CihannümaDemek Thatcher bile... Uzun sefere çıkmış bir padişah düşünün. Hiç akıllarında olmayan bir şehri kuşatıyor, sonunda alıyorlar; ama bu arada çok da can kaybediyorlar.
Pek sevgili sadrazamının padişahı eleştireceği tutuyor.
- Hünkârım, diyor; yok yere hem zaman, hem de çok adam kaybettik. Fütuhat dönüşüne bıraksaydık, bu şehir kendiliğinden dize gelecekti.
Zaten canı sıkkın olan padişah ÇGötürün!È işaretini veriyor. Yaşlı sadrazam sizlere ömür! Ama padişah da o gece sabaha kadar gözünü kırpmayacaktır; öylesine üzgün...
Sabah yola çıkmak, çıkmadan önce de birini sadrazam ilan etmek lazım. Sefere katılan üç vezirin adını vererek:
- Tez gelsinler, diyor.
- Bütün gece çadırın önündeydiler hünkârım, emrinizi beklerler.
H
Bu hikâye aklıma geldikçe bir tuhaf olurum. Bir kelle yok yere gitmiştir, ama üç kelle emre hazır. Giden padişahın sevgili lalasıydı, daha o akşam... Olsun! Sabaha kadar üç yeni sadrazam adayı, çadırın kapısında ikbal nöbetindedir.
Bu sadrazamlık, ne dayanılmaz cazibedir Yarabbi!
Hocam Şükrü Baban'ın:
- Hiç sadrazamlık teklifi almadığına göre, sen sen ol, teklifi kabul edenleri kınamaya kalkma, dediği buydu işte.
Margaret Thatcher haberini okuyunca hatırladım. Onun eski bir bakanı, George Walden hatıralarını yayımlamış; bugünkü unvanıyla Barones Thatcher'ın Çbaşbakanlıktan ve iktidardan uzak kalmanın acısıyla kendini içkiye verdiğiniÈ yazıyor (Hürriyet, 30 nisan).
Güçlü iradesiyle demir leydi diye ün yapan, savaş ertesinin üst üste üç seçim kazanmış tek İngiliz başbakanı, Falkland Savaşı'nın şanlı galibi; seçim kaybettiğinden değil, kendi grubundan her zamanki sayıda güvenoyu alamadığı için parti başkanlığından da, başbakanlıktan da gözünü kırpmadan istifa eden kocca Thatcher, sen bile öyle mi! Başbakanlıktan uzak kalmanın tesellisini, sen bile içki kadehlerinde aradıktan sonra...
H
Geçmiş... günleri değil, başbakanlarımızı düşünüyorum. Yirmi üç başbakan saydım. İçlerinde iki, üç, dört, hatta beş kere gidip gidip de gelenler var. Ama isim olarak yirmi üç kişi.
Ara devreleri sarsılmadan geçiren İsmet İnönü var. Celal Bayar, kendi partisini kurarak diri kalmış. Fethi Okyar'ı hatırlamıyorum; tek parti devrinin eski başbakanları iktidardan uzaklaştırılınca göze görünmez olurlardı (Refik Saydam, Şükrü Saracoğlu, Recep Peker, Şemsettin Günaltay).
Adnan Menderes'in ÇKendime sâbık başvekil dedirtmeyeceğimÈ inadı, bir anlamda hayatına mal oldu. Suat Hayri Ürgüplü, Nihat Erim, Ferit Melen, Naim Talu, Sadi Irmak, Bülent Ulusu, Yıldırım Akbulut için... başbakanlığı bıraktıktan sonra şunu şunu yaptılar diyebilir misiniz?
Turgut Özal gibi Süleyman Demirel'e de bir üst makamda iş bularak meseleyi hallettik. Elimizde kalanlar Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller...
Bu saygın kişilerle ne yapabiliriz diye düşünüp duruyor, eski başbakanlar için Çonursal uğraşlarÈ hayal ediyordum ki, bu Barones Thatcher haberi beni perişan etti. Anladım ki bu derdin çaresi yoktur.Dil Yâresi l Konu, İstanbul Belediye Başkanlığı'ndaki yolsuzluk iddiası. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, ziyaretine gelen FP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül'e Çetki edebildiğimiz yerlerde müdahale ediyoruz, diyor; ama bizim de etki edemediğimiz, ulaşamadığımız yerler varÈ (Hürriyet, 29 nisan).
Ne demek etki etmek? ÇEtÈ hecesinin her iki kelimenin başında tekrarlanmasından gelen ses kusuru bir yana, gerçekten ne anlamda söylendiğini soruyorum. Tesir etmek'ten mi söz ediliyor; etki etmek, bu deyişin bir tür çevirisi midir? Teslim ÇvermeÈ demek; teslim etmek deyişini yeni dilimize verme etmek diye çevirebilir miyiz?
Buna karşılık etkilemek deriz, ama tesirlemek diye Osmanlıca'sını söylemeye kalkmayız. Kimya terimi etkime var, ama Çtesir etmekÈ anlamında etkimek denmiyor.
Bence doğru olan, Hüsamettin Özkan'ın ÇSözümüzün geçtiği yerlerde müdahale ediyoruz; ama bizim de söz geçiremediğimiz, sesimizi duyuramadığımız yerler varÈ demesiydi.
- Haber spikeri Çİbrahim Tatlıses, ilk peşinat olarak 25 milyar liralık çek vermişÈ diyor (NTV, 27 nisan).
Peşinat'ın ilki, sonu, ortası olur mu? Peşinat zaten, Çalışverişte alınan şeyin tesliminden önce veya teslimi anında ödenen paraÈ anlamına gelmiyor mu?Alıntı l Ülkü Giray: ÇDil bayrak gibi, insanlar arasında birleştirici rol oynayan bir varlıktır. Yazık ki Türkiyemizde o da, sağcılar-solcular diye, eski Türk Dil Kurumu taraftarları-yeni Türk Dil Kurumu taraftarları diye bölücülükte kullanılıyorÈ (Güncel adlı program, 28 nisan, TV 8). Esinti l Malatya bağımsız milletvekilimiz Ahmet Özal ilk beyanatını verdi: ÇDevlet Bahçeli cumhurbaşkanı olmalıdırÈ (Hürriyet, 29 nisan).
Aşağıdaki deyim, veliaht Ahmet Bey'in düştüğüne benzer durumlar için söylenmiştir:
ÇYüz verdik Ali'ye, çemrendi sıçtı halıyaÈ.
|