Köye demokrasi getiren projeOrman Bakanlığı'nca hazırlanıp Dünya Bankası tarafından finanse edilen, küçük bütçesine rağmen büyük işler başarılan 'Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi'yle geleceği yerinde kurtarmak için çalışma sürüyor HANİFE ŞENYÜZ
ANKARA - Orman Bakanlığı'nın yaktığı bir ışık, Dünya Bankası'nın finansman ve uzman desteğiyle Doğu Anadolu'da gelecek vaat eden proje haline geldi. Köylünün de katılımıyla alınan ortak kararlarla ormanlar yeniden yeşermeye, köylünün geliri artmaya başlamış bile. Proje parasal olarak yüzde 25-30'luk bir gerçek- leşmeyi sağlarken, sonuçlardan herkes memnun. Proje Dünya Bankası'nın 'mükemmel'i olmaya aday. Dünya Bankası, tüm dünyada yaygınlaşan 'şeffaflaşma' politikası çerçevesinde, Türkiye'de finansman desteği verdiği projeleri tanıtmaya başladı.
Banka, Türkiye'de eğitim ve sağlık başta olmak üzere yoksulluğu önlemeye dönük toplam 26 projeye destek veriyor. Bunlardan biri de erozyon kontrolünü temel amaç olarak seçen 'Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi". Projenin Dünya Bankası misyonunun başkanlığını Nedret Durukan, Türk tarafı misyonunun başkanlığını da Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İsmail Küçükkaya yapıyor. 1990'da Orman Bakanlığı'nın erozyonla mücadele projesi için aradığı 110 milyon dolarlık dış desteğe yanıt 77 milyon dolarla Dünya Bankası'ndan gelmiş. Kalanı Türkiye finanse ediyor.33 milyon dolar Proje başlangıçta 11 ili kapsarken, bölgedeki terör nedeniyle il sayısı üçle Elazığ, Malatya ve Adıyaman ile sınırlandırılmış. Başarılı sonuçlar, terörün önemli ölçüde zayıflatılmasıyla geçen yıl Adana, Kahramanmaraş ve Sivas'ın, bu yıl da Isparta, Antalya, Mersin, Gaziantep ve Şanlıurfa da kapsama alınmış. Bugüne kadar 33.4 milyon dolarlık harcama yapıldı, bu küçük harcamayla birçok mikrohavza yeniden canlandı. Göç azalma eğilimine girdi, satacak birşey bulamayan köylüler pazara ürün götürmeye başladı, birçok yerde erozyon kontrol altına alındı.
Projenin temel bir kuralı var. Buna göre, ağaçlandırmanın ve meraların korunmasını öngören proje için köylülerin de onayı alınıyor. Köylü istemezse, projeden vazgeçiliyor. Çünkü, köylüye rağmen ağaçlandırma ve mera ıslahı yapmanın 'boşa kürek çekmek' anlamına geleceğini çok iyi biliyorlar. Köylü önce evet dediği şartlara uymazsa, proje hemen durduruluyor. Küçükkaya, "Eskiden ağaçlandırma yapıyorduk, ancak köylü istemediği için o alanlar kısa bir süre sonra yeniden eski haline geliyordu" diyerek eski anlayışın terk edildiğini, 'sosyal ormancılık' anlayışının yerleştiğini söylüyor. Devlet yol gösterici Projenin bir başka hedefi köylüye sürekli destek yerine, kendi kendine yeterli hale getirmek. 200 binin üzerinde nüfusu kapsayan proje çerçevesinde köylülere, daha iyi buğday, kolay yem bitkisi üretimi ve arıcılık, kayısı fidanı gibi ek gelir getiren projeler sunuluyor. Projenin gelir getirici faaliyetlerinden 13 binin üzerinde aile yararlanacak.
|