Ana Sayfa | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
16 Mayıs 1999
Radikal-online... Yazarlar Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Türkiye'de Internet eşittir Superonline
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi
Abone Olun  

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


Hindistan ekonomisi değişiyor mu?

Dünya nüfusu hızla 6 milyara yaklaşıyor. Her ne kadar dünya ülkelerinin sayısı neredeyse iki yüzü buluyorsa da iki büyük ülke nüfusu toplamın yüzde 38'ini oluşturuyor. Yeryüzünde yaşayan her on kişiden yaklaşık dördü Çin ve Hindistan'da oturuyor.
Bugün 1 milyar 250 milyonluk nüfuslu Çin dünyanın en büyük ülkesi. Hindistan ise 1 milyara yaklaşan nüfusu ile hemen onun arkasında Hindistan'daki yıllık nüfus artışı yüzde 1.8; buna karşılık Çin'in nüfusu ise yılda yüzde 1 kadar artıyor. Bugünkü eğilimler devam ettiği sürece, önümüzdeki yüzyılın ilk yarısında Hindistan'da yaşayanların sayısının Çin'de yaşayanları geçmesi beklenir.
Buna rağmen günümüzde Çin, özellikle ekonomi alanında çok daha fazla ilgi çekiyor. Asya krizi sonrasında Çin'in aldığı ve önümüzdeki aylarda alacağı tutum herkesi fazlasıyla ilgilendiriyor. Çünkü Çin ekonomisi Hindistan'a oranla hem çok daha büyük, hem de gelir artışı çok daha hızlı. Ayrıca Çin dünya ticaretinde nispeten büyük bir paya sahip.
Hindistan'da geçmiş yıllardaki nispeten yavaş ekonomik büyümeyi neredeyse gözle de görmek mümkün. Bundan otuz beş yıl önce Devlet Planlama Teşkilatı'ndan bir küçük grup Hindistan Planlama Komisyonu'nun davetlisi olarak Delhi'yi ziyaret etmiştik. O yıllarda Hindistan planlaması bütün dünyanın dikkatini çekiyor, planlamanın nasıl yapılacağı konusunda örnek gösteriliyordu. 1960'larda Türk plancılarının da Hindistan deneyinden etkilenmiş olduğu bir gerçek.
Geçenlerde üç hafta süreyle Hindistan'ı yeniden görme fırsatını buldum. Geçen otuz beş yıl içinde katlanan nüfusa paralel olarak kentler kalabalıklaşmış, yoğunlaşan trafikle birlikte hava kirliliği ciddi boyutlara ulaşmış. Ancak, aynı dönemde diğer Asya ülkelerinde göze çarpan fizik değişmeyi görmek mümkün değil. Kırsal kesimde ise yoksulluk büyük boyutlarda devam ediyor.
Hindistan ekonomisindeki sayısal değişmeler de bu gözlemi destekliyor. 1960'larda birey başına milli gelir 100 dolar çevresinde idi. Bugün ise bu rakam 380 dolar. Aradan geçen dönemde dolardaki değer kaybı da dikkate alınacak olursa, diğer Asya ülkeleri ile karşılaştırıldığında büyümenin ne kadar sınırlı kaldığı anlaşılıyor.
Bağımsızlığın gerçekleştirildiği 1947 yılından sonra çok uzun sayılabilecek bir dönem Hindistan içe dönük, ithalat ikamesine dayalı bir ekonomi politikası güttü. Devlet eliyle birçok sanayi işletmesi kuruldu ve işletildi. Pek çok alanda özel sektörün yatırım yapmasına izin verilmedi. İç ve dış rekabete açık olmayan sanayi kuruluşları üretimlerini düşük verimlilikle devam ettirdiler. Sosyal amaca hizmet edeceği sanılan ve özellikle enerji, ulaştırma, sulama ve gübre alanlarında yaygın bir biçimde uygulanan subvansiyonlar devletin büyük finansman açıkları vermesine sebep oldu. Ayrıca, bütün ekonomik faaliyetler kontrol altında tutuldu.
Böyle bir ortamda 1980'lere gelinceye kadar yıllık birey başına ortalama gelir artışı yüzde bir düzeyinde kaldı. 1980'li yıllarda yapılan çok sınırlı düzenlemeler gelir artışını bir ölçüde hızlandırdı. Ancak, daha temelli iyileştirmeler için 1990'ları beklemek gerekti. 1990-91 döneminde Hindistan ekonomisi gerçek bir bunalıma girmişti. Bunun sonucunda ekonomik ve siyasal ortam köklü sayılabilecek değişikliklerin yapılması için uygun hale geldi. Başlarında Maliye Bakanı olmak üzere reform yanlısı bir kadro Hindistan için devrim sayılabilecek bir programı hayata geçirdi. Uygulanan reform paketi içinde daha önce yasaklanan pek çok alanın özel kesime ve yabancı sermayeye açılması, dış ticaretteki sınırlamaların azaltılarak gümrük oranlarının düşürülmesi, finans kesiminin yeniden yapılandırılması, kamu maliyesinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulması gibi tedbirler bulunuyordu.
Yapılan reformların etkisi çabuk görüldü. Birinci yıl sonunda ekonomide istikrar sağlandı. Daha sonraki yıllarda milli gelir artışı yüzde yediyi geçti. Ancak, siyasal yaşamda karşılaşılan istikrarsızlıklar nedeniyle bir süre sonra reformlar yavaşladı. Asya krizinin de yaşandığı bu dönemde ekonominin büyüme hızı düştü. Bununla birlikte, reform süreci ne kadar yavaşlamış olursa olsun, gözlemciler bir geriye dönüşün söz konusu olmadığı görüşünde birleşiyor. Ancak, reformların hangi hızla devam edeceği, sonbaharda yapılan seçimler sonrasında nasıl bir hükümet çıkacağına da bağlı görülüyor.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi

Tanıtım Linkleri
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
  • Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
  • Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
  • En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
  • Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
  • Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
  • Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
  • Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?

Otomobil Kulübü
Sanal Alem Otomobil Kulübü

Reklam
Hewlett Packard
Hewlett Packard

Sabancı Holding
Sabancı Holding




Radikal-online... Milli Piyango ve Loto Sonuçları | Borsa Özel | Seri İlanlar | Adres Bankası | ICQ Kulübü |
Anket Sonuçları | Sohbet Odası | Elektronik Kartpostallar | Yardım Sayfası | VE DİĞERLERİ...

Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | Yönetmene Mektup | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye