|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Çantaları unutmayın Önümüzdeki hafta akın akın New York'a gelecek Türklere önemli bir uyarı. Modanın m'sinden çantanın ç'sinden anlıyorsunuz, Kate Spade'lerinizi almadan Türkiye'ye dönmeyin. Bu yaz da geçen yazki gibi New York, Paris, İstanbul sokaklarında Kate Spade modası esecek. Kate Spade kim mi?
Aaa-aa! Hâlâ duymadınız mı? Kate Spade son birkaç yıldır moda dünyasının en aranan, en popüler aksesuvar markası. Haute Couture'den anlayan, kendini bilen her kadın, yaza hazırlık programının önemli bir parçası olarak, fahiş fiyatlara satılan bir Kate Spade çantası edinir. Böylece Gwenyth Palthrow, Nicole Kidman ve evet evet, Monica Lewinsky'yle aynı kulübe üye olmuş olursunuz. Bebeğinin geleceğini düşünen sorumluluk sahibi genç bir anneyseniz, gözünüzü kırpmadan, 180 dolara kıyarak Kate Spade marka bebe çantası almalısınız. Böylece yılda 28 milyon kazanan Kate Spade imparatorluğunun büyümesine, yeşermesine sizin de katkınız olur.
(Bendeniz iflah olmaz bir ucuzcu olduğum için, yakın ve uzak gelecekte hiçbir koşul altında bu nadide çantalardan birinden edinmeyi planlayorum.) Biraz da ünlü markanın arkasındaki isim, yani Bayan Kate Spade'den söz edelim. Kate Spade tam bir Amerikan tarzı başarı öyküsü.
Montana'lı bir köylü güzeli olan Kate Spade, 10 yıl önce New York'a taşınarak moda dergilerinde çalışmaya başlamış. 1993 yılında kendi şirketini kurarak geceleri işten kalan vaktinde çanta üretmeye başlamış. Fakat Kate Spade çantalarını podyumların ve moda dünyasının en vazgeçilmez aksesuvarı yapan, bir gece yarısı genç kadının aklına gelen parlak bir buluş olmuş.
İçinde yaşadığımız devrin imaj devri olduğunu anlayan Spade, gece ansızın yatak odasında
kutular içinde ertesi gün mağazalara gönderilmeyi beklenen çantaların etiketlerini sökerek
çantanın dışına dikmiş. Böylece bir marka
doğmuş. Bu arada konusu açılmışken, bayramda New York'u dolduracak Türklere birkaç nasihat.
Balthazar, Barney's, Asia de Cuba, hâlâ 'in.'
Mercer Kitchen ve Soho Grand Oteli'ni zaten benden daha iyi biliyorsunuz. Alışveriş yaparken fazla yorgun düşerseniz, Monica'nın geçenlerde yaptığı gibi Soho Grand'in lobisinde bir kahve içebilirsiniz. Sakın II Tremeli'ye gitmeyin; modası çoktan geçti. Sanat, müze vesaire... Aman her zamanki gibi boşverin. Zaten bir Broadway müzikaline biletiniz var. O yeter. Yemek, içmek ve alışveriş varken kimin içinden gelir müzeye kapanmak bu güzel havalarda. (Ehvah, çok düşman edindim galiba!)Muhafazakârım, doğruyum, yasam... Öcalan'ın yakalanmasını takip eden haftalarda bir gazeteci arkadaşımın evinde yemeğe davetliyim. Masadaki konuklardan biri de ABD'nin önde gelen günlük gazetelerinden birinin yorum sayfasının editörüydü. Türkiye'yle çok ilgili ama az bilgili olduğu için, gece boyunca Öcalan, Kürt sorunu ve Türk iç politikası konuşuldu. Memleket meseleleriyle ilgili yorumlarda,
bu mühim şahsı etkileyebilmek için neredeyse takla atmaktaydım. Muhim şahıs, ayrıca gençlik yıllarından beri iflah olmaz bir muhafazakardı. (ABD'de siyasi kültür sağ-sol, laik-dinci değil, muhafazakâr-liberal ekseni üzerinde yapılanıyor) Cumhuriyetçi Parti'nin sağ kanadından övgüyle söz ediyor, yargıya yalan söylediği için 'affedilemez' dediği Clinton'a ateş püskürüyordu. Bir ara konu, son çıkan kitaplara geldi. Ben de yeni bitirdiğim ve son günlerde hakkında çok söz edilen Wendy Shalit'in 'Alçakgönüllülüğe Dönüş' (Return to Modesty) isimli kitabıyla ilgili atıp tutmaya başladım. 23 yaşındaki fazilet küpü Shalit, iddialı kitabında feminizm ve günümüz kadınlarını eleştirerek, kadınların cinsel devrim nedeniyle ellerindeki tüm avantajları kaybettiği, çağdaş yaşam nedeniyle mutsuzluğa itildiği tezini savunuyor. Bakire olmakla övünen Shalit, bu yüzden kadınların seksten ve özellikle de evlilik öncesi cinsellikten uzak durarak, yüzyıllardır boyunlarında bir zincir gibi taşıdıkları 'Namus'a geri dönmelerini nasihat ediyor. Kitabın ahlakçı tonu ve feminizmin tüm kazanımlarını hiçe sayarak hepimize mutluluk için bekâret kemeri ve ev kadınlığı önermesi, beni çıldırtmıştı. Ev sahibem Sue'ya, "Aman delinin biri. Belli ki 23 yaşında hayatı çok iyi tanıdığını sanan çekinmez bir yaratık" diye anlatıyordum. Yağlı saçlı mühim şahıs, yavaş yavaş yüzünü bana çevirerek, "Wendy benim çok yakınım. Çok iyi arkadaşım" dedi. Eh, şimdi çevir kazı yanmasın bakalım. Ondan sonra gecenin sonuna kadar benimle konuşmadı.
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|