Dikkat! Estetikte tehlike varEstetik giderek büyüyen bir endüstri ama plastik cerrah Dr. Nuri Battal'a göre tehlikelerle dolu. Battal, Türkiye'de binlerce kadın ve erkeğin güzelleşmek için kendini tehlikeye attığını, mezoterapi, saç ektirme gibi popüler yöntemlerin kandırmaca olduğunu söylüyor HIZIR TÜZEL
İSTANBUL - Tıp ilerledikçe, güzellik konusunda da keşifler birbiri ardına insanlığın hizmetine sunuluyor. Belki de insanlar, giderek kaybolan tüm değerlerin üzüntüsü ve hayatın zorluklarıyla uğraşırken yıprattıkları ya da tümüyle yitirdikleri ruh güzelliklerini, hiç olmazsa fiziki güzellikle dengede tutmaya çalışıyor. Ama insanlar güzelleşmek isterken yanlış müdahalelerle çirkinleşebiliyor. Hemen herkesin yakınında bir 'estetik faciası örneği' var. Biçimsiz burunlar, peruktan kötü duran saçlar, solaryumdan yıpranmış tenler... Çünkü 'estetik' ister kadın ister erkek olsun insanın en hassas, en takıntılı noktası...
Konunun uzmanı Op. Dr. Nuri Battal, bilinçsiz ellerle yapılan estetik müdahalelerinin giderek fazlalaştığını ve uzman olmayan doktorların estetik yapmasına hiçbir kanun maddesinin engel olamadığını belirtiyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden sonra ABD'de Nevada Üniversitesi'nde çalışan ve Japonya'da Kagawa Tıp Üniversitesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı'nda ihtisas yapan Op. Dr. Nuri Battal, bu pazar bolluğunda insanların, güzelleşmek isterken bilgisiz ellerde nasıl çirkinleşebileceğini anlattı.'Her cerrah, plastik cerrah değildir' Dr. Battal insanların özellikle estetik yaptıracakları zaman gazete ilanlarına fazla rağbet etmemelerini öneriyor. Gidecekleri estetik uzmanı hakkında bilgi edinmelerini, mutlaka gerçek bir uzmana başvurmaları gerektiğini önemle belirtiyor. "Türkiye'de plastik cerrah sayısı çok az aslında. Ama talep fazla olduğu için doktor arkadaşlarımız buna ucundan da olsa bulaşarak para kazanmak istiyorlar. Kanunlar buna müsait. Örneğin genel cerrah estetik cerrahi de yapıyor. Kendini yavaş yavaş eğitip istediği ameliyatı yapıyor. Genel cerrah ve fizik tedavi veya anestezi uzmanı... Ama hepsi de saç ekiyor. Kendine estetik 'saç uzmanı' diyorlar. Yurtdışında kursa gitmişler. Ben saç ekimine de inanmıyorum. Çünkü başarı oranı çok az." Kendisi de Etiler'de bir estetik merkezi sahibi olan Dr. Battal eğitimsiz 'sözde uzmanlarla' sürekli mücadele ettiklerini de belirtiyor. "Biz hocalarımızla birlikte ve 'Türk Plastik Cerrahi Derneği' olarak bunun mücadelesini veriyoruz. Yadırgatıcı bulacaksınız ama mimarlık gibi alakasız meslek sahipleri bile güzellik merkezi açıyor. Bunlar estetik konusunda birtakım gelişimleri bilinçsizce hastaya uyguluyor. İnsanlar, güzelleşeyim derken, tatsız olaylarla karşılaşılıyor." Mezoterapiye dikkat! Dr. Battal kadınların selülit tedavisinde başvurduğu mezoterapi yöntemine çok dikkat etmeleri gerektiğini de söylüyor. "Mezoterapi deniyor mesela. Bu alternatif tıp yöntemidir. Böyle bir şey çıkardılar. Fazla yağları eritmesi için bazı solüsyonlar vücuda enjekte ediliyor. Santimetrekareye üç-beş tane iğne batırılıyor, delik deşik oluyorsunuz. Bu ilaçlarda toksik maddeler var. Travmatize olan doku şişiyor. Problemli bölgelere iğne batırıyorsunuz ödem oluyor. Hasta çıkıyor selülitlerim dümdüz olmuş diyor. Gergin duruyor tabii ki. 'Verdiğim rejimi yap ve haftaya yine gel' diyor. Şiş inmeden yine iğneyi yapıyor. Böylece orada mikroskopik bir nesne gelişiyor. Bu bilimsel değil. Bu işten milyarlarca para kazanan pratisyen hekimler tanıyorum. Yani oldukça yaygın bir işlem mezoterapi." Dr. Battal, bu sözde uzmanların eski kırık çıkıkçılar gibi halkı kandırdığını, bazı uyduruk tıbbi terimlerle klinikler açtıklarını önemle vurguluyor. "Örneğin Liposhaking. Bu aslında biçimlendirmedir ve gerçekte adı liposaction'dır. Adı değiştirilmiş o kadar. Halkı kandırıyorlar. Ne oldu, teknik gelişti. Eskiden kocaman aletler vardı şimdi küçük iz bırakmayan aletler kullanılıyor. Bu işi yaptıracak olanlar doktorun mutlaka plastik ve dekonstruktif cerrah olmasına dikkat etsin. Eğitimini almamışların bu ameliyatları yapmasına karşıyım. Bunun mücadelesini yapıyoruz ama hukuki yaptırımı yok. Tek çare halkın bilinçlendirilmesi." Solaryum bir yere kadar... Kış aylarında da bronz bir ciltle dolaşmak isteyenlerin rağbet ettiği solaryum merkezlerinde de, aynı sorun dikkat çekiyor. Bilim adamları solaryumun yararlarının zararlarından fazla olduğunu söylese de, Battal'a göre bu yöntemin telafisi mümkün olmayan sakıncaları var. Ünlü estetikçi, bu konuda aşırı bir özen gerektiğini söylüyor. "Ultraviyole ışınları insanları kör edebilecek kadar güçlüdür. Bu ışına maruz kalan beden, hücreleri uyararak vücudu ışından korumak için esmerleşir. Bunun fazlası kansere yol açar. Ayrıca genel vücut direncini düşürür. Yazın çok güneşlenen hemen grip olabilir. Solaryum da böyle. Kolajen liftlerini zayıflatıp yaşlandırıyor. Güneş travması oluyor. Cildinizi yaşlandırıyor. Solaryumda güzel olmak için korkunç bir ultraviyole bombardımanına maruz kalıyorsunuz. Solaryuma gidenler gözlerini korusun ve bir iki dakikadan fazla kalmasın." Bugün bir sanayi haline gelen estetik, tehlikelerle dolu, tabii tedbirini almazsanız.
|