Çifte ihale haftası Yarın yapılacak Hazine ihalesinin ardından bono faizleri yüzde 118-120'lere gerileyebilir. Olası satışların ise faizi yüzde 125-128'lere çıkarma ihtimali zayıf SANCAR TOMRUK
İSTANBUL - Geçen hafta bono faizleri önceki haftalara göre daha sıkışıktı. Pazartesi açılışında 9 Şubat vadeli bononun faizinin yüzde 125'lerden yüzde 121'e düşmesine rağmen haftanın geri kalanı TL gecelik faizlerinin seyrine bağlı olarak yüzde 122 ile yüzde 125.5 arasında geçti. Hafta boyunca ihale olmaması da, faizlerin belirgin bir hareket içerisine girmemesine neden oldu. Merkez Bankası'nın (TCMB) hafta boyunca döviz piyasasına satış yönünde müdahale etmesi TL faizlerinin sıkışacağına dair endişe yaratırken, buna karşılık IMF ve bankacılık reformuyla ilgili olumlu görüşler bu endişeleri kısmen yatıştırdı. Cuma sabahı bankacılık reformunun Meclis'te görüşülememesi üzerine gelen satışlar ise faizleri en çok yüzde 125.5'e kadar yükseltebildi. Dövizde yaşanan talebin nedeni büyük oranda O/N TL ya da repo piyasasında para satan yabancı yatırımcılardan kaynaklandı. Bunu faizin mevcut seviyelerinin bu yatırımcılar için sepet devalüasyona karşı yeterince kârlı olmamasından dolayı geçici olarak dövizlerini alıp piyasadan çıkışlarına bağlayabiliriz. Merkez para verebilir IMF ile şu anki hükümetin çeşitli hedefler üzerinde anlaşmış olması pozitif bir olgu. Ancak raporun detayına girildiğinde, IMF'nin daha önce de belirtmiş olduğu parasal yardım kriterlerinden daha farklı ve yeni hedefler konulmuş değil. Piyasalara moral aşılamış olması açısından ise olumlu bakılabilir. Net İç Varlıklar'daki genişleme öngörüsünün yorumu ise iki turlu yapılabilir. Birincisi seçimlerden hemen önce piyasadan çıkabilecek yaklaşık 2 milyar dolar karşılığı yapılacak bir genişleme. İkincisi seçimlerden önce durup dururken TCMB'nin piyasaya bu miktarda likidite enjekte etmesi. Hangisinin gerçekleşeceğini tabii ki zaman gösterecek, ancak piyasanın şu anki algılaması TL faizlerinin seçimlerden önce, TCMB'nin piyasaya vereceği paralarla gevşeyeceği yönünde.
Disponibilite yükümlülüğüne dair ortalıkta dolaşan haberler ise cuma günü Merkez Bankası'nın açıklamasıyla son buldu. Bu değişikliğin önceden beklendiği gibi piyasadaki TL miktarında kısa vadede bir bollaşmaya yol açmayacağı kesinleşmiş oldu. Bu hafta ne olacak? Yarın Hazine'nin 15 Mart 2000 ve 18 Ağustos 1999 vadeli iki adet ihalesi mevcut. Satış tutarı toplam 650-800 trilyon lira arasında. Hazine'nin aynı gün itfası da 775 trilyon. Burada enteresan olan konu aynı anda iki ihaleye birden girilmesi. Şimdiki görüntüye göre 18 Ağustos vadesine olacak talep 15 Mart'a kıyasla daha fazla olacak. Faiz seviyeleri de 18 Ağustos için yüzde 120-122, 15 Mart için yüzde 124-126 gibi görünüyor. Ancak burada Hazine'nin vereceği karar yüzde 120 ile altı aylık borçlanma mı, yoksa 3-4 puan fazlasıyla bir yıldan uzun borçlanma mı, yapmak isteyeceği.
İhale sonrası için güzel senaryo Hazine'nin satışın çoğunu 18 Ağustos'ta gerçekleştirmesi. Kötümser senaryo ise satışın çoğunun giden talebin 18 Ağustos'a göre daha az olmasına rağmen 15 Mart'ta gerçekleşmesi (ki bunun için de faiz seviyesinin bizim tahminlerimizin üzerine çıkması gerekmekte.) 18 Ağustos vadesine bu hafta O/N piyasasından döviz alıp çıkan yabancı yatırımcılardan bir miktar talep gelmesi mümkün görünmekte. Bu da döviz piyasasının geçen hafta olduğu gibi alıcılı değil satıcılı olabileceği anlamına gelmekte. TL faizlerinin ise yine aynı seviyelerde seyretmesi hatta maaş dönüşleriyle bir miktar daha gevşemesi beklenebilir. İhalede beklenmedik bir durum oluşmazsa, faizlerin önümüzdeki hafta gevşemeye devam etmesi mümkün görünüyor. 9 Şubat vadeli bononun şimdilik yüzde 121'e, daha sonra da aynı şartlar geçerli ise (TL'nin şıkışmadığı varsayımıyla) yüzde 117.5-118'e inmesi beklenmeli. Olası satışların ise piyasayı yüzde 125-128'in üzerine çıkarma ihtimali zayıf.
|