|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Soğuk demirin sıcak düşleriSelma Gürbüz, Apel Sanat Galerisi'nde üç boyutlu bir gölge oyunu sahneliyor. Sanatçının yarı-insan yarı-hayvan figürlü demir heykelleri ve desenleri, izleyiciye fantastik, gerçeküstü bir atmosfer sunuyor BUKET ÖKTÜLMÜŞ
İSTANBUL - Tanımsız insan-hayvanlarıyla fantastik bir âlem kuran Selma Gürbüz, 'gölge figür' olarak adlandırdığı siyah demir dekupaj heykellerle bir hayal yolculuğuna çıkarıyor izleyeni. Bu âlemin satirik ruhunu ise Osmanlı, Orta Asya ve Uzakdoğu minyatürleri, mitoslar, masallar ve halk resimlerine borçlu olduğunu gizlemiyor.
İngiltere Exeter College of Art and Design'da başladığı sanat eğitimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde tamamlayan Selma Gürbüz'ün desen ve heykellerini sunduğu sergi, Apel Sanat Galerisi'nde açıldı: 'Karaname'.
"Siyah demir, dekupaj, yarı-insan, yarı hayvan formlar daha önce Paris Centre George Pompidou'da hazırlamış olduğum gölge oyununun üç boyutlu bir hale dönüşüp galeri mekânında sahnelenişi" diyen sanatçı, bu heykellerin etrafında dönülmesini öneriyor. Çünkü ancak o zaman: "açıların değiştiğini, soyut çizgilerin oluştuğunu ve gölgeleriyle ikilendiğini görürsünüz."
Gürbüz, hepimizin malumu gölge oyununu perdeden kopararak Galeri Apel'in büyülü mekânında bir oyun kuruyor adeta. Bu oyunda asılabilir formu olan heykellerin duvara düşen gölgesiyle zeminde yükselenlerin yere düşen gölgesi buluşuyor. Gölgelerle iç içe geçen heykellerse mekâna bazen ürkütücü, bazen de gerçeküstü bir hava veriyor.
Anatomileri ile insan uzun kuyruklu kediler, boynuzlu geyikler, heybetli aslanlar ve testere gagalı horozların birleşip ayrılmalarının oyunun bir parçası olduğunu belirten Gürbüz, bu figürlerin oluşturduğu sessiz masala 'Karaname' adını yakıştırmış.
Gürbüz, "Sonuçta bu sahneye koyuş aynı zamanda benim masal dilimdir" diyor. Gerçek olmayan, şaşırtıcı olaylarla dolu bu dili kurarken de kendini tümüyle özgür hissediyor. Geçmiş ve bugünün karıştığı bu dünyanın figürleriyse destan çağındaki mitosları çağrıştırıyor.
Galerinin alt katında yer alan desen yazıda Gürbüz, fantastik dünyasının kapısını aralıyor sanki: "O gün ışığın nereden geldiğini anlamak mümkün değildi. Gölgeler yok olmuştu ve şimdi gördüğüm her şey iki boyutlu halde karşımda duruyordu. Hayırdır inşallah dedim, adımımı attım, sanki bir perde düştü önümde ama içine girebilecek gibi değildi. Geriye çekildim boşlukta hissettim kendimi ve izlemeye başladım. Ansızın çok iyi bildiğim kedi-insanlar çıktı karşıma.
Onlar her türden cambazlığı bilirler ve kolayca istedikleri şekillere girebilirler, kışkırtıcı birer oyunbazdırlar."
Ders verme, ahlak hocalığı yapma, insanlığın büyük meseleleri hakkında kendi kanaatini dile getirme çabası içinde olmadığına dikkati çeken Gürbüz, yalnızca sergilerken değil, üretirken yaptıklarının da eğlenceli bir oyuna dönüştüğünü söyleyerek, "Ciddi bir sanatçı olamadım hiçbir zaman. Projem gerçekleştiğinde ciddileşmeye başlarım ve ne yaptığımı o zaman sorgularım kendi kendime. Ama üretim aşamasında figürümle aramda gidip gelen bir oyundur bütün yaptığım. Bir risktir bu aynı zamanda" diyor. Sanatçının desen ve heykelleri 17 Mart'a kadar Apel Sanat Galerisi'nde görülebilir.
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|