Direnen kazanıyor | | Büyütmek için resme tıklayınız. (35 KB) | Ekonomi frene bastı. 1997'de Tayland'ın parasını devalüe etmesiyle başlayan dünya krizi, siyasilerin 'bize bir şey olmaz' laflarına rağmen 1998'in temmuzunda Rusya'nın çöküşünün ardından Türkiye'yi de etkisi altına aldı. 1999'da ise durgunluğun hükümetsiz Türkiye'yi de pençesine aldığını gördük. Yılın ilk üç ayında sanayi üretim endeksindeki düşüş yüzde 6'ya ulaştı. Durgunluk vergi gelirlerini ve özellikle KDV tahsilatını düşürdü. Bankaların tahsili gecikmiş alacakları patladı. İşsizlerin sayısında önemli artış oldu. Şirketler zor durumda olduklarından yakınıyor.
Ancak herkesin tek yaptığı yakınmak. Durgunluğu aşmak için parmağını kımıldatanların sayısı çok az. Herkes hükümet kuruluşunu ve sonra ekonomiye değecek, işleri düzeltecek mucize elini bekliyor.
Ancak mucize beklemeyen ve sıkıntıyı aşmak için kolları sıvayanlar da var. Bu zor dönemde tüketici isteklerini iyi tespit edip, bunları cevaplandıranlar sıkıntı yaşamıyor ya da zor günlerden en az hasarla çıkmayı başarıyor. Gemisini fırtınalı sularda karaya oturtmadan yüzdürmeyi başaranların bir bölümüne göre tüketici, yüksek faiz ve belirsizlik nedeniyle talebini ertelemiş durumda. Bir krizden söz etmek mümkün değil, çünkü ekonomi en parlak günlerinde bile birçok bilinmezi ve belirsizliği bünyesinde barındırıyor. Bu görüşün sahipleri ucuz fiyat, uygun vade ve iyi bir tanıtımla zor günlerin aşılabileceğini ifade ediyor.OTOMOTİV TOFAŞ
Türkiye'de kriz söylemini en çok tekrar eden otomotivciler. Üretim ve satış rakamları sektörde bir sıkıntının varlığını gösteriyor. Ancak hükümetin sihirli elini beklemeyenler arasında otomotivciler başı çekiyor. Düzenledikleri kampanyalarla ve fiyatlarda sundukları avantajlarla su üstünde kalmaya çalışıyorlar. Hükümetin yüzde 12'lik ek taşıt alım vergisini yarıya indirmesi sektöre bir nefes aldırırken, bazı firmalar kalan yüzde 6 ek taşıt alım vergisini üstlenerek satışlarındaki erozyonu önlemeye çalışıyor. Nakit alımda yüzde 6'lık ek taşıt alım vergisini ödediklerini belirten Tofaş Oto Pazarlama Müdürü Tansu Giz, "Bu bazı otomobillerde fiyatı 200, bazılarında 400 milyon lira düşürüyor" diyor.
Kredili satışlarda da avantaj sağladıklarını belirten Giz, "Örneğin Tipo 1.6 İE modelinde 450 milyon liralık tam otomatik klimayı 150 milyon liraya veriyoruz" diye konuştu. Giz bunun ek taşıt alım vergisi avantajıyla birleştiğinde 650 milyon liraya vardığını belirterek, bunun çok önemli bir fiyat indirimi olduğunu söylüyor. Giz, "Kâr marjlarımızdan fedakârlık yaptığımız için talebi arttırıp sürümden kazanıyoruz" diyor. Şu anda Milpa ile kampanya yaptıklarını belirten Giz, "Milpa ile büyük bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. 158 dolardan başlayan taksitlerle 2001'e kadar teslimat alternatifi olan 36 ay vadeli kampanyamız var. RENAULT Renault da sıkıntıyı yoğun satış kampanyalarıyla aşmaya çalışıyor. Halen piyasa lideri olan şirket yılbaşından beri dokuz kampanya düzenledi. Firma bu kampanyalarda vergi ya da kaskoyu , vade, düşük faiz 500 milyona ile 1.3 milyara varan varan fiyat avantajı gibi olanaklar sağladı.
Renault Mais Genel Müdürü Onur Baytok, "1998'i lider kapatan Renault, 1999'un nisan ayında 6 bin 302 adet otomobil satışıyla pazarda lider oldu. 1999'un ilk dört ayında 14 bin 318 otomobil satan Renault, nisan sonu itibariyle binek otomobilde yüzde 22.8'lik pazar payı ile liderliğini sürdürüyor" diyor. Vergi indirilmesinin sevindirici olduğunu belirten Baytok, bunun etkisiyle nisan satışlarının hareketlendiğini ifade ediyor. Baytok, vergi indirimiyle Renault marka otomobillerde 150 ile 400 milyon liraya varan fiyat avantajı oluştuğunu belirtiyor.
