|
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu
Sanal Meydan
Anket
|
|
Çözüm mü; idam mı? Büyük Türk Türk'ü
demişti: "Asmayalım da, besleyelim mi?"
Onca yıl bu mühim zatın görüşlerine doyamamıştık. Habire çıkıp çıkıp her konudaki mühim saptırıklamalarını aktarırdı. 'Aktarırdı' durumu hafifletiyor tabii ki, bugünün gözlükleriyle baktırıyor. Dikte ettiriyordu, emrediyordu; onun dedikleri oluyordu. Onun her lafı bir kanundu. Öyle bir dönemden geçtik. Sayesinde. Onun ve başkalarının.
O dönem, yargılanmadı. 'Normal'di sanki her şey. Şimdi Marmaris'teki şirin-yaşlı-ressam-eski
kurtarıcı rolüne katlanmamız isteniyor. Arada bir ondan 'görüş' alınıyor. Anılarını (yazmadı sanki) daha daha anlatması... Bizi aydınlatması... 'Deriiiin' zihninden geçenleri yansıtması... Hürriyet Gazetesi büyük bir tantanayla 'Evren'le ÇOK ÇOK ÖZEL' diye duyurdu. Yener Süsoy'a konuşuyor. Sever de konuşmayı. Emel Sayın'la aşk yaşadı mı filan, çok merak ettiğimiz hakikatler gün ışığına çıkmalı.
Yener Süsoy: 'Faşist cunta generali' diyenlere kızıp kızmadığını soruyor. Ve de mülakatçının 'beklediğinin aksine' kızmıyor. O bir huzur şelalesi, o bir anlayış dedesi, o geçmişiyle hesaplaşmış içi rahat bir zatı muhterem.
Evet, 'faşist cunta generali' meselesine verdiği cevap aynen şöyle: "Ben Kore'de kurmay başkanıyken de gümbür gümbür konuşurdum, çünkü açık tarafım yoktur. Kimileri Amerika'dan eşya getirir satar. Ben ise eşimden mektup içersinde Türk parası getirtirdim."
'Faşist cunta generali' denmesine verdiği cevap bu!
O, PX'lerden malları (buzdolabı, çamaşır makinesi,
teyp) böyle mektupla gelen paralarla almış. Bu soruyla bu cevabın bir alakası var mı?
Kendisine 'Faşist cunta generali' denmesiyle ilgili bu can alıcı Kore'de geçen günler cevabının son cümleleri ise şunlar: "Parasız hiçbir şey kabul etmem, ona rüşvet derler. Hâlâ kimileri benden kâr almaz, MALİYETİNE VERİR."
Çok memnun olduk.
'Sevildiğine yürekten inanıyor' kısmında
ise otuz genci idam ettirdiği için, içinin ne kadar rahat olduğunu açıklıyor.
Soru kısmı gibi olanlarla, cevapların hiçbir alakası yok. Alaka kopukluğu, bu ülkede hiç yadırganmıyor. Aksine beğeniliyor.
"Ben hiç haksızlık yapmadım. Büyük
bir vicdan huzuru içindeyim. Otuz kişiyi idam ettik
değil mi, onların kararlarını onaylarken valla, 'Bunların ipini ben çekerim,' dedim."
İçi rahat. Gözlerinin içi gülüyor. Aylardır uğraştığı berbat eserinin önünde poz veriyor. Elinde fırçası.
Türkiye, bu otuz idamın hesabını sormadı.
Sonra tavlalı fotoğrafın altındaki yazı tüylerimi
diken diken ediyor.
"Paşam, maşallah zarlara çok hâkimsiniz," deyince kahkaha atarak şu cevabı verdi: "Yener, unuttun herhalde, ben 65 milyona hükmettim, iki zara mı söz geçiremeyeceğim?"
Yaaaa. Gep gep gep. '65 milyona hükmediverirsin' bilmem kaç yıl. Var böyle bir hakkın. Sonra da mütekait evrenin hâkimi olursun. Yaaa. Ben idama karşıyım.
Evet, asmayalım besleyelim. İşlenen hiçbir suçun cezası değil idam. Hiçbir suçun karşılığı ölümle ödenemez. Yok öyle bir şey. Politik suçlar için de, adi suçlar için de.
Şimdi tam tamlar çalınarak halk oyunları ekipleri tarafından 'Abdullah Öcalan'a ölüm!' dansları yapılıyor.
Abdullah Öcalan bir hücrede tecrit edilmiş olarak yaşarsa, ne kaybedeceğiz?
Türk ve Kürt bunca çocuğumuzu kaybettik. On binlerce genç. On binlerce. Düşündükçe insanın içi sızlıyor.
Aşiret mantığıyla, 'kana kan intikam' demenin bize ne faydası var? Bugüne dek ne faydası oldu? Beni Abdullah Öcalan'ın canından ziyade, hâlâ orda savaşan çocuklar ilgilendiriyor. Artık bu savaş bitsin istiyorum. Artık bir genç daha dağlarda vurulmasın, katledilmesin istiyorum.
Kan kanla yıkanmaz. Kan suyla yıkanır. Önemli olan yeni canlara kıymamak. Başka kayıplar vermemek.
'Dağda kırt kırt sesleri çıkararak yürüyen Türklere Kürt denmiş'ten bugünlere geldik. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Kürtler olduğunu ve onların büyük çoğunluğunun kendi kimlikleriyle: dilleriyle, kültürleriyle, adetleriyle bu topraklarda yaşamak istediğini biliyoruz.
Bugün bize düşen emekli diktatörlerden farklı düşünebilmek. Asmamak. Asmak çözüm değil. Ve önemli olan çözüm getirebilmek, ucuz intikamlar peşinde koşmak değil. Başka çocukların canını kurtarmak. Mutlak galibiyet öyle mümkün.
|
| Tanıtım Linkleri |
- Sinema - Gösterimde olan ve gösterime girecek filmler, açıklamaları, detayları, tanıtım filmleri ve dahası
- Otomobil - Bir otomobil alma niyetindeyseniz, önce buraya uğrayın ve seçiminizi gözden geçirin
- En seçme kişisel sayfalar! - Eğer sıradan sayfalardan sıkıldıysanız, bir de bunları deneyin
- Internet sitesi yaptıracaklar - Eğer şirketinize bir sayfa yaptıracaksanız, tasarımcınızı buradan seçebilirsiniz
- Site Tanıtım Ağı - Bir siteniz varsa, burada tanıtımını bedava yapabilirisiniz. Gelin katılın!
- Webmaster kaynakları - Sitenizi geliştirmek için bir çok kaynak sizi burada bekliyor.
|
|
| Reklam |

|
| DESTEK |

Dünyadışı akıllı yaratıklara ulaşmamıza yardım edin! Bir tıklamanız yeterli...
SETI@HOME
|
|
|