|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
21. yüzyılda demokrasiyi tartışmak ismet.berkan@radikal.com.tr Biraz, '32 kısım tekmili birden' gibi olacak ama bugün de size Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile önceki gün yaptığımız yemekli sohbetten söz edeceğim. Çünkü görünen o ki, Cumhurbaşkanı'nın birkaç haftadan beri dozunu artırarak vermekte olduğu mesaj çok önemli.
Cumhurbaşkanı, Radikal'le yaptığı görüşmede daha önce üstü kapalı ya da imalı biçimde dile getirdiği pek çok şeyi artık adını koyarak söyledi.
Cumhurbaşkanı açıkça söylüyor: Refah Partisi'nin iktidara gelmesi ve o dönemin uygulamaları, Türkiye'de ciddi bir darbe tehlikesini ortaya çıkardı. İşte o dönemde, askerlerin hassasiyetlerini anayasal zeminlerde ifade etmeleri, yani konuyu Milli Güvenlik Kurulu'na getirmeleri sağlandı.
Bakın cümle aynen şöyleydi: "Bunlar, ülkenin güvenliği ile çok sıkı ilgili olan ve rejime karşı fevkalade hassasiyeti bulunan, geçen 40 sene içinde bu hassasiyetlerin hangi şekilde tezahür ettiği bilinen Türkiye'de, muhtıraya veya darbeye dönüşse daha mı iyi olurdu?"
Cumhurbaşkanı bunu açıkça söylemiyor ama anlattıklarından yola çıkarak mantık yürütünce 28 Şubat'tan bir süre önce Türkiye gırtlağına kadar krizin içine gömülmüş durumdaydı.
28 Şubat tarihli MGK, içine girilmiş olan ve artık bir 'vakıa' yani olgu haline gelen krizden 'sivil' çıkış arayışıydı.
Darbe olmamış, yerine 28 Şubat olmuştu. Bu yüzden, 28 Şubat'ın uyulması gereken bazı kuralları vardı. Bu kurallara uyulmazsa, ya da '28 Şubat'ın rövanşını alıyoruz' denilirse, yeniden aynı duruma gelinecekti.
Cumhurbaşkanı'nın söylediklerinin mealinden ve yaşanan olaylardan yola çıkarak 28 Şubat'ın kısa vadede iki temel hedefinin olduğunu söyleyebiliriz:
1. Refahyol hükümetinin iktidardan uzaklaştırılması.
2. Refah Partisi ya da onun temsil ettiği anlayışın bir daha iktidara gelmemesinin sağlanması.
Birinci hedef bilindiği gibi 1997'nin Haziran ayında gerçekleşti.
Ya ikinci hedef?
Refah Partisi, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in deyimiyle, "28 Şubat'ın mahkeme tarafından onaylanması" anlamında kapatıldı. Yerine Fazilet Partisi kuruldu. Ve yine Cumhurbaşkanı'na göre Fazilet'in "Bir görünen kısmı var, bir de görünmeyen." Yani Demirel, sistemle uzlaşma çabasındaki Fazilet'in gizli bir gündemi olduğunu, gerçek fikirlerini gizlediğini düşünüyor. Bunlar Demirel'in kişisel fikirleri mi, yoksa devletin zirvesinde paylaşılan fikirler mi? Bence ikincisi.
Dönelim ikinci hedefe... Yani 'Refah Partisi ya da onun temsil ettiği anlayışın bir daha iktidara gelmemesinin sağlanması' hedefine...
Eğer devletin zirvesine göre Fazilet, 'Refah'ın temsil ettiği anlayış'ın partisiyse, bu partinin iktidara gelmesi, Türkiye'yi yeniden 28 Şubat öncesi durumla karşı karşıya getirebilir.
Cumhurbaşkanı'nın deyimiyle 'darbe ya da muhtıra'yla karşı karşıya kalabiliriz yani.
Çünkü akıllardan geçen ama korkudan söylenmeyen bir şey var: İkinci sefer her şey 28 Şubat gibi olmayabilir.
İşte o yüzden Cumhurbaşkanı, '19 Nisan sabahı' endişesi taşıyor, işte o yüzden, bu 'vakıa'lardan hareketle şimdiden uyulması gereken bazı sınırlamaları hatırlatıyor.
Yani Demirel, 28 Şubat öncesi üstlendiği rolü şimdi 18 Nisan seçimi öncesinde de aynen yerine getiriyor. Radikal'e söylediği sözleri ve onun değişik versiyonlarını seçim gününe kadar daha çok duyacağız.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, önceki günkü sohbetimizin sonunda bizimle vedalaşırken bir ara döndü, "Türkiye" dedi, "21. yüzyıla demokrasi ve cumhuriyet meşalesiyle girmeli. Türkiye, 21. yüzyıla rejiminin niteliklerini ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü tartışarak girmemeli. Demokrasiden de vazgeçilemez, Atatürk'ün kurduğu laik demokratik cumhuriyetten de."
Evet, demokrasi... 21. yüzyılda Türkiye'de demokrasinin 'korunmasını' değil, onu geliştirmenin yollarını konuşabilmeliyiz.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|