Otomobil sektörü için 1999'da bir şey beklemediklerini belirten Baytok, tüketiciye avantaj sunmaya devam edeceklerini söylüyor. Baytok şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Kampanyalar dahilinde tüketiciye uygun ödeme koşulları ve avantajlar sunuldu. Bu avantajların duyurulması için hazırlanan reklam kampanyalarıyla fiyat konusundaki avantajların getirisi birbirinden ayrılamaz. Ürün kampanyaları sayesinde tüketiciler Renault'un ürün gamını tanıma, satış kampanyalarıyla da otomobili uygun koşullarla satın alma fırsatı elde etmektedir." MİLPA - HÜRRİYET PAZARLAMA Otomotivde Renault ve Tofaş ürünlerine yönelik kampanya sürdüren Milpa ve Hürriyet Pazarlama da sihirli eli keşfetmiş durumda. Her iki şirket, kampanyalarla Türkiye'de günlük otomobil satışının yarısını gerçekleştiriyor.
Milpa Genel Müdürü Selahattin Seslioğlu yüksek satış performansı için "Satıcıların fedakârlığı olarak özetlenebilir" diyor. Seslioğlu, kampanyaların başarısının en önemli nedeninin liste fiyatının yüzde 13 ile yüzde 19 altında bir fiyat olduğunu söylüyor. Buna bir de faizsiz ve 36 ay kadar vadeli alım olanağı eklenince iyi bir performans yakalanmış. Seslioğlu, "Müşterilerin cebine, ödeme gücüne hitap eden bir taksitlendirme var. Aylık 200 dolar taksit dediğiniz zaman bugün 80 milyon lira. 80 milyon lira taksiti ücretli çalışan bir ailenin fertleri ödeyebilecek durumda. Bir devalüasyonun 200 dolar üzerindeki riskini bile göze alabiliyorlar" diyor. Seslioğlu kendilerinin fedakârlığını, üreticilerin de gösterdiğini söylüyor.
Hürriyet Pazarlama Genel Müdürü Ömer Civaner de kampanyaların başarısı konusunda "Her şeyden önce çok elverişli bir finansman temin edildi" diyor. Civaner, başarıya götüren diğer unsurları da yoğun bir tanıtım ve güven olarak özetliyor. Civaner'e göre bu üç unsuru bir araya getirebildiğiniz zaman, ortam ne olursa olsun kampanya başarılı olabiliyor. Normal şartlardaki kâr marjlarını koymadıklarını belirten Civaner, "Kampanyalarımız üreticilere moral verdi. Başarılı bir kampanya oldu bu. Krize uygun kâr marjı hedefledik ve 'sürümden kazanalım' dedik" diyor TEKSTİL BENETTON
Benetton Murahhas Üyesi Serdar Sunay ortada yeni bir gelişme olmadığını söylüyor. "Türkiye'de seçim olacağını herkes biliyordu" diyen Sunay şöyle devam ediyor:
"Seçimden sonra belli bir dönem en az iki üç aylık bir süre hükümetin oluşması gecikir, onun yarattığı bir belirsizlik olur diye bekliyorduk. Bu beklenti içinde de ona göre yaptık planımızı. Tekstil konfeksiyon sektöründe üç senedir herkes 'kriz, kriz' deyip duruyor. Benim üç senedir Allah'a şükür hiçbir şikâyetim yok.
Sunay, 'kriz var' diye yapması gerekenlerin hiçbirinden vazgeçmediğini söylüyor. "Reklam faaliyetlerimi aynen devam ettiriyorum. Mağaza yenilemesini aynen sürdürüyorum" diyen Sunay, 'Gün, küçülme günüdür' diye ürün çeşidini de azaltmadıklarını belirterek şunları anlatıyor:
"Fiyatlar enflasyonun bir adım gerisinde olarak planlanıyor. Satın alma gücüne gör fiyat belirliyoruz. Bu dönemde de aynı politikayı sürdürüyoruz. Kriz var durgunluk var laflarıyla fiyatı enflasyonun iki adım gerisine düşürmedik. Piyasayla mukayese ettiğiniz zaman Benetton fiyatları zaten ucuz."
Sunay hükümet kurulunca ekonomiye bazılarının beklediği gibi sihirli el değmeyeceğini belirterek, "Şu an beş tane belirsizlik planı ile çalışıyorsan, o zaman bunun sayısını ikiye indirip on- ların üzerine çok daha iyi eğileceksin. Bugünkü ortam beş tane belirsizlik planı yapmayı gerektiriyorsa otur onu yap. Hükümet kurulsun bu sayı azalır. Türk ekonomisinin yapısal sorunları ortadan kalkmadığı sürece bu belirsizlik planları yapılmaya devam edilecek" diyor.
|