|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Roman gibi mineg@cybercable.fr Roman gibi bir ülkede yaşıyoruz. Kimileri romanın kahramanı, kimileri okuru, kimileri yazarı. Hatta interaktif bir roman Türkiye. Bazen okurlar romana giriyor, kahraman oluyorlar. Bazen kahramanlar, romanın devamını yazıyorlar. Romanımız pek sürükleyici, elden dilden düşmüyor. Üstelik sonu yok. Her an, her gün bir bölüm ekleniyor. Zaten ne kahraman, ne okur, ne de yazarların romanın nasıl biteceğine, içinden çıkılmaz hale gelen düğüm yumağının nasıl çözüleceğine ilişkin bir fikri var. Romanımızda hezeyan ve heyecanlar had safhada, ancak türü belli değil. Bir bakıyorsunuz en adisinden pornografi, bir bakıyorsunuz polisiye. Zaman zaman edebileştiği de oluyor ama, değişmeyen temel öğeleri, içerdiği şiddet ve bilimkurgunun sınırlarını zorlayan dehşet kahramanları. Yani Stephen King otursa ve de yeni korku romanı için yeni kişilikler icat etse, bizim kahramanlar kadar akıl dışısını zor bulur. Zaten böyle bir romanı yazıp oynayan Türk toplumu gibi bir insan topluluğunu, düşleyemez bile. Hayal gücü yetmez adamcağızın. Nasıl düşünebilir ki zavallı King, işsiz güçsüz bir adamın iki çocuk yapacağını, ikinci çocuğun da kız olacağını öğrenince, fındık kadar beynini, cehaletini, yoksulluğunu ve barbarlığını miras bırakacağı bir oğlan doğurmadı diye karısını dövüp karnındaki çocuğu öldüreceğini, hızını alamayıp iki buçuk yaşındaki kızının boğazını keseceğini ve ardından sakin sakin oturup televizyon seyredeceğini? Hangi kültür birikimiyle hayal edebilir ki dehşet romanları yazarı Stephen King, istemediği adamla evlendirilip kaçan genç kızın ağabeyleri tarafından rahmine şişe sokulup memeleri kesilerek infaz edileceğini?
Bozuştuğu metresine polis zoruyla kavuşmak için Boğaz Köprüsü'ne çıkıp, "Onu getirmezseniz kendimi atarım ha!" şantajıyla sorununu çözümleyen akıllıları, azarcı öğretmenine ders olsun diye intihar eden biçare çocukları, kocasına kızıp bebesini boğan anaları, sanıklara işkence yaparak orgazm olan polisleri, kanlı katilleri ulusal kahraman ilan eden bir halkın varlığını hangi mantıklı insanın düş gücü üretebilir ki?
Psikanaliz literatürüne Yunan tragedyalarından girmiş bir deyim var: Katharsis. Aristoteles'in, tiyatroda yoğunlaşan dehşet verici kötü tutkuların seyirci bilincindeki erdemleri çağrıştırıp 'kötüyü göstererek kötülükten arınma' etkisi katharsis, daha sonra Breuer ve Freud tarafından psikanaliz yöntemi olarak kullanıldı. Örneğin Anthony Burgess'in romanı ve Stanley Kubrick'in unutulmaz filmi Otomatik Portakal'da, belki anımsarsınız, baş kahramanın şiddet tutkusu kendisine gündüz gece şiddet sahneleri içeren filmler gösterilerek tedavi edilir. Katharsis üzerine kafa yoran Aristoteles dahil hiçbir bilim adamı, zararlı tutkuların göz önüne serilişinin neden bu tutkulardan arınmayı sağladığını, bugüne değin açıklayamadı.
Türkiye'nin yirmi dört saatlik gündemine ve her gün yinelenen cinayet, intihar, terör ve şiddet olaylarına bakarak, bizim de sürekli bir katharsis tedavisi altında olduğumuz söylenebilir. Ancak değişik bir toplum olduğumuz şuradan belli ki, bunca katharsis seansına karşın hiçbir iyileşme, normalleşme belirtisi yok! Hayatımızın romanındaki şiddet dozu her geçen gün artıyor, ters tepeceğine daha çok dehşet ve terör sayfaları yazıyoruz. Acaba neden?
Yoksa şerbetli miyiz bu aşıya? Şerbetliysek, niye şerbetlendik?
Haddimi bir kez daha aşarak, şerbetimizin kaynağını yarın açıklayacağım.
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|