Halikarnas mahkeme kapısında Turizmde kriz olmasaydı, Mehmet Nazif Günal bugüne kadar olduğu gibi otel inşaatı yapacak, tesislerin işletmesini de Oğuz Serim ile Cem Kınay'ın sahibi olduğu Avusturya merkezli Gulet Turizm'e devredecekti. Krizle birlikte Gulet'çiler riske girmeyi göze alamayınca yeni açılan Bodrum'daki 1100, Antalya'daki 2000 yataklı otellerin işletmesi de Mehmet Nazif Günal'a kaldı. Günal'ın sahibi olduğu, Gulet'in işletmesini üstlendiği Antalya'daki Kiriş Magic Life ve Magic Wold ile farklı kılmak için yeni otellere WOW ismi verildi. WOW, açık adıyla World of Wonders... Ancak Cem Kınay'ın tavsiyesiyle WOW'ın peşine Halikarnas Resort adının eklenmesi, Bodrum'un en büyük eğlence merkezi Halikarnas Disko'nun sahibi Süleyman Demir'i (ki Süleyman Demir, popülerliğini soyadından çok Halikarnas Süleyman'dan alır.) harekete geçirdi.
Nazif Günal, Süleyman Demir ile otel inşaatı devam ederken bir araya gelip ortak nokta bulmaya çalışıyor. Halikarnas ismini bir sezonluğuna kullanmak için izin istiyor. Çünkü Gulet, geçen yılın ağustos ayında bastırdığı katologlarında Bodrum'daki otelin de tanıtımını yapıyor. Avrupa çapında 150 bini aşkın katalog dağıtılmış durumda.
Otelin resmi açılışını yapması için Mesut-Berna Yılmaz ile Turizm Bakanı Erkan Mumcu beklenirken, Mehmet Nazif Günal, Süleyman Demir'in elden gönderdiği mektubu alıyor. "Hayırlı olsun canım ciğerim" diye başlayan mektup "Ancak seni mahkemeye vermek zorunda kaldım" sözleriyle devam ediyor.
Bodrum'un Latinceden gelen orijinal ismi, ANAP'a yakınlığı ile tanınan iki müteahhiti karşı karşıya getiriyor. Ancak tanıdıkları, Adliye koridorlarına düşmeden, Mesut-Berna Yılmaz çiftinin hakemlik misyonunu üstlenip uzlaşmayı sağlayacağını savunuyor.Yatırım yapmak kumar oldu Süleyman Demir'in "Seni mahkemeye veriyorum canım, ciğerim" mektubunu teslim aldığı sırada bir grup turizmcinin eşliğinde Mehmet Nazif Günal ile kriz döneminde yatırım yapmasının gerekçesini konuşuyorduk. Günal, "Apo'nun yakalanacağını bilsem, yatırım yapmazdım" diyor. Tesisin boş kalması yerine, gelecek tek tük turisti beklemeyi yeğliyor. Aslında kaderine boyun eğme taraftarı da değil. Yılbaşında Rusya, ardından Almanya'da tur operatörü şirketi kurdu. Bentour'un başına da Magic Life'ların yöneticisi Hakkı Ülkü'yü transfer etti. Bentour, Antalya-Bodrum hattında 55 oteli pazarlıyor. Her hafta bu iki ülkeden 700 turist getiriyor. Hakkı Ülkü, Tursem'in batışı ile kaybedilen İskandinav pazarına da göz dikmiş.
MNG, tur operatörlüğüne soyunurken tek hedef belirlemiş. Otellerde fiyat kontrolünü elinde tutmak. Yabancı tur operatörlerinin kriz şantajları yüzünden 150 mark seviyesindeki 5 yıldızlı oda ücretleri 35 marka kadar düşmüş durumda. Hakkı Ülkü, patronu Günal ile kesinlikle fiyatları düşürmeyeceklerini söylüyor. Odayı ranza fiyatına satanların, kriz sona erdikten sonra mecalinin kalmayacağını düşünüyorlar. Şanları yürümezse yardım yapmazlar Hafta sonu genç işadamlarının örgütü TÜGİAD, 30'a yakın üyesiyle Şırnak'taydı. Şırnak mülki erkânı, işadamlarını bandolarla, halk oyunlarıyla karşılıyordu. Tutulmayan sözlere alışmış Şırnaklılar ise, Sema Küçüksöz'den sonra ilk defa yörelerine yatırım yapanları ağırlamanın telaşında...
TÜGİAD sözde hastanesi olan, ancak kadrosu bulunmadığı için sağlık hizmeti veremeyen Şırnak'ta sağlık ocağı kurdu. Sağlık elemanları için de bir lojman. İki doktor, altı hemşirelik ekip hizmet verecek. Ancak TÜGİAD üyeleri üzgün. Sağlık ocağı için 100 bin dolar harcanmış. Maliyetin 600 üye arasında bölüştürülmesi düşünülmüş. Üye başına 150-160 dolar ödenecek. Çoğunluk parayı ödemiyor, ödemeye yanaşmıyor. Bahsettiğimiz üyeler de üç kuruşa kurşun atanlar değil. Hepsi, adı üstünde işadamı. TÜGİAD, Sezen Aksu'lu balo düzenliyor. 200 dolarlık sandalyelerin tamamı doluveriyor.
Bu olay işadamlığından yazarlığa terfi eden Emre Yılmaz'ın son kitabı 'Şeytanın Fısıldadıkları'nda geçen sözleri hatırlattı bana: "Şan ve şöhret, show ve reklam, şık balolar, alkışlar ve madalyalar olmasa hayırseverlik sadece orta halliler arasında geçerli bir erdem olurdu." Emre Yılmaz birlikte yetiştiği çevreyi iyi tanıyor. Sağlık ocağının kapısında TÜGİAD tabelası olunca, hayırseverler mumla aranıyor.
|