|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
John Le Carre İstanbul'da ismet.berkan@radikal.com.tr Sizi bilmem ama benim favori romancılarımın en önde geleni John Le Carre'dir. Pek çok kişi Le Carre'yi, 'casus romanı yazarı' diye adlandırarak küçümseme eğiliminde olsa bile, İngiliz yazarın dünyanın saygın edebiyat çevrelerinde hatırı sayılır bir yeri vardır.
Le Carre, onun gerçek soyadı değil, gerçek soyadı Cornwalis. John Le Carre, iyi, hatta üstün bir eğitim aldıktan sonra sınıfının pek çok temsilcisi gibi İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı.
İlk görev yeri Almanya'ydı. Federal Almanya yeni yeni kuruluyordu, başkent olarak Bonn kasabası seçilmişti. Bonn'daki işine trenle gidip gelirken gizli gizli defterlere edebiyat denemeleri yapıyordu Le Carre. İlk romanı 'Call for the Dead' yayımlandığında hâlâ Dışişleri Bakanlığı'nda çalışıyordu, takma isim kullanmasının nedeni bu.
Kendi anlatımına göre bir gün bir diplomat arkadaşı dehşet içinde onu aradı ve birlikte Berlin'e gittiler. Doğu Almanya, duvarın inşaatına başlamıştı. O an aklına bir roman fikri geldi. 'Soğuktan Gelen Casus' böyle doğdu işte. Bu romanın ve filminin elde ettiği büyük ün, onun geçimini yazar olarak sürdürebileceği anlamına geliyordu, bakanlıktan istifa etti.
Berlin duvarı yıkıldığında Alman Der Spiegel dergisi ondan casus romanlarının geleceğine ilişkin bir yazı istedi. Le Carre, bu yazısında, duvarın yıkılmasının önemli olmadığını belirtti ve şöyle
dedi: "Romancı geçmişte malzemesini nereden buluyorduysa yine oradan bulacaktır."
Le Carre'ye göre illa bu konulara ilgi gösterilecekse, uyuşturucu kaçakçıları, kara para tacirleri vs. konularla ilgilenilebilirdi.
Le Carre'nin son romanı 'Single&Single' daha geçen hafta piyasaya çıktı. Daha önceki romanlarında olduğu gibi yutar gibi okudum. Le Carre'nin her zamanki konusu yine romanın ana hâkimi: İhanet, sadakat...
Le Carre, bu romanın yazma çalışmaları sırasında İstanbul'a
da gelmişti. O dönem,Le Carre'nin Susurluk'u roman olarak yazabileceği gazetelere kadar yansımıştı.
Evet, Le Carre'nin son romanı büyük ölçüde Türkiye'de geçiyor. Ama Susurluk'tan değil Rus-Gürcü mafyasından, kara para aklama operasyonlarından, Türkiye'de kurulu paravan şirketlerden vs. söz ediyor.
Rusya-Gürcistan-Türkiye-İsviçre-İngiltere beşgeninde gelişen olaylar, kara para aklamada uzmanlaşmış bir İngiliz hukuk bürosu (Single&Single), bu büronun ikinci 'Single'ı olan Oliver'in babasına ihaneti, Rus mafya şefi Yevgeni ve kardeşi, Yevgeni'nin kızı Zoya'nın ihaneti, Zoya'nın kocası acımasız katil ve KGB eskisi Alix Hoban'ın
karısına ve Yevgeni'ye ihaneti...
Romanın tamamını anlatacak değilim. Ya da Le Carre'nin Türkiye izlenimlerinin romana yansımasındaki bazı olgusal yanlışları.
Ama esas önemlisi, Türkiye'nin Le Carre gibi dünya çapında bir romancı tarafından ne şekilde görüldüğü... Mafyanın cirit attığı, yerel polis ve yöneticilerin kolaylıkla satın alınabildikleri, kara para aklama cennetine dönüşmüş bir ülke... Kuzey Kıbrıs'ta kumarhane sahibi kara paracılar. Türkiye'den gösterilen resmi düzeydeki işbirliği... Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığındaki yeri.
İşte bu, Türkiye'nin giderek yaygınlık kazanmakta olan yeni uluslararası şöhreti.
Üstelik, Türkiye'nin bu halinden söz eden ilk roman da değil Le Carre'nin romanı. Daha önce birkaç hafta boyunca The New York Times'ın çok satan kitaplar listesinde kalmayı başaran bir başka romanda, 'The Numbered Account'ta da, dünyanın en büyük kara para aklayıcısı olarak bir Türk'ün adı veriliyordu.
Gerçeğin böyle olup olmadığının bir önemi yok. Önemli olan, Türkiye'nin nasıl algılandığı, nasıl görüldüğü. Yani imajı. Kaldı ki, resmi ağızlardan 70'i aşkın 'bomba gibi' kara para dosyasının takip edilmekte olduğunun açıklandığı Türkiye'nin kara para sicili hiç de temiz değil.
Sizce imajı böyle olan bir ülkeyi hak ediyor muyuz?
İmajımızı düzeltmek için işe olan biteni düzeltmekle başlamamız gerekmiyor mu?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|