|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Basketbol haftası Şölen geçen hafta sonunda oynanan NBA finalleriyle başladı. En önemli yıldızından mahrum New York, San Antonio karşısında 4-1 yenilirken müthiş çekişmeli ve doyurucu nitelikli maçlar seyrettirdi. Uzaktan baktığınızda tartışma götürmeyecek üstünlüklerle karşılaşmaları rahat alacağını sandığınız bir takımla nasıl mücadele edilebileceğinin sanki belgeselini oluşturdu karşılaşmalar. Basketbol oynadığımız dönemlerin, 1950'lerin yıldızı Yalçın Granit'in Milliyet'teki yazıları da NBA maçlarının tadına yeni boyut kattı. Ama Granit, Milli Takım'ın Avrupa'daki maçlarını tam bir diplomat üslubuyla yazınca renk değişti.
Türk sporcularının, özellikle Batılılarla yaptıkları yarışmalarda ortaya çıkan en belirgin eksiklikleri mücadele ve moral gücünde olur. Sporun temelini ve amacını mücadelenin oluşturduğu sporcularımıza öğretilmez. Batılı, "Türkler bir gol yiyince bozulurlar" der. Kazanılan önemli bir karşılaşmadan sonra da sporcularda 'kendini beğenme'nin ortaya çıktığı hep söylenir.
Basketbolda cesaret kırıcı hazırlık maçlarından sonra kazanılan Hırvatistan maçı ardından alınan İtalya yenilgisi bu değerlendirmeleri haklı çıkaracak gibi oldu. Ama gelecek için büyük umutlar bağlanan basketbolcular çabuk toparlandılar. Büyük yıldız olarak takdim edilen oyun kurucu Kerem, zaman zaman kendini aynı zamanda büyük sayı yapıcı sanınca belki de İtalya maçının, son dakikada acele ve yersiz atış yapan Mirsad ile birlikte kaybettiricisi oldu. Ama morali bozulmasın diye arkadaşları da, basın da Kerem'e hak ettiği büyük desteği verdi.
Türk basketbolunda gözle görülen ve elle tutulan aşamada herhalde ABD ve Avrupa'dan getirilen çok iyi oyuncuların katkısı büyük. 1950'li yılların başında ABD'den Türkiye'yi tanıması için gelen bir Türk asıllı kolej oyuncusu olan Hüseyin'in, Galatasaray ile birlikte Türk basketboluna getirdikleri bir örnektir. Ama her takımda aynı anda üç yabancı basketbolcunun oynamaya başlaması büyük bir aşamadır.
Basketbolumuza uzun boylu ve yetenekli sporcular güç katarken, Naumoski'nin uzun süren hegemonyasının etkisi tartışmalı gibi gözüküyor. Son yıllarda topların hep oyun kurucuların elinde kalması diğer dört oyuncunun, oyunun tam havasına girmelerini engellemiyor mu? Avrupa'daki maçlarda sağlam savunmadan sonra hücumda top pivota girdiğinde çoğu kez bir daha çıkmak bilmedi. Hüseyin'in faulleri ile bazı maçlardaki kabul edilmesi güç serbest atış oran düşüklüğü, üçlü ve ikili atışlarda eksiklikler göze battı. Ama maç kazanılınca her şey unutuldu. Şimdi yarınki Fransa maçını bekliyoruz.
|
| Tanıtım Linkleri |
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Webmaster kaynakları - Sitenizi geliştirmek için bir çok kaynak sizi burada bekliyor.
|
|
| Reklam |

|
| DESTEK |

Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin! Bir tıklamanız yeterli...
SETI@HOME
|
|
|