|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Mülayim totalitarizm üzerine Türkiye yine 28 Şubat'ın rahatlatıcı kollarının arasında huzur arıyor. Bu davranış toplumumuzun ne denli kişilikli olduğunun da göstergesi. Çünkü toplumlar için en büyük tehlike, henüz hazır olmadığı halde kendisini olgun saymasıdır. Neyse ki daha çocukken bize verilen 'gözlükler' sayesinde etrafımızdaki garip hayaletlerin ve umacıların farkındayız ve devlet babamızın kucağına oturmanın en güvenilir pozisyon olduğunu biliyoruz. Böylece bir yandan o hayaletlerin gerçek olup olmadığını anlamaya yönelik adımları atmamız gerekmediği gibi; bir zaman sonra neyin hayalet olduğunu da babamıza sorar hale geliyoruz. Devlet babanın keskin gözleri görünmezi görünür, anlamsızı anlamlı kılıyor ve onun anlattığı masallar kalbimizi tir tir titretiyor...
Bir süre sonra umacıların varlığının bizim de işimize geldiğini keşfediyoruz. Ne güzel şurada biz bizeyiz! Devlet babamızın kucağında onun ağzımıza verdiği fındık fıstıkla palazlanıp duruyoruz. Hani bir gün Batılı devlet babalar bizimkine "İndir artık şu toplumu kucağından" diyecek olsa; bizim hemen babamızın sıcak kucağını isteyeceğimiz ve yabancıları bölücülükle suçlayacağımız kesin. Çünkü biz aslında babamızla yaşadığımız bu iç içe kaynaşma halinden ziyadesiyle memnunuz. Böylece kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi, bizim için neyin iyi olduğunu nerdeyse reflekslerimizle biliyoruz. Göbek bağımızı titizlikle koruduğumuz için, sanki babamızın görüş ve istekleri aynen bizde de tezahür ediyor ve bu aynılaşma tarifsiz bir mutluluğa, bir tür cennet duygusuna yol açıyor.
Batılılar ve tabii onların ajanları olduklarından bir an bile şüphe etmememiz gereken demokratlar ise bizi düşünmekten kurtaran bu devletin nimetini bilemedikleri için garip eleştirilerde bulunuyorlar. Özgürlüklerden, barıştan, toplumsal sözleşmeden ve hele hele siyasi çözümlerden söz ediyorlar. Oysa hepimizin bildiği gibi siyaset herkese teslim edilemeyecek kadar hassas bir konudur ve 'bilen'lerin işidir. Bizler için ise bu gerçeği bilmekten daha sağlıklı bir bilgi yoktur.
Demokratlar, başkalarını rencide etmediği sürece herkesin istediği kıyafetle kamu sahasına çıkmasını, hatta kamu görevi yapabilmesini savunuyorlar. Ne kadar yanlış! Her şeyden önce örneğin başörtülü birinin kamu sahasındaki varlığı bile bizleri rencide ediyor, çünkü bizler insanlığın gelişme çizgisini çok iyi ezberlemiş olduğumuz için, bu görüntü bize o korkutucu geçmişimizi hatırlatıyor. Demokratların anlaması gerekiyor ki, bizler geçmişimizi 'olduğu gibi' bilmeyi bilerek istemiyoruz; ve sağlığımızı ancak böyle koruyoruz. İkincisi, örneğin başörtülü biri kamu görevi yapacak olsa, bürokrasinin yansızlığının tehlikeye gireceğinin ve maazallah demokrasinin yok olacağının bilincindeyiz. Demokratlar başörtülü birinin ille de yanlı davranması gerekmediğini, bunun bir zihniyet meselesi olduğunu öne sürebilirler. Ama konu o değil! Asıl bizler o kişiyi görev başında gördüğümüzde yansızlığımızı yitiriyor ve ağzımıza gelen, gözlerimizden fışkıran doğal tepkimizi engelleyemiyoruz. Bu yüzden demokrasi hasar görüyor, çünkü biliyoruz ki bizi normal halimizden çıkaran her şey demokrasiye aykırıdır.
Bizler demokratlığı reddettiğimiz için normaliz! İnanmayan babamıza sorsun!
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Bini aşkın kişi sizi burada bekliyor
- Sanal Alem! - Bir şey yazmaya gerek var mı?
|
|
|
|