Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
Radikal-online... Radikal-online  - Yorum 12 Mart 1999
Detayları için lütfen tıklayınız...
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi
Abone Olun (e-mail)    

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan


Sosyal demokrasi sancılı

CHP barajı geçemezse, yeni bir partiye yer açılacak. Seçim sonrası kurulacak Meclis'in en çok iki yıl çalışacağı ortada. CHP adını fetiş haline getirmemiş sosyal demokratlara 'gün doğuyor' denebilir
AVNİ ÖZGÜREL
Hepimiz biliyoruz ki, CHP sadece bir parti tabelasından ibaret değil. Bu, partiymiş gibi görünse de aslında devleti kuran iradenin sistemin merkezine koyduğu ana sigortanın adı.
76 yılın bütün siyasi olaylarına bakın. Aktör olarak gördüğümüz herkesin ve her hadisenin CHP'ye nispeti oranında yer, yansıma bulduğunu, kabul ya da reddedildiğini göreceksiniz.
Atatürk cumhurbaşkanı seçildikten sonra parti başkanlığını bırakmak istediği halde CHP yönetiminin karşı çıkışıyla yerinden kıpırdayamadı; (*) Serbest Fırka denemesi CHP'nin karşı çıkışıyla yarıda kesildi; Demokrat Parti CHP'nin mutabakatıyla vücut buldu; 27 Mayıs İsmet İnönü'nün icazetiyle başarıya ulaştı; 21 Mayıs 22 Şubat darbe denemeleri CHP'nin tavır alışıyla idam sehpasında noktalandı. 12 Mart müdahalesi, siyasete Erbakan faktörünün katılması ve ilah.. Hiçbiri 'CHP'ye rağmen' yapılmadı.
Devlet gözden çıkardı
Ama her adımında 'Atatürkçülük ve cumhuriyetçilik adına müşahit' sıfatıyla CHP'nin gözünü üzerinde hisseden devlet, giderek bu durumu içine sindiremez noktaya geldi.
27 Mayıs sonrası MBK'da çıkan kavgaların tamamının CHP'yle ilişkilerden kaynaklandığını, CHP'nin beklentilerine ters subayların ordudan atılıp ülkeden sürüldüğünü herkes unuttuysa da devlet bir kenara yazdı.
Bülent Ecevit'in bu durumu ne oranda hissettiği ve etkilendiği bilinmez ama CHP onun genel başkanlığa gelmesiyle birlikte kendi kendini budama, başkalaşma sürecine girdi.
Kuruluşu parti kadar eski olan Halk Evleri'nden, Kurtuluş Savaşı günlerinin hatırası Ulus Gazetesi'nden kurtuldu CHP önce. İnsanların tasfiyesi her zaman olduğu gibi kolay ve zahmetsiz gerçekleşti. Bugün DSP'nin amblemi olan mavi zemin içindeki güvercinler dahi
12 Eylül'den çok önce 'Karaoğlan' ın kafasındaki mutasavver 'Yeni CHP' için gündeme getirildi, tartışıldı..
Ama yetmedi hiçbiri
Ve devlet bence ilk kez 12 Eylül'de CHP'yi gözden çıkarma noktasına geldiğini açığa vurdu. Diyelim ki, MGK'nın diğerleriyle birlikte onu da kapatma kararı alması, bir dereceye kadar 'kaçınılmazlıkla' izah edilebilirdi. Ama partiye ait İş Bankası hisselerinin Hazine'ye devri, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun ortadan kaldırılması birlikte değerlendirildiğinde, aslında yapılmak istenenin görünenden daha derin bir tasfiye olduğunu gösteriyordu. 12 Eylülcüler birikimlerinin imkân verdiği, ellerinin uzandığı ölçüde kazıdılar geçmişi, geri dönüşü önlemek için kendilerince tedbirler aldılar. Ama ya ihtilali yapmış kadronun güvenliğini sağlayan Anayasa maddelerinden ya da eski siyasilerin önünün tıkanmasından vazgeçmek seçeneğiyle karşı karşıya bırakıldıklarında refleks olarak savunmaya geçtiler ve kurdukları tasfiyeci modelin bozulmasına ses çıkaramadılar.
Bu ortamda Süleyman Demirel'in siyasi yasakların kaldırılması için verdiği mücadele sonucu CHP yeniden sahneye davet edildi. Açık söylemek gerekirse, HP, SODEP, SHP labirentlerinde dolanarak emri vakiye güçleri yettiğince ayak diredi CHP'liler. Lakin bir süre sonra Deniz Baykal öylesine ısrarla eteklerinden çekiştirdi ki, uğradığı zihin parçalanmasını bir kenara atıp çaresiz tekrar ringe çıkmak zorunda kaldı CHP. (**)
