Önce hesap verilsinSSK'nın, düşük faizlerle önce kamu bankalarına, oradan da gayrimenkul alımlarıyla siyasi yakınlarına yem yapılan 25 milyar doları için bugüne kadar hiç kimseden hesap sorulmadıHANİFE ŞENYÜZ
ANKARA - Çöken ve 5-10 yıl sonra maaş ödeyemez konuma gelecek olan sosyal güvenlik sistemini kurtarmak için bütün yük çalışanların sırtına yüklenirken, sistemin çöküşünü hazırlayan siyasilerden hesap dahi sorulmuyor. Uluslararası standartlara göre oluşturulan sistem, taşıdığı 'oy potansiyeli' ile bozulurken, iştah kabartan sosyal güvenlik fonları istenildiği gibi kullanıldı.Bu yanlış kullanımın faturası 25 milyar dolar olarak hesaplanıyor.İlki idealdi Türkiye'de 1950'lerde, Almanların da desteğiyle oluşturulan sosyal güvenlik sistemi, bugün uygulamaya konmasının tartışıldığı yaş sınırlarındaydı. Kadın- erkek ayrımı yapılmaksızın emeklilik yaşı 60 olarak uygulamaya konulmuştu. Teknokratlar, "Sistem böyle devam etseydi, şu anda kendi kendini finanse eden bir sosyal güvenlik sistemimiz olacaktı" dediler. Emeklisi olmayan ve fon akışı hızlanan sosyal güvenlik sistemi, siyasilerin dikkatini çekmeye başladı. Fonlar, Devlet Kalkınma ve Yatırım Bankası'na çok ucuz aktarılmaya başlandı. Bugün özelleştirmeye çalışılan KİT'lere kaynak yaratıldı. Fonlar, gayrimenkule de yatırılarak değerlendirildi Bu da siyasi istismar konusu oldu. Çok sayıda gayrimenkulün SSK portföyüne rayiç değerlerin çok üzerinde fiyatla aktarıldığı belirtilirken, bugün SSK bu varlıkları satarak emekliliği fonlamaya çalışıyor.
Teknokratlar, sosyal güvenlik fonlarının 'kamuya kaynak aktarılması önlenseydi ne olurdu'nun da cevabını aradılar. Ucuz kaynak kullanımı olmasa ve fonlar yıllık yüzde 4 reel getiri ile değerlendirilseydi, sistem 1992'de değil, bugün finansman açığı verir hale gelecekti. Fonların, çarçur edilmesinin ortaya çıkardığı kaybın 25 milyar dolar düzeyinde olduğu hesaplanıyor.
Sistem ilk olarak 1960'larda kadınlarda emeklilik yaşının 55'e indirilmesiyle delindi. Ardından 1968 yılında emeklilikte yaş sınırı kaldırıldı. Kadınlar 34, erkekler 39 yaşında emekli olabildi. 1970'lerin başında emeklilik yaşındaki düzenlemeler nedeniyle aktüeryal denge bozuldu. Sistem açık vermeye başladı, ancak mevcut fonlar bu açıkların bütçeye yansımasını engelledi. Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde, sistemin kötüye gidişi görüldü, emeklilik yaşı 55-60'a yükseltildi. 1992 'de yaş sınırı yeniden kaldırıldı. Sistemin açıkları bu yıldan itibaren bütçeye de yansımaya başladı. Emekli ikramiyesi nedeniyle ilk olarak Emekli Sandığı açık verdi. Bütçeden Emekli Sandığı'na 1989'da 1.5 trilyon lira ile ilk aktarım yapıldı. 1992'de SSK devreye girdi.1.2 trilyon SSK,4 trilyon Emekli Sandığı'na aktarıldı. Açık bugün GSMH'nın yüzde 2.8'i ne ulaştı. Demirel itiraf etti Cumhurbaşkanı Demirel dün konuyla ilgili geçmişteki hatasını kabul etti. İsrail gezisi sırasında Demirel "Aktuerya hesaplarını çok bozduk. Devlet katrilyonlarca açıkla karşılaştı. Yaş haddini zamanında biz indirdik. O zaman şöyle düşünüyorduk: Devleti biraz hafifletiriz, gençleştiririz, gençlere yeni iş imkânları yaratırız dedik ama hesaplar allak bullak oldu. Şimdi hükümet düzeltmeye çalışıyor" dedi.
|