|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
İdam konusu Türkiye'de sağda yer alan partiler, idam cezasının kalmasından yanadırlar. İslamcıların gerekçeleri dinidir: Kuran'da yeri vardır
çünkü. 'Laik' sağcılar ise halkı gerekçe
gösterir: 'halk da böyle istiyor' diyerek ya da
'kan davası olan bir toplumda idamı kaldıramazsınız' gibi 'sosyolojik' görünüşlü
bir açıklama getirerek. Solun böyle bir
ısrarı olmasa da, idamın kaldırılması
yolunda da bir ısrarı görülmüyor. Onun
için 'var, ama uygulamıyoruz' belirsizliği içinde
işi idare ediyoruz.
Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilmesi söz konusu olduğunda bu konu yıllardır görmediğimiz bir ciddiyetle gündeme geldi ve başta o günlerin Adalet Bakanı, idamın kaldırılmasını inandırıcı bir şekilde savunan kişiler ortaya çıktı. Genel 'fikir adamı' kimlikli insanların böyle şeyleri savunması bu ülkede herhangi bir şeyi etkilemiyor. Etkilemek için yetkili olmak
gerek. O konjanktürde, bir an için, 'belki de kalkar' diyerek bir durum doğdu. En azından, olması beklenecek 'ille de kalsın' korosu oluşmamıştı.
İdamın kaldırılması ciddi bir olaydır. Kaldırılan toplum açısından önemli bir kararın, bir tavır alışın işaretidir. Değindiğim geçici konjonktürde olduğu gibi, pratik bir sonuca erişmek için öbür işler arasında yapılıvermesi' çok da gurur verici bir durum değildir. Değildir ama, bu ülkede, iyi işlerin biraz kazara, biraz tepeden inme olup bitmesine de alışkanlık kesbetmişizdir.
Konjonktür değişmese, olur muydu? Pek sanmıyorum. 'Haydi, kaldıralım' diyenler harekete geçse, 'zinhar kaldırtmayız' korosu da oluşurdu. Nihai çözümü getirmesi gereken parlamentonun böyle konulardaki davranış yetenekleri hakkında yeterince fikrimiz var.
Net karşı çıkış Demirel'den geldi. Bu da,
o cılız tartışmayı durdurmaya yetiyordu.
Diyelim ki parlamento kaldırdı, bu itirazda bulunan Cumhurbaşkanı veto eder, iş uzar ve saire. Zaten kısa sürede konjonktür değişti
ve 'idam' olarak düşünülmeyen, kendi insani çevresi içinde ele alınmayan konu gündemden düşüverdi.
Cumhurbaşkanı "Türkiye henüz buna hazır değildir" derken neyi kastediyordu? Halk mı hazır değil, devlet katı mı hazır değil? Ancak, işe 'halk' temelinde baktığımızda, aslında pek çok ülke buna 'hazır değil'. Thatcher 'referandum yapalım' diyordu. Çünkü çoğunluğun 'idam olsun' diyeceğini kuvvetle tahmin ediyordu. Ama siyasi elit, bu arada kendi partisinin parlamenterleri, referandumu önlediler.
Çünkü demokrasi olan yerde popülizm olmaz. 'Halk dalkavukluğu', demokrasi olmayan yerde ve demokrasi olmadığı için yapılır. Demokrasinin yerine ikame edilir.
Tabii, o konjonktürde kalkmamış, kalkması engellenmiş olması, şimdiki konjonktürde yeni dertler getirecek. Muhafazakâr kesimin göremediği bu: yapımızın özelliklerini
'muhafaza ettikçe', bütün dünyanın yönelmek zorunda olduğu değerler sistemiyle bağdaşmayan bir nesne üretmiş oluyorlar.
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|