|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Anket
|
|
Bürokratlardan ekonomi uyarısı: Durum kritik... Gelenektir, aynı parti iktidarı devam etse bile ekonomi bürokrasisi, her hükümet değişikliği sırasında ayrıntılı bir 'Durum Raporu' hazırlar ve yeni hükümetin önüne koyar.
Şimdi siyasetçiler protokol ve bakanlık paylaşımı pazarlığı yaparken, ekonomi bürokrasisi de bu raporu hazırlıyor. Ekonominin durumu, geçen dönemde alınan doğru veya yanlış kararlar, bunların sonuçları, gelişme beklentileri ve alınması gereken acil önlemler birer birer sıralanıyor raporda.
Dün bu çalışmayı yürüten bazı üst düzey bürokratlarla konuştuk. Hemen hepsinde hem umut, hem de kaygı vardı. Umut vardı, Anayasa'yı bile değiştirebilecek bir sayısal güce sahip, çoğunluk iktidarı kuruluyordu. Hükümet samimi olarak işe sarılırsa sonuç alınabilir, diye düşünülüyordu.
Kaygı, kamuoyuna yansıyan bakanlık ve banka pazarlığı haberleriydi. Kamu bankalarının partilerarasında bölüşüm pazarlığına tabi tutulması, 'popülist uygulamalara zemin hazırlığı' diye yorumlanıyor. Ziraat Bankası'nın Hazine'den ayrılıp Tarım Bakanı'nın emrine verilmesi yönündeki talepler, ekonomi bürokrasisinin kaygısını artırıyor.
Koalisyon partileri arasındaki banka pazarlıklarının geleceğe dönük beklentileri olumsuz etkilediğini söyleyen deneyimli bir bürokrat, hükümet ortağı partilere şu çağrıyı yapıyor: "Kamu bankalarını siyasi rant kasası, hesapsız harcamaların finansman aracı görme anlayışını terk edin..." Ekonomi bürokrasisinin bir başka ortak dileği de şu oluyor: "Seçim meydanlarında verdiğiniz sözlerin hemen hepsini en az iki yıl unutun. Bunların çoğu belki uzun vadede gerçekleştirilebilir, ama şimdi değil. Her üç partinin de ortak bir vaadi vardı; enflasyonu tek haneli rakama indirmek, yani yüzde onun altına. Her adım bu hedefe uyumlu atılmalı ve buna yönelik önlemlere ağırlık verilmeli."
Ekonomik önlemler konusunda şimdiye kadar çok zaman kaybedildiğini hatırlatan bürokratlar, "Altı aydan beri ciddi karar alınamadı. Alınan bir iki karar var ki, onlar da keşke hiç alınmamış olsaydı" diyor. Bu noktada şu örnek veriliyor: "Ekonomideki durgunluğu aşmak için vergi indirimleri yapıldı, kamu harcamalarına hız verildi ve sonuçta bütçe patladı. Toplusözleşmelerde inanılmaz bir hata yapıldı, enflasyonu düşüreceğim derken geriye dönük endeksleme yöntemine gidildi. Bunlar ekonominin dengelerini daha da bozdu."
Hükümet kurulduktan sonra hiç zaman kaybedilmeden bütçe disiplinini sağlamaya dönük önlemlere hız verilmesi, bu arada Bütçe Yasası'nın bir an önce Meclis'ten geçirilmesini isteyen ekonomi bürokratlarının, reformlar konusunda söylediklerinin özeti şu oluyor: "Öncelikli ekonomik reformlar popülizme sapılmadan gerçekleştirilmeli. Sosyal güvenlik, finans, tarımsal destekleme reformu gibi konularda zaman kaybedilmemeli."
Uluğbay'ın da görüşü aynı
Aslında ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hikmet Uluğbay'ın düşünceleri de bürokratlarından farklı değil. Uluğbay, üyesi bulunduğu hükümetin kamu toplusözleşmelerinde stratejik bir hata yaptığını kabul ediyor. Yapısal reformların bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.
Çünkü bürokratlar gibi Uluğbay da biliyor ki, Türkiye'nin tek çıkışı, bir an önce gerekli ekonomik reformları gerçekleştirip, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile güçlü bir mali desteği de içeren stand-by anlaşması yapabilmekte...
O nedenle de, hem partisini hem de koalisyon ortaklarını ikna edebilmek için çaba harcıyor. Bütçe ve yapısal reformlarla ilgili tasarılar konusunda da protokolle birlikte koalisyon ortağı partilerin tam mutabakatını almaya çalışıyor.
Işın Çelebi'nin çıkışı
Bu arada, ANAP'ın dünkü grup toplantısında da ilginç bir gelişme yaşanıyor. Ekonomi yönetiminin DSP'ye bırakılmasını içine sindiremeyen ANAP'ın ekonomi kurmaylarından Işın Çelebi, toplantının basına kapalı bölümünde karanlık bir ekonomi tablosu çiziyor: "1999'da ekonomide ciddi hiçbir önlem alınmamış, hiçbir şeye dokunulmamıştır. Türkiye 1999'u kaybetmek üzeredir. 2000'in kurtarılabilmesi, bugünden önlem almayı zorunlu hale getirmektedir..."
Çelebi'nin sıraladığı önlem önerileri de, bürokratların hazırladıkları raporda sayılanlardan, ya da Uluğbay'ın söylediklerinden farklı değil.
Aslında yıllardan beri hemen herkes aynı şeyleri söylüyor, hükümet programlarında, yıllık kalkınma programlarında bunlar yazılıp çiziliyor. Ama iş uygulamaya geldiğinde gereken yapılamıyor.
Acaba bu kez yapılabilecek mi?
Önümüzdeki bir hafta on gün içinde hep birlikte göreceğiz. Ve eğer bu sefer de yapılamayacak gibi olursa, galiba ekonomi bürokrasisinde ciddi bir yaprak dökümü yaşanacak...
|
| Tanıtım Linkleri |
Eğer bizi okuduktan sonra diğer Türkçe kaynaklara bakmak isterseniz, aşağıdan seçiminizi yapabilirsiniz:
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Dostluk Kulübü - Binlerce kişi sizi burada bekliyor
|
|
| DESTEK |

Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin! Bir tıklamanız yeterli...
SETI@HOME
|
|
|