|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Birim işgücü maliyeti Finansal Forum gazetesinin cumartesi günü yayımlanan sayısında yer alan bir habere göre, Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) yaptığı bir değerlendirme Ekonomik ve Sosyal Konsey Toplantısı'nda hararetli tartışmalara neden olmuş. OECD tarafından hazırlanan rakamlara dayanılarak yapılan değerlendirmede birim işgücü maliyetlerindeki artışın rekabet gücümüz üzerindeki etkisi irdeleniyor. Rakamlara bakılırsa yüzde 8'lik birim işgücü maliyetindeki artışla Türkiye 1998 yılının rekortmeni durumunda. Söz konusu maliyet artışının rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkilediği yorumu işveren temsilcilerinden destek bulurken, işçi sendikalarının itirazıyla karşılaşılmış.
OECD tarafından her ülke için ayrı ayrı hazırlanan 1990 yılı bazlı endekse göre ülkemizde birim işgücü maliyeti yüzde 8 artarak 84.8'den 91.6 seviyesine yükselmiş. Evet bir yıl öncesine göre birim maliyetler yüzde 8 artmış, fakat 1990 yılına göre yüzde 9.4 oranındaki azalışı da inkâr etmek mümkün değil. İşçi kesimi temsilcileri itiraz etmekte haklı ama işveren temsilcileri ve DPT'nin değerlendirmesi oldukça mantıklı. OECD tarafından hazırlanan endekslerde de herhangi bir hesaplama hatası olduğunu sanmıyoruz. Zaten sorun da buradan kaynaklanıyor: Doğal olarak taraflar haklı olduklarına inandıkları konuları savunuyorlar, fakat bu örnekteki gibi durumlarda uzlaşma noktasına gelemiyorlar. Sonuçta ortaya çıkan uzlaşmazlık hem kendilerine, hem de Türkiye ekonomisine zarar veriyor.
Her ay memurlara yapılan toplam maaş ödemelerinin dolar cinsinden seyrine baktığımızda yine benzer durumu tespit ediyoruz. 1990 yılından 1994 yılı başına kadar dolar cinsinden aylık maaş ödemeleri, artış trendinde olmuş ve 1.1 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. 1994 kriziyle söz konusu tutar 450 milyon dolar düzeyine geriledikten sonra tekrar artış trendine girerek 1999 yılı ocak ayında 1.1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ancak memur sayısındaki artış dikkate alındığında bugünkü maaşın işçi ücretlerinde olduğu gibi 1990 yılındaki düzeyin biraz altında kaldığı gözlendi.
Bugün talep daralmasına bağlı global kriz, Doğu Asya ülkelerinde birim işgücü maliyetlerindeki yüksek düzeyli gerileme tüm ekonomileri önemli ölçüde etkiledi; yapısal sorunları çözmek hem zorlaştı, hem de rekabet gücünü kazanmak için ödenmesi gerekli maliyet çok arttı. Konuya bu açıdan baktığımızda birim işgücü maliyetindeki yüzde 8'lik artış her gelen günün dünü aratacağına işaret ediyor.
Dürüst çalışan sanayicinin fedakârlık edebileceği bir kâr marji kalmadı. Ürün maliyetleri piyasadak fiyatı aşıyorsa ya üretimi durdurup işçi çıkarmak ya da ayakta kalabilmek için maliyetlerini aşağı çekmekten başka alternatifi kalmıyor. Birim işgücü maliyetlerinin arttığı bir ortamda ise ikinci ihtimal imkânsız hale geliyor. Rekabet gücünün azaldığı bugünkü ortamda yabancı sermaye ilgisindeki yetersizlik nedeniyle yükselen reel faizler sorunu iyice çözümsüz kılıyor. Konunun daha dramatik boyutlara ulaşması istenmiyorsa, tarafların en kısa sürede bir uzlaşmaya varması gerekiyor.
Evet ücretler hep fedakârlık yapan taraf olmaktan bunaldı. Fakat gerek devlet, gerekse işverenin de fedakârlık yapabileceği bir şeyi kalmadı.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|