Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye
30 Haziran 1999
Radikal-online... Ekonomi Radikal Geceleri Hiç Bitmiyor! Tıklayın!
Türkiye'de Internet eşittir Superonline
EKLERİMİZ : Sanal Alem | Radikal2 | Cumartesi

İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket


'Türkiye yol ayrımında'

Hükümet bir karar döneminde. Tabandan gelen baskılarla iki üç senelik ertelemeyle sorunların şimdilik çözülebileceğini görmek çok riskli olur. Tek gerçekçi yol, dışarıdan kaynak girişi sağlamak. Orta vadeli bir istikrar programıyla üç senelik takvim içerisinde mutlaka enflasyonu düşürmeyi hedef alan ciddi bir programı ilan edilmeli. Ekonomiye sağlanan güven ve dış kaynakla faizi düşürüp canlanmanın yolu açılmalı. Bunun başka bir yolu yok.
Haber ResmiSELİM TÜRSEN
İSTANBUL - Bir haftadan beri Türk iş dünyası çalkalanıyor. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Ecazacıbaşı'nın kayıt dışı ekonomiye taviz verilmemesi ve ekonomiyi canlandarma uğruna enflasyon azdırılmamalı çağrısından sonra küçük ve orta işletmelerin temsilcisi TOBB, İTO, ATO başkanları çok sert açıklamalar yaptı. TÜSİAD üyelerinin tuzunun kuru olduğu, "Kendi babalarının kara paraları yok muydu?" suçlamaları geldi. Bülent Eczacıbaşı ise yaptığımız söyleşide hükümetin kritik bir karar aşamasında olduğunu söyleyip artık manevra alanının kalmadığını öne sürdü.
Yapılan eleştirilere ne diyorsunuz?
Bu konuda polemiğe girmem. Fakat yeni vergi yasası çıkarılırken, bugün şiddetle eleştirenler tarafından özellikle desteklenmişti. Uygulamada yasanın düzeltilmesi gereken ve ekonomideki durgunluğa katkıda bulunan yönleri var. Bunların da düzeltilmesi gerekiyor.
Yani siz Mali Milat yenilenmeli diyorsunuz.
Yenilenmeli. Çünkü Mali Milat amacına ulaşamadı. Nereden buldun ilkesi şiddetle eleştirildi. Oysa 'Nereden buldun?' vergilendirildiği saptanamayan gelirler için zaten bizin Vergi Usul Kanunu'numuzda var olan bir şey. Mali Milat'la tam tersine kazançların sorgu sualle karşılaşmadan beyan edilmesi ve ekonomiye sokulması imkânı getirdi. Fakat yeterince anlaşılamadı. Vatandaş bunu gene de sorarlar diye korktu.
Devlete mi güvenemedi?
Bu beyanım yarın bir servet vergisine dönüşür mü endişesine dönüştü. Devlete güvenmedi vatandaş. Tabii vatandaş güveni sağlayamadığı için biraz da suçu devletin kendisinde bulması gerekir. Yasanın çıkmasıyla, Mali Milat tarihinin birbirine yakın olması da bunda rol oynadı. Neticede Mali Milat amacına ulaşamadı. Bunu ertelemekte veya yenilemekte yarar olduğunu düşünüyoruz. Mali Milat bir araçtı. Ekonomiyi kayıt altına almak asıl amaç. Yasada gereken düzenlemeler yapılmalıdır. Ama ekonomiyi kayıt altına alma hedefinden asla vazgeçilmemeli.
Size bu kadar tepki neden geldi?
Herhalde iyi anlaşılamadı. Burada küçük işletmelerle , büyük işletmeler arasında bu kadar büyük bir ayırım olduğu kanısında değilim. Her kesim tümüyle kayıt dışı ekonomiye karşı olmalı. Kayıt dışı ekonomisine güvenen bir ülke olamaz.
Kayıt dışını sadece vergi olarak mı göreceğiz? Uyuşturucu trafiğinde büyük bir artış oldu.
Kayıt dışıyla kara paranın ayırımını yapmak gerekir. Kara para suç oluşturan faaliyetlerden elde edilen gelirle ilgili bir kavram. Kara parayla mücadelenin yolları sadece vergi yasasından geçmiyor. Ancak kayıt dışıyla kara para ilişkileri olduğunu da kabul etmek gerek. Kayıt dışının küçültülmesi için kararlı adımlar gerekiyor. Yeni vergi yasasının amacı da bu.
Küçük ve orta işletmeler batıyoruz, ekonominin canlanması gerek diyor. Sizin söylediğiniz gibi ekonomiyi canlandırıcı tedbirler alınmayıp, kayıt dışına da izin verilmezse geçiş sürecinde yüzlerce binlerce firmanın batması nasıl önlenecek?
Bekleyelim derken vergi yasalarına dokunmayalım demiyoruz. Peşin vergiyle ilgili uygulamadaki aksaklıklar giderilsin istiyoruz. Mali Milat ertelensin diyoruz. Hiçbir şey yapılmasın demiyoruz. Fakat şimdi bir başka tartışma konusu var. Canlanma mı? Enflasyonla mücadele mi? Ne yazık ki ben önümüzde iki alternatif olduğuna baştan inanmıyorum. Çünkü önümüzde böyle bir seçenek yok. Ekonomiyi canlandıralım, enflasyonu erteleyelim diyenlere şunu sormak gerekiyor. Hangi yoldan canlandırmayı düşünüyorlar? Kamu harcamalarını artıracaksınız. İki seçenekten hangisi. Ya para basmayı seçeceksiniz, ya da daha fazla borçlanarak kamu harcamalarını artırma yoluna gideceksiniz. Her iki yoldan da gidildiğinde hem enflasyonu hem faizin, hem de dövizin göklere fırladığını göreceksiniz. Reel faizlerin yüksekliği ekonomideki durgunluğun en önemli etkeni haline geldi. Bu faizlerin bu düzeylerde olmasının temel nedeni Türk parasına güvensizlik. Ekonomiye para enjekte etmekle çözülebilecek bir sorun olmadığı ortada.
Hükümetin izlediği politikaları nasıl buluyorsunuz?
Ben hükümetin bir karar döneminde olduğunu düşünüyorum. Bu gerçeklerin görüleceği umudunu taşıyorum.
Tabandan gelen baskılar. Üçlü koalisyon ?
Tabandan gelen baskılarla iki üç senelik bir ertelemeyle sorunların şimdilik çözülebileceğini görmek çok riskli olur. Erteleme imkânının dahi olmadığını zannederim görecekler. Bu çözümün tek gerçekçi yolu mutlaka dışarıdan kaynak girişi sağlamak. Orta vadeli bir istikrar programıyla 3 senelik bir takvim içerisinde mutlaka enflasyonu düşürmeyi hedef alan ciddi bir programı ilan etmek, bunu belli bir takvime bağlamak. Bu temel üzerinde IMF'yle anlaşmayı tamamlamak, dışarıdan kaynak girişini ve ekonomiye güven sağlanmalı. Bu yoldan faizleri düşürmeyi sağlayıp ekonomide canlanmanın yolunu açmak. Bunun başka bir yolu yok.
