Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
Radikal-online... Radikal-online  - Yazarlar 15 Şubat 1999
Detayları için lütfen tıklayınız...
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Radikal Cumartesi
Abone Olun (e-mail)    

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan


Tarihten bir sayfa

Birinci Dünya Savaşı sonrası yılları. Fransa'nın toplam kamu borcu inanılmaz boyutlara yükselmiş: 1920 sonunda milli gelirin yüzde 295'i kadar. Bunun üçte ikisi iç borç. Fransa, bu tarihten itibaren bütçesini düzeltiyor; bir kaynağa göre 1921'den itibaren, bir diğerine göre de 1924'ten itibaren faiz dışı fazla veriyor. 1925'e gelindiğinde ise toplam bütçe açığı kapanıyor.
Bütçedeki iyileşme iç borcun milli gelire oranını düşürüyor: 1925'te yüzde 170. Ancak, enflasyondaki patlamaya paralel olarak frankın hızla değer kaybetmesi, bu sefer dış borcun milli gelir içindeki payını yükseltiyor: 1920'de yüzde 96'dan 1925'te yüzde 124'e çıkıyor. Sonuçta toplam kamu borcu aynı düzeyde kalıyor (devalüasyon önerilerini bir de Fransa'nın bu deneyimi ışığında tartışmak gerek).
Enflasyonda patlamadan kasıt şu: 1926'da bir ara aylık enflasyon yüzde 13'e kadar sıçrıyor. Peki, neden? Bütçedeki iyileşmeye karşın, çok yüksek düzeylerde iç borç ve düşük vade, beraberinde finansman sorununu da gündeme getiriyor. İç borçlanmanın sürdürülmesi gerekiyor diğer bir deyişle. Sürdürülemediği takdirde, Fransız Merkez Bankası'na başvurmaktan başka çaresi yok Fransız Hazinesi'nin. O kadar yüksek borcun merkez bankası kaynakları ile finanse edilmesi durumunda ise enflasyonun patlayacağı açık.
Gerçekten de böyle oluyor. 1920 sonunda iç borcun bu kadar yükselmesinin bir nedeni de Almanya'nın ödeyeceği savaş tazminatına güvenilerek yapılan yüksek harcamalar. 1922 ortasında Almanya'nın bunu ödemeyeceği belli oluyor. 1923'te Fransa Ruhr Bölgesi'ni işgal ediyor; başarısız oluyor. Böylelikle finansman sorunları başlıyor. Bunu aşmak için ek iç borçlanmaya gidilmeye çalışılıyor. Başarısız olunuyor. Merkez bankası kaynaklarına başvuruluyor.
Bundan sonrası (bizim açımızdan) daha ilginç. Mayıs 1924'te seçimler var. Seçim kampanyalarında finansman sorununu çözmek için çeşitli öneriler ortaya atılıyor. Gayrimenkul vergisi, ellerinde iç borç senetleri tutanlara daha yüksek vergi, vergi kaçaklarının en aza indirilmesi ve benzerleri. Bu öneriler üzerinde şiddetli tartışmalar oluyor. Önerilerin bir kısmı, Fransız Hazinesi'nin iç piyasalardan borçlanamama sorununu daha da şiddetlendiriyor. Sonuçta daha fazla para basılıyor.
Bu dönem, siyasi açıdan da son derece çalkantılı bir dönem. 1922 başı ile 1926 ortası arasındaki dönemde on bir kez hükümet değişiyor. Bu değişikliğin altı tanesi bu dönemin son on beş ayında oluyor.
Bütçe fazlasına rağmen, güven bunalımı nedeniyle iç borçlanma senetlerine olan talebin son derece azalması, Fransız hükümetlerini para basmaya itiyor. Bu güven bunalımını daha da artırıyor. Sorunlar daha da ağırlaşıyor. Ağırlaşan sorunların çözümü için ortaya atılan kimi öneriler işleri iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor.
1926 ortasında kurulan yeni hükümetin aldığı önlemler, hazinenin tekrar iç piyasalardan borçlanabilmesini sağlıyor. Bu önlemlerin ayrıntısı bir tarafa, özünde hepsi piyasaların tekrar güvenini kazanmaya yönelik önlemler. İç borçlanmanın sürdürülebilmesi ile monetizasyon bitiyor; enflasyon düşüyor ve frank değer kazanmaya başlıyor.
Benim için kıssadan hisseler şunlar: Bir, kamu açıklarının kapatılması ile bütün dertler bitmiyor. İki, piyasalarla anlaşmadan 'parlak' çözümler mümkün değil.
Not: Fransa'nın bu deneyimi üzerine ilginç yazılar var. Mesela, Keynes bu konuda Fransız Maliye Bakanı'na açık bir mektup yazıyor (Essays in Persuasion adlı eserinin ikinci kısmının üçüncü konusu). Ben bu yazıda, A. Prati'nin, Journal of Monetary Economics'te (191 yılı, 27. cilt, sayfa 213-239) yayımlanan 'Poincare'nin İstikrar Programı' adlı çalışmasından yararlandım.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön Bu konuya ait haber listesi
TARTIŞMA

Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN

ANKET

İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN



Ziyaret emek için lütfen tıklayın
Radikal-online... Milli Piyango ve Loto Sonuçları | Borsa Özel | Seri İlanlar | Adres Bankası | ICQ Kulübü |
Anket Sonuçları | Sohbet Odası | Elektronik Kartpostallar | Yardım Sayfası | VE DİĞERLERİ...

Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye