|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
145H Crouch Hill Londra'ya gelip de semtimden geçmiş, yüzünü tekrar ya da ilk kez göstermiş tüm dostlarım biliyor. Öyleyse henüz gelmemiş, susuzluktan ziyade 1456 deniz mili ötesine hasreti gideren bir Efes Pilsen'imi içmemiş olanları da haberdar etmek gerek. Sırtınızı benim Crouch End Broadway'deki saat kulesine verir, tabak misali şehrin ender tepelerinden Crouch Hill'e doğru ilerlerseniz, yokuş başlarken kendinizi tam arasında durmak zorunda hissedeceğiniz iki yapıdan Victoria Dönemi'ne ait, ucubeleştirilmeksizin modernize edilmiş olanın mor kapısında The World yazar. Öteki ise taşa dantel mimarisiyle al gözüm seyreyle dedirten, bugün Tanrı'nın ancak üçte birlik kısmına ev sahipliği yaptığı, nicedir geri kalan kısmında gece gündüz başka tanrıların cirit attığı Dördüncü George Dönemi'nden kalma, aynen korunmuş kilise binasıdır. Kapısını çalacağınız, elbette The World olacaktır. Hem koskoca camlar ardında gözlerinizi kilisenin büyülü güzelliğine doyurmak, hem de Efes dahil düzineyle dünya birasından merakımızın çektiğini tatmak için. Kulaklardan eksik olmayan Josephine Baker ve Astrud Gilberto'yla Gwyneth Paltrow'un Külkedisi ikizi, kâinatın yaptığı işten en fazla haz alan garson kızı Melanie de cabası. Beraberinizde sohbete dalacak bir dost varsa, ne âlâ. Ama yalnızsanız da gönül rahatlığı, hatta anonim metropol insanının gururuyla yalnızsınızdır o sımsıcak mekânda. Kimse dönüp bakmaz, yalnızlığınıza kulp takmaz.
Hem dem lanetliğiyle Bob Dylan bile uğrar ara sıra. İlle bahşişi de esirgeyeceği Melanie'nin gülümseyişini karşılıksız bırakıp homurdana homurdana duble ve ekstra koyu 'ristretto'sunu ısmarlar, içine cebinden çıkarttığı konyağı katar, önündeki deftere habire kimbilir kaçıncı dönüş albümünün notlarını yazar, canı sıkılınca kalkar, tavşan çevikliğiyle yolun karşısına geçip kilise binasının 145H numaralı kapısını çalar. Yaşlı kurt Dylan'ın bu saatten sonra Tanrı'yla ne işi olacak? Esas amacı, gün kararınca vitrajlarıyla yola rengârenk gölgeler saçan binanın üçte ikisine hâkim The Church Studios'ta kâh gitarı, kâh armonikasına konmuş ilham perisiyle oynaşmaktır.
On yıl önce Crouch End'in yerlisi Dave Stewart tarafından kurulan he Church Studios, The World'e uğradığım zamanlarda şahit olabildiğim kadarıyla, bugüne dek 145H numaralı kapısından içeri Dylan'ın yanı sıra The Cure'ları, Jon Bon Jovi'leri, Erasure'ları, Manic Street Preachers'ları, Nick Vave'leri, Texas'ları buyur etti. Melanie ise Dylan'dan başka herkesi eriten okyanus mavisi gözleriyle Chrissie Hynde'ları, Pet Shop Boys'ları, Supergrass'ları, Billy Bragg'ları ve Sinead O'Connor'ları gördüğüne yeminler ediyor. Ama geçen cumartesi akşamüzeri, yalnızca ikimiz değil The World'ü dolduran herkes, 1991'den beri kimsenin göremediği bir tablonun, Stewart'ın eski aşkı ve Eurythmics'deki ortağı Annie Lennox'u stüdyosunun kapısında karşılayıp yanaklarına birer hoş geldin öpücüğü kondurduğu anın tanıkları olduk. Ölene dek konuşmama yeminini çoktan bozduklarından, yepyeni bir Eurythmics albümü hazırladıklarından ve sekiz yıldan sonra ilk kez yarın akşamki Brits töreninde aynı sahneyi paylaşıp birer hayat boyu başarı ödülü alacaklarından haberdardık haberdar olmasına da, onları milyonlardan dört gün önce yan yana görünce gözlerimize inanamadık. Ne dersiniz, oybirliğiyle kendimizi dünyanın en iyi kafesinin en şanslı müşterileri ilan etmekte haksız mıydık?
Crouch End'e uğrar da 8 Avenue Hall'un zilinden cevap alamazsanız, mutlaka ikinci adresimdeyimdir, beklerim. Ama n'olur, beraberinizde biraz da memleket dedikodusu getirin.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|