Neden sonbahara kadar dış kaynak girişi sağlanmalı diyorsunuz? Çok kritik bir döneme mi gireceğiz?
Ekonomide güven ortamının sağlanması için daha fazla vakit kaybetmemeliyiz.
Sağlanmazsa ne olur?
Orta ve küçük işletmeler daha fazla kan kaybına uğrar. Baskılar artar. Kararlı bir politika uygulanması daha güç hale gelir.
Uzlaşmadan söz ediyorsunuz. Nasıl olacak?
Burada çeşitli kesimlerin katılımıyla bir politika oluşturulması çök önemli bir hedeftir. Enflasyonu indirmenin önemli maliyeti oluyor. Bu maliyet çeşitli kesimlere hakça paylaştırılmak zorunda. Bu yapılırken de bu kesimin temsilcilerinin katılımı önemli. Yoksa her kesim haksızlığa uğradığını düşünüyor. Alınan kararlarla faturaların kendisine çıkarıldığını, bütün yükü kendisinin taşıdığını düşünüyor. Demokratik katılımın artırılması istikrara geçişte çok önemli. Zaten zor bir dönemden geçiliyor. Bir de buna çeşitli kesimlerin haksızlığa uğradığı eklenirse daha da zorlaşır.
Hükümetin yapısı sağ, sol ve merkezden çeşitli kesimlerin temsilcileriyle uzlaşma için uygun mu?
Çok önemli bir nokta. Gerçekten çeşitli kesimler hükümette temsil ediliyor. Ayrıca parlamentoda çoğunluğu sağlaması önemli bir şans. Hükümete verilen destek de önemli bir şans. Türkiye'nin seçeneklerinin çok kısıtlı olmasını, dar bir manevra alanı olmasını da ben bir şans olarak görüyorum. Bu bize bazı kararları almayı kolaylaştıracaktır. Eğer ayrıntılı analizler yapılıp gerçekler görülürse başka bir seçeneğin olmadığı da görülecektir.
Bakü-Ceyhan gibi coğrafi konumdan kaynaklanan ayrıcalıklarla IMF'yle görüşmelerden olumlu sonuçlar çıkabilir mi?
IMF görüşmelerinin olumlu sonuçlanacağını düşünüyorum. Burada seçmemiz gereken yolun belli olduğunu düşünüyorum. Bu yolu seçtiğimiz zaman IMF yeşil ışık yakacak. IMF'nin parasından çok yeşil ışığına ihtiyacımız var. Bizim doğru kararları alacağımıza inanıyorlar. Biz çok erteledik. Her ertelemenin bir sonu vardır. Bu son noktaya geldik.
Ya bir kez daha ertelenirse?
Erteleme imkânına dahi sahip değiliz. Şimdi canlandıralım yarın bakarız diyemeyiz.
Enflasyon şok bir program, acı bir reçeteyle mi, yoksa kademeli geçişle mi düşürülmeli?
3 yıllık bir takvim içerisinde geçişin daha uygun olacağını düşünüyorum. Türk ekonomisinin çok güçlü yönleri var. Bu yönlerimizin ilkinde insan potansiyeli var. Özel kesim özel girişimcilik geleneğine artık sahip olma gerçeği var. Bazı Doğu Bloku ülkelerinde olduğu gibi özel girişim Türkiye'de üç beş yıl önce başlamadı. Çok daha gerilere gidiyor. Bunları enflasyonist bir ekonomi içerisinde gerektiği gibi değerlendirme imkânına sahip değiliz. Bizden geride olan ülkeler bizden daha fazla özlenen kaynaklara ulaşabiliyorlar. Bunun tek nedeni istikrara ulaşamamak. Hâlâ enflasyonda dünya şampiyonluğuna oynuyoruz. Ne kadar büyük bir utanç bizim için. Bu devam ettiği sürece ekonomide canlılığın sürmesi, yatırım mümkün olmayacak. Gençlere iş olanakları sağlayamayacağız. Bunun sonunun gelmesi gerekir. Ben artık geldiği kanısındayım. İki utanç nedenimiz çağın gerisinde kaldığımızın büyük bir belgesi var. Biri yüksek enflasyon. Öbürü de kayıt dışı ekonominin büyüklüğü. Bunların devam etmesinden geçici de olsa yarar bekleyemeyiz. Bunları kökünden sökmemiz gerek. O zaman sağlıklı büyüme olacak. O zaman para akacak, ekonomi canlanacak. Türkiye'nin zamanı geldi .
Sorunlar siyasi istikrarsızlık yüzünden çözülemiyor dediniz? Kaynak dağılımının paylaşımındaki sıkıntıları siyasi istikrarsızlığın nedeni değil mi?
Evet bunlar önemli faktörler. Ama ben siyasi düzeni belirleyen yasaların bunlara cevap vermediği kanısındayım. Bunların başında seçim sistemi, Siyasi Partiler Manunu bulunuyor. Türkiye'de siyasi istikrarın sağlanmasına hizmet eden bir altyapı yok. Bunun dışında bizim tarihimizden, coğrafyamızdan gelen bazı etkenler de var. Bazı kutuplaşmalar yaşıyor Türkiye. Bu kutuplaşmalar bizim toplum olarak enerjimizi dışarıya yöneltmemizi büyük ölçüde engelliyor. Bir yazar 'Başarının çok basit bir formülü var. Başarı, dış pazarlamanın iç pazarlamaya oranından ibarettir diyor. Bu kuruluş için de, kişi için de, ülke için de aynı şey. Pazarlama sözünü mücadele etme, kendini kabul ettirme olarak da alabiliriz. İç pazarlama ise iç çekişmeler için harcanan enerjidir. Bir insan kendi içinde ne kadar barışıksa eğer iç mücadeleleri yoksa kendini dış dünyaya o kadar iyi hazırlar. Aynı şey toplumlar ve şirketler için de geçerlidir. Laik-dinci, alevi-Sünni, hâlâ sağ-sol meseleleri, Türk-Kürt meseleleri bunlarla enerjimizi harcadığımız için dış dünyayla mücadelede, çağdaş dünyadaki yeri yakalamada geri kalıyoruz. Toplum enerjisini bunlara harcıyor. Siyasetçiler bunlarla uğraşıyor. Medya bunla uğraşıyor, bizler bunla uğraşıyoruz. Rekabet gücü, teknoloji yaratma, sosyo ekonomik gelişmenin gerektirdiği atılımlarda geri kalıyoruz. Bütün bunların yaşanan siyasi istikrarsızlıkta mutlaka rolü var. Ancak siyasi sistemimizde eğer bazı düzeltmeler yapabilirsek Türkiye'nin siyasi istikrara ve ekonomik gelişmeye daha kolay ulaşmasının yolu açılabilir.

Yukarıdaki yazı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Doyurucu   Yeterli   Yetersiz   Taraflı  
Bu anketlere katılan okuyucularımızın fikirlerini merak ediyor musunuz?

Yukarı Yukarı Çık Geri Geri Dön
Bu konuya ait haber listesi

Tanıtım Linkleri

 
Detaylı Arama / Neler Aranıyor? / Top10
  • Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
  • Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
  • En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
  • Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
  • Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
  • Webmaster kaynakları - Sitenizi geliştirmek için bir çok kaynak sizi burada bekliyor.

Siber Galeri
Sanal Alem Otomobil Kulübü

Reklam
İstanbul Uluslararası Festivalleri



DESTEK
seti@home
Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin! Bir tıklamanız yeterli...
SETI@HOME



Radikal-online... Milli Piyango ve Loto Sonuçları | Borsa Özel | Seri İlanlar | Adres Bankası | ICQ Kulübü |
Anket Sonuçları | Sohbet Odası | Elektronik Kartpostallar | Yardım Sayfası | VE DİĞERLERİ...

Bu sitedeki tüm sayfa ve uygulamalar her tarayıcı ile sorunsuz görüntülenebilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemiz içerisindeki tüm sayfalar, tüm tarayıcı ve çözünürlük altında sorunsuz olarak görüntülenebilir.
Ana Sayfa | İletişim | Genel Haber Listesi | Standart Karakterler | Eski Sayılar | Künye