|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
|
|
Never There ismet.berkan@radikal.com.tr İngilizce başlık için özür dilerim ama ne yapayım, bu bir şarkının adı. 'Hiç Yoksun' diye çevirebilirim. 'Cake' isimli topluluğun 'Prolonging the Magic' isimli albümünden bir şarkı bu.
John McCrea'nın sözlerini yazıp bestelediği bu şarkıyı Türkçeleştirmeye çalıştım:
Kollarının beni sarmasına ihtiyacım var
Dokunuşunu hissetmeye ihtiyacım var
Anlayışına ihtiyacım var
Aşkına ihtiyacım var
Ne zaman sana ihtiyacım olsa
Beni sevdiğini söylüyorsun
Beni umursadığını söylüyorsun
Belki...Hiç yoksun Hiçbir zaman yoksun. Uzaklardan telefonla aradığımda
Her zaman zorlukla sana ulaşabildiğimde
İlk söylediğin 'Çok meşgulüm'
Merak ediyorum acaba beni hiç özledin mi?
Belki... Hiç yoksun Hiçbir zaman yoksun. Altın kanatlı kuşun uçuşunda
Mum alevinin yanışında
Dün deli gibi seni düşündüm
Anladım ki aşkın sadece bir oyundu
Ne zaman sana ihtiyacım olsa
Beni sevdiğini söylüyorsun
Beni umursadığını söylüyorsun
Belki... Hiç yoksun Hiçbir zaman yoksun. Beni tanımak için istediğin kadar zamanın var
Eğer beni istiyorsan neden sadece bunu belli
etmiyorsun
Sürekli bu salıncağın üstündeyim
Eğer beni istiyorsan neden sadece yanıma
gelmiyorsun
Belki... Hiç yoksun Hiçbir zaman yoksun Bu şarkının sözlerini yazılmış en güzel sözler olduğu için değil, bugünlerde her yerde çalındığı ve ben de çok sevdiğim için buraya aldım. Tabii bir de tipik bir örnek olduğunu düşündüğüm için.
Tipik bir örnek, çünkü 'aşkı anlattığı'na inanılan metinlerin tamamına yakını aslında aşkı değil ayrılığı ya da kavuşamamayı anlatırlar.
Aylar önceki konuma geri dönmüş oluyorum ama buradan ayrılamamamın nedenleri var: Sonsuz ve mükemmel aşkın varlığına inananlar hâlâ mevcut.
İki hafta önce burada bir soru sormuştum: Neden romanlarda, filmlerde aşk tarif edilirken seksten hiç söz edilmez?
Cevaplamaya çalışayım: Aşkın varlığına ilişkin efsaneyi sürdürmenin en kestirme yolu budur da onun için söz edilmez seksten.
Şunu kabul etmeliyiz: Bir filmde, bir romanda, bir şarkıda (şiir ayrı) birbirini sevmiş, kavuşmuş çiftleri anlatmaktan daha sıkıcı bir şey olamaz.
O yüzden aşk filmleri, romanları vs. en fazla kavuşma anında sona erer. Yani film ya da roman boyunca o çiftin nasıl olup da kavuşacağını merak ederiz sadece. Sonrasını görmeyiz, görmek de istemeyiz. Çünkü sıkıcıdır.
Şöyle varsayalım: Birisini sevme, beğenme, onunla birlikte olmayı çok isteme bir tepeye tırmanmak gibiyse eğer, kavuşup birlikte olma bölümü o tepedeki platodur. Platonun ne kadar geniş, orada ne kadar fazla zaman geçirilebileceği vs. size kalmış ama bunun bir de inişi var, yani ayrılmak ve sonrası.
Goethe'nin 'Genç Werther'in Acıları' adlı romanı bence bütün aşk edebiyatının en temel metnidir. Bu metnin içinde olabilecek her şey vardır. O yüzden uzun zamandan beri, Goethe'den sonra gelen bütün aşk romanlarının kaçınılmaz olarak post-modern olduğunu iddia ediyorum.
Sinemada da bu böyle. 'The Giants-Devlerin Aşkı' filminde söylenmedik hiçbir şey bırakılmaz. Bu filmden sonra yapılabilecek modern bir şey kalmaz.
O yüzden sonraki bütün filmler kaçınılmaz biçimde post-moderndir, karakterler "Sevgilim seni The Giants filminde Elizabeth Taylor'un James Dean'e söylediği gibi çok seviyorum" deseler yeridir yani.
Bu haftalık yerim bu kadar.
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
 Detayları için tıklayın
TARTIŞMA
Radikal-online tüm okurlarının görüşlerine evsahipliği yapıyor. Gelin görüşlerinizi kafanızdan çıkarın ve milyonlarla paylaşın. Katılım çok basit. Ve bir tıklama uzağınızda... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
ANKET
İçinde bulunduğumuz dönemin en güncel konularını, anket bölümümüzde bulacaksınız. Sesinizi yükseltin ve kendinizi temsil edin. Internet bunun için en uygun ortam... KATILMAK İÇİN TIKLAYIN
|
|