suya sabuna dokunmaz sözcüklerle yanıtlayacakları, kamera karşısında nasıl daha kendinden emin duracakları ve benzeri 'ince' ayrıntıları öğretecek bu ünite sayesinde, bükemediği elini öper gibi yapacağı gizli düşmanını çaktırmadan yere itip önünde diz çöktürmeyi umuyor. Plan tıkır tıkır işlerse kulakları ve gözleri büyülenecek gazeteciler, artık iktidarın ne skandallarından, ne de kötü icraatlarından, sadece ve sadece gerçek zannedilmesi yeğlenen masallarından bahsedecek. İngiliz'in deyişiyle, ancak domuzlar kanatlanıp uçmaya başlarsa!
|