|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Japonya'dan sonra sıra AT'de! 1997 yılının ikinci yarısında dünya ekonomisini sarsan Asya krizi sonrasında hep altı ay sonra işlerin normale döneceği nakaratıyla oyalandık. Aradan geçen bir buçuk yıla rağmen talep daralmaya, reel ekonomideki sorunlar domino etkisi ile yayılmaya devam etti. IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar önemli ölçüde itibar kaybettiler. Ön plana çıkan G-7 toplantılarında alınan kararlarla finansal piyasalardaki olası olumsuz eğilimler kontrol altına alınmaya çalışıldı, diğer yandan yapısal çözüme ilişkin uzlaşı arayışları ve pazarlıklar ilgi odağı oldu.
Rusya krizine kadar yaşanan dönemde sık sık tekrarlanan G-7 toplantılarında Japonya üzerinde büyük bir psikolojik baskı oluşturulduğu dikkat çekti: Zira yaşanan krizde Japonların büyük sorumluluğu olduğu, çözüm için de daha aktif olması gereği ısrarla vurgulandı. Japonlar daha fazla ithalat yapmalı, bölge ülkelerine daha çok kredi vermeli, sorunlu durumdaki mali sektörünü düzeltmek için gereken çabayı sergilemeliydi. Sonuçta Japonya ne istendi ise hepsini yerine getirmeye çalıştı, nerede ise açtığı destek paketlerinin sayısını unuttu.
Rusya krizi sonrasında yalnızca Japonya'nın çabalarının yeterli olmayacağı anlaşıldı. ABD bir yandan faiz düşürerek parasal genişlemeye yöneldi, diğer yandan Avrupa Topluluğu üzerindeki baskılarını artırdı. Onlar da ithalatlarını artırmalı, faiz düşürerek parasal genişlemeye gitmek konusunda paylarına düşen çabayı zaman geçirmeden sergilemeliydiler. Yoksa deflasyonist krizin yayılmasını önlemek mümkün olmayabilirdi. Fakat önceleri, Bundesbank ve daha sonra nöbeti devralan Avrupa Merkez Bankası bu sürece direndi, payına düşen fedakârlıktan ısrarla kaçındı. Hem de ABD yanı sıra Avrupalı maliye bakanlarının yoğun baskılarına rağmen!
Muhtemelen bu sonuçta artan global belirsizliğin yanı sıra evdeki hesabın da çarşıya uymaması etkili oldu. Zira Avrupalıların Euro için beklentileri oldukça farklıydı. Evet Euro'nun ABD Doları kadar güçlü, dünya ticaretinde belirleyici rolü olan ve etki alanı genişleyen bir para olmasını istemişlerdi. Euro'nun değer kaybetmesi beklenen, bu sebeple borçlanmak istenilen bir para olmasını tasarlamamışlardı; tam aksine değer kazanan, tasarrufçuların artan oranda ilgi duyduğu bir para olmasını planlamışlardı. Evdeki hesap çarşıya uysa idi Avrupalı bankaların sorunları daha kolay çözülecek, maliye bakanları merkez bankasını paraal genişlemeye zorlamayacak, daha sağlıklı bir parasal genişleme yaşanacaktı...
Şimdi Avrupa Merkez Bankası çok yönlü baskılardan bunalmış durumda. Sergilediği davranış biçimini savunmak konusundaki sıkıntısına bakılırsa belli ki kontrolü kaybetmekten korkuyor. Muz savaşları ile alevlenen çıkar çatışması, Avrupalı maliye bakanlarının borçlarını ödeyemeyecek duruma düşen ülkelere ilişkin çalışması onlar açısından belirsizliği iyice artırıyor. Avrupalı Maliye Bakanları ise artan sorunlar ve ABD baskısı ile Avrupa Merkez Bankası'nın direnci arasında sıkışıp kalmış durumda; orta vadeli sakıncaları hesaba katacak durumda değiller, zira önce acil ihtiyaçları karşılamak zorundalar...
Türkiye açısından Avrupa Merkez Bankası'nın sergilediği direncin kırılması, Kafkas ve Orta Asya petrollerinin ülkemiz üzerinden Batı'ya nakli kadar önemli. Zira Avrupa'da faizlerin gerileyip parasal genişlemenin ivme kazanması, tüketim harcamalarının artması en çok bize yarayacak: Hem daha uygun maliyetlerle borçlanma imkânı artacak, hem de Gümrük Birliği'nin olumlu etkilerinden yararlanma fırsatı bulabileceğiz. Doğal olarak yapısal sorunlarımızın çözümü de kolaylaşmış olacak...
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|