|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Gözden düşen eşe gözyaşı Yönetmen Chris Columbus'u şöhrete ulaştıran 'Evde Tek Başına', 'Bebek Bakıcısının Maceraları', 'Müthiş Dadı, Müthiş Baba', 'Dokuz Ay' gibi Amerikan kolej mizahına dayanan yapımları akla getirince 'Omuz Omuza'nın da aynı kulvarda yer alan bir film olduğunu zannetmiştik. Oscar adaylığı açıklanmış, fragmanları bir iki ay öncesinden sinemalarımızda gösterilmeye başlanmıştı. Hakkında fazla şey okumadığımız film, gördüğümüz kadarıyla Julia Roberts ve Susan Sarandon'un tatlı rekabetle çekiştikleri hafif bir aile komedisine benziyordu. Derken, SİYAD'ın geçen ay gerçekleştirilen ödül gecesinde hangi filmi göstereceğimizi düşünürken, Atilla Dorsay, Warner Bros'un 'Omuz Omuza'yı vermeyi kabul ettiğini söyledi ve ekledi: "Ama haberiniz olsun, film komedi değil, drammış." Sonuçta ilk kez SİYAD gecesinde seyirci karşısına çıkan 'Omuz Omuza' salondakilerin en az yarısını ağlamaktan 'mahvetti', öyle böyle değil, fena halde mendil tüketimine yol açtı!
Anlayacağınız, üste para verip ağlamak isteyenler için ideal bir film yapmış Columbus. Öykü genel hatlarıyla şöyle: Bir adam, sona eren evliliğinden olma iki çocuğu ve genç sevgilisiyle birlikte yaşamaktadır. Genç sevgiliyi canlandıran Julia Roberts, kendisiyle didişen çocukların gönlünü hoş tutmaya çalışırken, gerçek anne Susan Sarandon da doğal kıskançlık duygularıyla hareket etmekte, yerine geçen kadının işini zorlaştırmaktadır. Adam iki kadının ilişkilerini uygarlık ölçüleri içinde tutmaya çabalarken, çocuklar da annelerini ne kadar çok sevdiklerini anlamamıza neden olacak davranışlar gösterirler. Susan Sarandon'un ölümcül hastalığa yakalandığının anlaşılması ise zincirlerinden boşanmış duygu seline yol açar. Dram türünün belli başlı ilke ve klişelerini herhangi bir yaratıcılık kaygısı gütmeden, düz anlatımla kullanan Columbus, duygularla oynamayı iyi bildiğini kanıtlıyor, açık söylemek gerekirse. Dramatik yapıyı, 'ayrılan çift ve çocukları' gibi alışılmış tema üzerinden ve günlük yaşam ilişkilerinden hareketle kuruyor, meselenin püf noktası 'olağanüstü durum'u tam zamanında karşımıza çıkarıyor. Öleceğini bilen bir kadının çocuklarıyla ilişkisi, hele de dağılmış aile söz konusuysa, kimin göz pınarlarını harekete geçirmez ki? Bu andan itibaren filmin bütün karakterleri sınav vermeye başlıyorlar ve özellikle de daha genç, daha güzel, daha sağlıklı genç rakibe bu sınavdan alnının akıyla çıkmak için ter dökmeye başlıyor. Çözüm, zor durumda olana omuz vermek... Herkes bu formülde anlaşıyor.
Ed Harris'in senaryo gereği fazla varlık gösteremediği filmin ağır topları Julia Roberts ve Susan Sarandon, ileride sık sık birlikte anılmalarına yol açacak bileşimi tutturmuşlar, kamera karşısında birbirlerini fazla 'ezmeden' markalarını yarıştırmışlar. Çocuklar da oldukça iyi. Gereğinden fazla hızlı ve yavaş olmayan, gerçek yaşamın akışına uygun sayılabilecek bir temponun tutturulduğu, sonu baştan pek belli olmayan bir film 'Omuz Omuza'. Ağlama tozu niyetine.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|