CHP'nin işi zor
El'hak, bu son dönemde devletin gözüne girmek için dişiyle tırnağıyla kavga verdi CHP. Kendinden istenen veya istendiğini sandığı her şeyi yaptı, 'kullanılmaya' bile katlandı. İtiş kakış arasında oyunu kurgulayanların hesaplarının çok farklı olduğunu algılayamadı bile. Oysa, ne zaman eli güçlüyken oyunu bitirmek istese, rakiplerine vade tanınmasına bakarak durumu kavrayabilirdi pekala. (***)
Gelinen noktada artık CHP'nin yüzde 10'luk ülke barajını aşıp parlamentoya girmesi zor. Yaklaşık bir sene önce bunu yazdığımızda öfke kusan partililer bile şimdi ümitli değiller.
Seçim sonrasına dönük dört bilinmeyenli denklemde CHP'nin olmadığını anlamak için de kâhin olmaya gerek yok. Hatta devlet açısından CHP'nin barajı geçmesi halinde sıkıntı doğacağı dahi söylenebilir. Bu partiyi ortadan kaldırmak için tekrardan kolları sıvamak, yeni konseptin mutemetlerini gereksiz bazı yarışlara kavgalara sokmak, bunlar yapılırken doğacak boşlukta lüzumsuz oluşumlara göz yummak az iş ve enerji kaybı değil. Oysa CHP'nin çıtayı geçememesi halinde, önümüzdeki yeni dönemde 'kuruculuk' misyonunu ifa edecek yeni parti için kolaylıkla yer açılacak. Parlamento dışında kalmışlık da abartılacak bir sorun değil. Seçimlerin sonrasında kurulacak olan yeni Meclis'in en çok iki sene çalışacağı meydanda.
Şöyle ya da böyle bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından veya Anayasa değişikliğiyle başkanlık sistemine geçilmesi durumunda, herşey yenilenecek. Dolayısıyla CHP ismini ve amblemini fetiş haline getirmemiş olan sosyal demokratlar için 'gün doğuyor' bile denebilir..
(*) Atatürk bu yolda niyetini açığa vurduğunda birçok yazar ve milletvekilinin 'Parti başkanlığını bırakmak ne demek... Hatta bu dahi yetmez, TBMM başkanlığını da bizzat üstlenmeli' diye konuştuğu biliniyor.
(**) Geçen sene, Deniz Baykal'ın bir bakıma devlet adına 'CHP'nin tasfiye memuru' olduğunu yazmış, çok ağır tepkiler almıştım. Oysa niyetim onun akıllı bir kişi olduğunu, bunca siyasi kavgadan geçtikten sonra, bilinçsizce bu kadar hata yapmayacağını vurgulamaktı.
(***) Refahyol denemesi sona erdiğinde, seçim hükümeti kurularak sandığa gidilebilseydi CHP herhalde laik duyarlılığın zirvede olduğu ortamda bugünkü baraj kaygılarının zerresini bile yaşamazdı.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön Bu konuya ait haber listesi

Tanıtım Linkleri
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
  • Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
  • Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
  • En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
  • Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
  • Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
  • Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
  • Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?

Otomobil Kulübü
Sanal Alem Otomobil Kulübü

TARTIŞMA

Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN

ANKET

İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN



Radikal-online... Milli Piyango ve Loto Sonuçları | Borsa Özel | Seri İlanlar | Adres Bankası | ICQ Kulübü |
Anket Sonuçları | Sohbet Odası | Elektronik Kartpostallar | Yardım Sayfası | VE DİĞERLERİ...

Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
Radikal-online | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye