Seçim rant kapısı olduİstanbul'da 1994-1997 arasında günde 78 kaçak bina yapıldı, bu 1998'de de sürdü. Şu an kentte 23 milyonluk nüfusu barındıracak konutun bulunması, kaçakların kâr amaçlı yapıldığını gösteriyor ROŞAN KARAKAŞ
İSTANBUL - Kaçak konutların önlenemeyen yükselişi nedeniyle çarpık kentleşmenin giderek 'kronikleştiği' İstanbul, kaçak 'seçim-kondu' cennetine dönüştü. Seçimlere kısa bir süre kala kaçak yapılaşmada patlama yaşanırken, kaçak binalar için dörtte bir fiyata ikinci el kapı, pencere, kiremit ve kereste satan hurdacılar da bayram ediyor.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi'nin yaptığı bir çalışma, İstanbul'daki kaçak yapılaşmanın ürkütücü boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Uydu fotoğraflarıyla saptanan görüntülere göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde 1994-1997 yılları arasında 85 bin kaçak konut yapıldı. 1998 yılında da bu tablo değişmedi ve kaçak yapılaşma artarak devam etti. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Turgut, kaçak yapıların sayısını belirlemek için uydu fotoğrafları ve Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) rakamlarından yararlandıklarını söyledi.Günde 78 kaçak bina 1994'ün sonlarına doğru çekilen en son uydu fotoğraflarına göre İstanbul'da yapı sayısı yaklaşık 1 milyon 590 bin. Aynı tarihte DİE'nin kayıtlarına göre yasal konut sayısı ise yalnızca 520 bin.
1997 yılına gelindiğinde uydu fotoğraflarına göre yapı sayısı
1 milyon 700 bine ulaşıyor. Ancak 1997 yılı sonu itibarıyla DİE'deki kayıtlı yasal konutlar 530 bin. Yani geçen üç yılda yapılan 110 bin binanın sadece 10 bini yasal.
Toplam yapılar içindeki konut oranı yüzde 85 olduğundan, kaçak konut sayısının 85 bin olduğu ortaya çıkıyor. Bu rakamlara göre, 1994-1997 yılları arasında İstanbul'da her gün 78 kaçak konut inşa edilmiş. Konut enflasyonu Bu rakamların ortaya çıkardığı bir başka gerçek ise İstanbul'da ihtiyaç fazlası konut bulunması. 1997 yılı uydu fotoğraflarıyla saptanan 1 milyon 700 bin yapıdan 1 milyon 445 bini konut. Her binada ortalama 4 daire ve her dairede 4 kişinin yaşadığı düşünüldüğünde ortaya çıkan nüfus 23 milyon 120 bin. Ancak DİE'nin 1997 yılı nüfus sayımlarına göre Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde 8 milyon insan yaşıyor. İstanbul nüfusunun 12 milyon olduğu varsayıldığında bile aradaki fark 10-11 milyon.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Turgut, aynı tablonun 1998 yılında da değişmediğini ve 18 Nisan seçimleri öncesinde İstanbul'daki kaçak yapılaşmanın endişe verici boyutlarda hızlandığını, mevcut kaçak konutların dışında, kaçak katların inşaatında artış görüldüğünü söyledi. Turgut, "Geçtiğimiz aylarda İstanbul'da meydana gelen orman yangınları, aynı zamanda kaçak yapılaşma furyasının da kamuoyuna yansıyan yüzüydü. Yerel yönetimler, seçim dönemlerinde oy kaygısıyla tavizkâr davranıyor ve denetim görevlerini yerine getirmiyorlar" dedi. 'Amaç barınma değil' Turgut, kaçak konutların sadece barınma amaçlı yapılmadığını belirterek, "Aslında İstanbul'da konut ihtiyacı değil, konut fazlası var. Rakamlar kaçak yapıların masum amaçlarla yapılmadığının göstergesi. İstanbul'da çoğu aile, birden fazla eve sahip. Ancak boş konutların yanı sıra yasalara saygı gösterip kaçak yapı yapmayan ve mülk sahibi olmayan büyük kesim de mevcut" diye konuştu. Siyasilere uyarı Turgut, geçen dört yıl boyunca kaçak yapılaşmada düşüş gözlenmediğini de ifade etti. Her seçim öncesi siyasilerin, oy uğruna kaçak yapılaşmaya göz yummasının çıkar çevrelerini cesaretlendirdiğine dikkat çeken Turgut, bu nedenle gerek milletvekili adaylarını, gerekse belediye başkan adaylarını konut fazlası konusunda uyarmayı amaçladıklarını belirtti. 'En kötüsü Erdoğan' Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Afife Batur da, en fazla kaçak yapılaşmanın Recep Tayyip Erdoğan döneminde İSKİ yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle su havzaları kenarında gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Batur, "Erdoğan her zaman ikili oynayan bir kişilikti. Suyumuzu kirletmek pahasına kaçak yapılaşmaya fiili ve onaylı izin verdiler. Bundan büyük kent suçu olamaz" dedi. Batur, seçimler öncesinde tüm İstanbul'da kaçak yapılaşmanın arttığına dikkat çekti.
|