|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Peçete israfının ozona etkileri ihakki@radikal.com.tr Şirinevler'den başka hiçbir yerde şubesi bulunmayan
ve bu sebeple taklitlerinden ısrarla sakınılması gereken Kanatçı Haydar Usta'da ben hiç kanat yemedim.
Açıkçası yemek gibi bir niyetim de söz konusu değildir.
Bu, İ. Hakkı'nın tavuk milleti ve onun müştemilatına olan alerjisinden mütevellit olup Haydar Usta'nın şahsiyetiyle hiçbir alakası yoktur.
Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Madem taklitlerinden ısrarla sakınmamız gerekmektedir, öyleyse niye bizatihi Haydar Usta başka yerde de şube açmaktan imtina etmektedir?
Yoksa şube kasalarının başına oturtacak mutemet bir kişi mi bulamamaktadır?
Şüphesiz böyle bir kaygı taşımakta haklıdır.
Zira zaman öyle değişti ki, artık kardeşini kasa başına oturtsan, o bile paraları ucundan köşesinden tırtıklamakta, dolayısıyla Haydar Usta 'İtoğlusu, acaba bugün kaç kuruş aşırdı?' diye düşünüp uyanık kâbus görmekten rahat bir uyku uyuyamamaktadır.
Hem zaten kardeşlerine güvenip kaç şube açacaksın? Çok çok dokuz kardeşin vardır. Onların da en az üçü kızdır.
Eh, açıkçası bunlara da güvenmemek için sağlam sebepler vardır.
Öyle ya! Kocalarının "Bak, abin zengin oldu, bize bi kapik koklatmadı. Hem o dükkânı nasıl yaptı? Senin hissene düşen zeytin ağaçlarından beşini kendi sınırına kattı... Tırtıkla da biz de sebeplenelim" diye karılarını fıştıklaması mümkündür.
Peki, ben bu konuya neden el attım? Maksadım Haydar Usta'yı paranoyak yapıp uykusuz bırakmak mıdır?
Hayır. Benim bunu yapmama lüzum yoktur. Zira o şüphe geni Haydar Usta ve şürekasının zaten genlerinde vardır.
Sadece patlayacak zayıf bir nokta aramaktadır.
İ. Hakkı asıl olarak fast-foodlardaki mutemet şahıs arızalarından rahatsız olmaktadır.
Niye? Çünkü geçen gün chickenburger yerken şöyle bir olaya şahit olmuştur.
Tezgâhtar verimi artırıp daha çok müşteriye hizmet vereceğim telaşına girerek işletme kârının düşmesine sebep olmuştur.
Nasıl? O hızla servis yaparken verdiği peçeteye dikkat etmemiş, İ. Hakkı'nın önüne sadece bir peçete koyacağına tam iki düzine bırakmıştır.
Sen hızlı olacağım diye her müşteriye iki düzine peçete verirsen, vaktiyle babamın baş parmağını diliyle ıslatıp kitap sahifelerini tek tek açması gibi, peçeteleri tek tek ayıklamazsan bu müessese zarar eder.
Bir paketten yüz müşteriye servis imkânı varken, sadece beş kişi istifade etti, diyelim. Bu durumda günlük zarar milyarlara çıkar.
Sadece orda mı bu israf? Keşke o kadarla kalsaydı. Dikkat ettim, tepsiye konulan antetli kâğıtlarda da aynı israf vardı.
Hadi müessesenin zararı bizi niye gerdi, diye sorduk. Ama ya, o kâğıtlar için kesilen ağaçlar.
Tezgâhtarlar yüzünden her gün beş misli daha fazla ağaç kesilmiyor mu? Dolayısıyla ozon deliği giderek büyümüyor mu?
Öyleyse buradan çıkan sonuç şudur: Fast-food tezgâhtarlarının mühim bir kısmı dünyaya zarar vermektedir.
Neyse, adaletin temeline bugün bir taş daha koydum da rahatladım.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|